Kaya KILIÇ

Ramazanda hakiki manada oruç tutmak


Kaya KILIÇ
20 Temmuz 2012 Cuma 11:07
Her Ramazanda olduğu gibi bu Ramazanda da daha Ramazan gelmeden; meşhurlarımız tarafından dökülen inçiler, çeşitli absürt sözler başladı maalesef.  Bizler bunların tamamından kendimizi beri tutmalıyız diye düşünüyorum. Düşünüyorum diyorum, çünkü işin içine bir girdini mi? ne çıkabiliyorsunuz nede herhangi bir yol alıyorsunuz. Hep birilerinin söylediklerine muhalefet yapmakla meşgulken; birde farkına varmadan hem ruhunuzda hem de çevrenizde farklı günahlarla baş başa kalıyorsunuz. Bunları söylerken, çok haklı bir şeyi söyleyenler bile; daha önceki densizliklerinden dolayı, bu söylüyorsa yanlıştır imajıyla doğrulara bile bizleri kapatıyor veya görmemizi engelliyor. Havaların sıcak olması, hararetli günlerde olmamızdan dolayı, o kadar soru soruluyor ki: neredeyse Ramazan’ı nasıl tutmasak diye bahaneler üretmek için soru soruluyor sanıyorsunuz. Teşbih çekmekle kazanılacak sevap sayısıyla; oruç tutmak vb. ibadetler kıyaslanıyor, çeşitli hesaplar yapılarak, ibadetlerin içleri boşaltılıyor. Buna nasıl dur diyeceğiz doğrusu tam bir cevabım olmamakla; orucu bedenimize ve ruhumuza tutturmalıyız demek istiyorum.
Ramazanın en sevdiğim yanlarından birisi öksüz camilerin dolup taşması, ilk günlerde olsa da teravihlerin kalabalık olmasıdır. Çocuklarıyla camilere gelen ebeveyniler sayesinde ise; cami önleri cıvıl, cıvıl şen bir şekil alıyor, insanın tabiri caizse içi açılıyor, bir ferahlıyor. Her akşamı bir başka güzellikle dolan Ramazan; müminlerin kendilerine geldiği, Allah la olan münasebetin hakikatine yakınıyla, güzelliklerin ve tevazuun da zirve yaptığı günler oluyor. Aslında hayatımızın her anını Ramazan gibi yaşamalıyız diye düşünüyorum. Orucu sadece midemize değil de; hayatımızın her anıyla tutmalıyız zannındayım. Gıybetten, hasetten, yalandan, iftiradan ve aklımıza gelebilecek her türlü kötülükten arınıp; insanı kâmile yani insan gibi insana ulaşmalıyız.
Ramazanda insan daha duygusal oluyor, daha düşünceli ve daha cömert oluyor. “Tok acın halinden anlamaz” diye meşhur bir atasözümüz var ya, onun en iyi anlaşıldığı günlerdir sanırım. Tokla aç birbirlerine en yakın oldukları zamandır ve acın halinden aç kalmakla anlar. Karnımızın tıka basa dolu olduğu zamanda düşünemediklerimizi; işte başa geldiğinde öyle idrake ederiz ki, vay be demek ki böyle bir şeymiş açlık deriz. Bu vesile ile başkaca duygularımızda tabiri caizse kendine gelir ve cömert birisi oluruz. Sahurda kalkmak, akşamdan hazırlık yapmak, sabah namazına daha da bir dikkat kesilmek Ramazanın başkaca içimize koyduğu özelliklerdendir. Bu duygu ve düşüncelerle Ramazanı Ramazan gibi yaşayıp, hayatımızın her alanında Ramazandaki gibi davranmayı/yaşamayı Yüce Yaratandan temenni ediyorum. Hayatımız Ramazan gibi olsun.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık