TEK YÖN


23 Şubat 2011 Çarşamba 07:25


Temel kendi kullandığı arabasıyla tek yönlü sokağa tersten girer.
Tam bu sırada açık olan polis radyosundan yayına ara verilir ve “Sürücülerin dikkatine; falan sokakta bir araç ters yönde seyretmektedir; bir kazaya meydan vermemek için bu sokakta hareket halindeki araç sürücülerinin dikkatli olmaları duyurulur.” Diye anons yapıldığını duyan bizim Temel; karşıdan gelip yanından geçerken kendisine doğru selektörleri yanıp sönen araçlara bakarak; “Haçan; ne bir, ne beş, hepsi ters yönde seyredeyi!” diye, elini ve başını sallayıp güler.
Geçenlerde arabayla, Sultanbeyli-Mehmet Akif Mahallesinde tek yönlü Ziya ül Hak caddesinden Fatih Bulvarına inerken, yolun sağ tarafı dolu olduğundan ve zaten sola döneceğimden yolun solunda kırmızı ışıkta bekliyordum.
Birden Fatih Bulvarından gelen bir araç ters yönden caddeye giriş yaptı ve tam karşıma gelerek bana selektör yakmaya başladı.
Ben de elimle hem kırmızı ışığı, hem de giriş yasak tabelasını işaret ettim.
Birden hem sürücü hem yanındaki şapkalı amca pür öfke bana kızmaya başladılar. Bunu seslerini duymasam da el kol hareketlerinden anladım.
İçimden, “Herifler hem suçlu hem güçlü!” diye geçirip, kırmızı ışığa rağmen yanlarına yanaşıp camı açtım.
Aracın arkasında oturan Anadolu giyimli teyzeleri de görünce, gayet sakin biçimde; “Kardeş, ters yönden girdiniz, burası tek yönlü yol.” Desem de, ikisi birden doğu şivesiyle “Sen ne diyin hemşerim, her gün kırk defa geçtiğimiz yolu bize mi öğreteceksin?” Diyerek, bir de bana çıkışıp ters yönde basıp gittiler.
Kızayım mı, güleyim mi; şaşırıp kaldım.
O anda hemen bir trafik ekibinin orada bitivermesini; ya da MOBESE kamerasının durumu tespit edip, plakanın adresine okkalı bir ceza göndermesini çok arzu ettim doğrusu.
…
Sultanbeyli’de çözülmesi gereken önemli problemlerden biri de trafik meselesi.
Her şeyden önce merkezde uygun alanların otopark yapılması için belediyenin bir şeyler yapması gerekiyor.
Mesela; otopark açılması teşvik edilip, ruhsat vs. gibi konularda kolaylık tanınmalı, hatta katlı otopark olabilecek yerler belediyece tespit edilip, sahipleriyle görüşülerek, gerekirse otoparkın planı dahi belediyece çizilerek, ruhsatı çıkarılarak konu teşvik ve telkin edilmeli.
Bildiğim kadarıyla belediye ekibi bu konuyu gündeminde tutup tartışıyor. Ancak daha hızlı ve etkili olunmazsa bir iki sene sonra Sultanbeyli’de trafik sorunu kangren olabilir.
Bu arada acilen, Fatih Bulvarının yaya kaldırımlarının, tünel çıkışından Çeşme durağına kadar yarım metreyle bir metre arasında daraltılarak, yolun genişletilmesi gerekir.
Bu alanda araçların park etmesini önlemek mümkün değil. Bir de dolmuş ya da otobüs yolcu indirip bindirmek üzere durunca tek şerit kalan yol sürekli tıkanıyor ve bu tıkanıklık gün geçtikçe artıyor. Burada kaldırım daraltılarak, hiç değilse iki şerit işler hale sokulmalı.
İkincisi Şanlı Urfa caddesinde hiç değilse tek tarafa park edilmesini sağlamalı, diğer yanı mutlaka açık tutmalı.
Burada iki yana araçlar park edince aradan bir araç bile zor geçtiğinden hem trafik tıkanıyor, hem sürücüler, bu yol sürekli kapalı diye paralelinde bulunan Fatih Bulvarını kullanarak, buranın sıkışmasına neden oluyor.
Diğer yandan isabetli bir kararla tek yön olarak trafik düzenlemesi yapılan Gün Caddesi ve Ziya ül-Hak Caddesinin hiç değilse bu güzergâhı sürekli kullanan sürücüler alışıncaya kadar, bir süre de olsa polis denetiminde tutulması ve buraların halen iki yönlü kullanımının önlenmesi gerekir.
Bu caddelerden her gün onlarca araç çekmekle sadece emniyete gelir sağlanır; oysa amaç gelir elde etmek değil, kurallara uyulmasını sağlayarak yolları trafiğe açık tutmak olduğu unutulmamalıdır.
Aslında bütün bunlardan daha önemlisi, vatandaşı trafik kurallarına uymaları gerektiğine inandırmak ve bu yönde eğitmektir.
Bu toplumsal bilinci oluşturmak, toplu halde yaşamanın, şehir hayatının gerektirdiği asgari davranışları öğrenip, uygulamanın aynı zamanda insan hakkına bir saygı olduğunun, aksi tutumun kul hakkı olacağının insanlara bir şekilde anlatılması gerekir.
Yani insanların geçeceği yolu kapatmanın, gideceği yere gecikmesine sebep olmanın, kurallara uymayarak başkalarının hayatını tehlikeye atmanın, kazalara sebep olarak birilerini maddi zarara sokmanın ve de toplumun huzuru ve güvenliği için konan kuralları ihlal ederek başkalarına ve çocuklara kötü örnek olup, yanlış kapılar açmanın vebal ve sorumluluğunun olduğunu; bunun cezasının da; hem dünyada kaos ortamında yaşamaya mahkum olmak, hem de ahrette asla şaşmayan İlahi adalet önünde şedit bir biçimde çekileceği hem bilinmeli, hem bildirilmelidir.
Netice-i kelâm, Sultanbeyli’nin park ve trafik problemlerinin büyümeden önlenmesi adına, başta mülki idare, belediye, emniyet, müftülük, milli eğitim ve dernekler olmak üzere, burada yaşayan herkesin fert fert kendine düşen sorumluluğu ve duyarlılığı, önce bu kurallara kendileri uyarak, sonra da başkalarını uyararak göstermesi, kendi menfaatleri icabıdır.
Aksi halde, yarın çok geç olabilir.


Av. Oktay TOPKAYA



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık