Kaya KILIÇ

Ne yazayım, ne anlatabilir bilemiyorum?


Kaya KILIÇ
11 Mayıs 2012 Cuma 11:11
Anne. Ne anlatabilir onu tam olarak bilemiyorum. Yeryüzünde yerinin doldurulamayacağı tek varlık sanırım insan için. Hiçbir şey söylemeden, tek adını aklımıza geldi mi; burnumuzun direği kırılacak gibi sancıyan varlık. Yeryüzü var olduğundan beri belki de kıymetini yanımızda olduğu zaman bilemediğimiz, fakat gidince, yanımızda olmayınca, biz ondan uzaklaşınca, kısaca gurbette olduğumuzda(bazen yanında bile gurbet olduğumuz olur ya)uzun, uzun of, of, offf çektiğimiz varlık. Dünya bu varlığa bir günlük bir ad takmış, her gün anneler günü olsa az bizse ona gün koymaya kalkıyoruz. Ne garip bir dünyadayız demiyor mu şair, oda doğru diyor. Aslında bir gün bile onların hatırlanması isteyen nice annelerde yok değil hani. Bu işi bir sektör (kapital) haline getirenlere inat o gün annemize kendimizi, en sevdiği bizi cani gönülden götürüp; anneciğim sana layık değil ama bu hayırsızı getirdim demeliyiz.Peki, sen ne yapacaksın diyecekseniz, gülmeyin ama dediğimi bir deneyeceğim.
Bu yazıyı okumaya başladığınızda şaşırmayın evet, tarzım değil ama benimde ufakta olsa farklılıklar yapabileceğimi düşünüp hak vermenizi isterim. Yaşadığımız yeryüzündeki sıradan ve sıra dışı olayları ara sırada olsa karşılaşıyor veya yaşıyoruz. En çok kızdığımız, konuşulmasına bile tahammül edemediğimiz konuları tartışıyor buluruz kendimizi. Bulunduğun semt, çevre, arkadaş topluluğu vs. vs. sizi konuşmaya tartışmaya elinizde olmasa da bulaştırıyor. Bunların bazıları faydalı görünse de sonrası felaketle sonuçlandığı da oluyor. Konumuza dönersek, bu anneler günüde bizim elimizden, irademizden ve anlayışımızdan uzak görünse de sektörel olarak tam ortasında bulunuyor, yaşıyor, müşahede ediyoruz. Kabul edelim etmeyelim, insanımızın en dertli ve sıkıntılı döneminde bile; öyle şeylerin tartışmasını yapıyoruz ki kendimiz bile inanamıyoruz. Hani rivayet odur ki; Fatih Sultan Mehmet han İstanbul’u fetih ettiğinde Ayasofya’da toplantı olduğunu duyar (Kostantiniye’nin ileri gelen papazlarının toplantısıdır) ve oraya gidip merakını gidermek için sorar. Neyi tartışıyorsunuz diye sorarlar ve cevap çok ilginçtir: Melekler erkek mi dişimi diye tartışıyorduk derler. Fethe ulaşmamıza bunların katkısı çoktur der. Çünkü ülke elden giderken tartıştıkları konuya bakar mısınız der. Bizlerde kendimizi bir değerlendirmeliyiz diye düşünüyor ve ne halde nelerle meşgulüz ona göre hareket etmeliyiz diyorum.
Karışık konularla bende kafanızı karıştırdım. Ne yapalım şimdi anneler gününü kutlamayalım mı yani diyorsunuz. Biz kutlamasak ta nasılsa kutlayacaklar diyorsunuz, ben kendimin yapacağını söyledim. En azından tepkimi ve düşüncemi yansıtacağım. Bu sadece anneler günüyle alakalı değil tabi. Bu konudaki günlerin birçoğuna da böyle bakıyorum. Çağdışı, yobaz, bağnaz vs. vs. diyebilirler, ben öyle düşünüyor ve birey olarak eylemimi ve kişisel görüşümü söylüyorum. Bu duygu ve düşünceyle, kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık