YAZMAK ve YAZMAMAK


23 Şubat 2011 Çarşamba 07:23

Uzun zamandır bu köşede yazmıyorum. Daha doğrusu yazamıyorum.
Engel olan yok. Hatta neden yazmadığımı çok soran oldu.
Ben de sordum kendi kendime; “Neden yazmıyorum?”
Konu mu bulamıyorum? Hayır. Maşallah memleketimiz gazeteciler için bir hazine. Gündem çok zengin, biri bitmeden diğeri başlıyor.
Ancak doğru yazsan, zülf-i yare dokunur; eğri yazsan vicdana.
Sonra kalbini dinliyorsun; “Sen doğruyu yaz.”diyor.
Peki “Ne yazayım, Neyi yazmayayım.” diyorsun kalbine.
“Doğruyu, doğru yaz, ancak her doğruyu yazman gerekmez.” Diyor.
Soruyorsun, “Hangi doğruyu yazmalıyım, bari bir ipucu ver.”
Cevabı kalbinden beklerken, “Aklına sor.” diyor.
Bende çaldım aklımın kapısını.
Birden aklıma Sokrates’in meşhur ÜÇLÜ FİLTRESİ geliverdi.
Eski Yunan'da, ünlü filozof Sokrates'in yanına bir tanıdığı gelir. Adam, "Önemli bir şey söylemek istiyorum" der. Sokrates "neyle ilgili" diye sorar.
Adam der ki: "Yakın bir arkadaşınla ilgili bir şey duydum, onu söylemek istiyorum."   "O zaman bekle" der Sokrates, "Sana üç soru soracağım. Buna üçlü filtre de diyebilirsin. Ben bu soruları sorayım, sen üçüne de cevap verdikten sonra o arkadaşımla ilgili duyduğunu söyleyebilirsin."  "Ne demek üçlü filtre" der adam. "Bu bir tür test, bu testin sonunda arkadaşımla ilgili öğrendiğini bana söyleyip söylememeye kendin karar vereceksin."  Adam merak eder: "Sor bakalım."
"Birinci filtre GERÇEK filtresidir."  Bana söyleyeceğin şeyin gerçek olduğuna tamamen emin misin?  "Hayır" der adam, "ben de bunu başkasından duydum ve..." Sokrates adamın sözünü keser:"Anladım; bu söyleyeceğin şeyin doğru olup olmadığını kesinlikle bilmiyorsun.”
“Şimdi ikinci filtreye geçelim, bunun adı da İYİLİK filtresidir. Arkadaşım hakkında söylemek istediğin şey onun iyiliğine bir şey midir?"  "Hayır tam tersine, onun için kötü bir şey..."   "Anladım" der Sokrates, "Arkadaşım hakkında söylemek istediğin şey onun lehine bir şey değil ve sen bunun gerçek olduğuna da emin değilsin.”
“Şimdi üçüncü filtreye geçelim, bunun adı da YARARLILIK filtresi. Arkadaşım hakkında bana söyleyeceğin şey benim için bir yarar taşıyor mu, işime yarar mı?"  Adam düşünür, "Sanmıyorum" der.
"Evet, üçlü filtre bitti" der Sokrates, "Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin kötü bir şey, üstelik gerçek olduğuna emin değilsin ve bunu bilmenin bana herhangi bir yararı yok. O zaman bu şeyi bana söylemen için hiçbir neden bulunmuyor."
Sonra kalbim aklımla ittifak edip; “Anladın mı?” dediler.
Evet anlamıştım.
Yazmalıydım; ancak yazdıklarım iyi, doğru ve faydalı şeyler olmalıydı.
Sonra tekrar kalbim ikaz etti: “Neden aklına önce eski Yunan ve Sokrates geldi? Oysa inancının dünyasında çok daha güzel örnekler var; bir de orya kulak versen olmaz mı?” der gibiydi.
Elbette olurdu; derhal döndüm hicri yüzüncü yıla ve İslâm dünyasının dev şahsiyeti, iki buçuk yıllık hilafetinde İslam dünyasını zirveye taşıyan beşinci büyük halife ÖMER B. ABDÜLAZIZ’E.
Diyordu ki:
“Ey insanlar, kim bizimle arkadaşlık yaparsa, şu beş şey için yapsın, bunu yapmazsa, bizden uzaklaşsın:
İhtiyaçlarını karşılayamayanları bize bildirsin.
Hayır için bize yardımcı olsun.
Bilmediğimiz hayır yollarını bize öğretsin.
Bizim yanımızda kimsenin gıybetini yapmasın.
Ve boş şeylerden bize bahsetmesin.”
Neticede aldım mesajı.
Yazmalıyım.
Ancak her şeyi değil; iyi ve faydalı olan doğruyu. 

Av. Oktay TOPKAYA 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık