SİYASİ ŞİKE


19 Mayıs 2012 Cumartesi 07:57
İşte şimdi de siyaset şike yapmıştır. Nasıl mı? Trabzon ve Rize’de yaşananlara göz yumanlar Saraçoğlu da bizatihi yangına körükle gitmişlerdir. Hatta siz buna “yavuz hırsız veya yaramaz çocukların yaptıkları gibi kardeşine veya arkadaşına hem vurup hem de niye vuruyorsun diye yaygara kopardıkları” gibi. Burada siyaset derken hangi kademesi de demekte yarar var. Kendi takımlarını teselli eden taraftara “biber gazı” sıkan polis seyirciyi sahaya girmeye zorladığı görülmektedir. Sonra hiç bir şey yok iken misafir takımı ne diye tecrit etmişler meselâ onlar Çarşamba akşamı olduğu gibi tebrikleşeceklerdi. Buna ne diye engel olundu. Burada provokatörlüğü bazı sığ düşünceli veya işgüzar memur arkadaşlar bilerek veya gayri ihtiyari yangına körükle gittiklerinin belki de farkında bile olmadıkları görüntülerden de anlaşıldığı gibi şeflerinin onları <ne yapıyorsunuz?> dercesine omuzlarından çekmesinden anlaşılmaktadır.  Sonra benim bildiğim hatta burada yorumcularında ısrarla vurguladıkları “LİG KUPASI” hiçbir zaman son maç sonrası verilmediği halde bu defa illa da kupa verilsin diye ısrar edilmiş? Hatta yangına körükle gidercesine daha önce de uygulanan “bayrak dikmeye” hangi aklı evvel teşebbüs etmiş veya ettirilmiştir. Burada da bence “yavuz hırsız” düşüncesi yatmaktadır. Bakın ne yazıktır ki GS.li yönetim elan halâ TFF başkanını ve FB’li seyircileri suçlamaya devam ettikleri spor kanalları ve internetten izlenebilmektedir.
Burada şu tarafın adamı veya taraftarı yerine “aklıselim” ön planda olmalı. Bazılarının varlıklarını sürdürebilmeleri için “gerginliklere ihtiyaçları vardır. Misal isterseniz meselâ Yunanistan da iktidar “Türk düşmanlığından” geçmektedir. Yoksa iktidara gelemezler gelseler bu defa da devam ettiremezler. Bu aynen şimdilerde de uygulanmaktadır. Kendileri FB yi örnek alarak yapılanacakları halde FB’yi yok etmeyi veya kendi seviyelerine getirmeye harcamaktadırlar. Bu eforlarını başarı için yerine FB’yi tökezletmeye harcamaktadırlar.
Bütün bu gerginliklerin kimsenin işine yaramayacağını anlamamaktadırlar. Hasbelkader yönetime gelenler tansiyonu düşüreceklerine yani demeçlerinde <bu gibi müsabakalar üç neticelidir. Bu bir müsabakadır, bu ihtimallerden biri de bizim başımıza gelebilir.> gibi demeçler yerine bir yönetici çıkıyor <Bu maç maazallah güneydoğu olaylarından beter olabilir.> derken bir diğeri <şayet rakip galip gelirse….> diye başlayarak devam eden mahut demeci ve ardından da devre arasında rakip takımın soyunma odasına inerek yine rakip takımın oyuncularına saldırması ve ancak dört-beş kişi tarafından zorla zapt edilmesi. Bu durum bu mevkie kadar gelen bir zatı muhterem tarafından yapılırsa gerisi <imam cemaat> meselesi gibidir.
Yukarıda ki durum bu vaziyete bir günde gelmemiş bütün bir sezon <kupa geldi-geliyor> işlendi, işlendi dendiğinde hemen aklımıza gelen bir sayın Bakanın <biz Trabzon’un şampiyonluğunu ilmik, ilmik işliyoruz> bu durum işlerin bu duruma gelmesinin özetinden başka bir şey değildir. Bir diğeri de UEFA ya fax veya meyillerle FB’nin<suçlu şike yapmıştır> mesajlar gönderilmiştir.
Peki, şimdi aklı selime soruyorum “FB ye elinizden geleni yaptınız, takımlarını tarumar ettiniz, peki bu sezon da mı şike yapmıştır? Sizin durumunuz da ortada olduğuna göre acaba şimdiye kadar siz….!!!!> gerisini siz ilave edersiniz. Aklınız hep uyanık kalsın. Amin.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık