KRALİYET BEBEĞİ


25 Temmuz 2013 Perşembe 06:04
İki gündür İngiltere’nin kraliyet bebeğiyle hop oturup hop kalkıyoruz.
İngiltere Kraliyet ailesinin müstakbel bebekleri dünyaya geldi gelmesine ama bunu sürekli haber yapıp gündemde tutan Türk medyasının tavrını anlamak mümkün değil…
Kendi padişahlarını en rezil ifadelerle aşağılayan insanları gündemde tutan bu medya değil miydi? Şimdi bu meşruti monarşi ile yönetilen İngiltere kraliyet ailesine verilen önem neyin nesi oluyor anlamış değilim…
Monarşiye mi özlem duyuyorsunuz yoksa her zaman ki gibi batı hayranlığı ile İngiltere kraliyet ailesini övüp, Osmanlı Hanedanına sövecek misiniz?
Sultan Abdülhamit için “Kızıl Sultan” haberlerini canlı tutup ecdadımızdan utanmamız için her türlü girişimde bulunan iki yüzlü medya bu medya değil miydi?
Kurtuluş Savaşının mimarı Sultan Vahdettin’e vatan haini yaftasını yapıştıranlara bu medya çanak tutmadı mı?
Hadi kartel medyasını anladıkta muhafazakarlıktan nemalanan medyaya ne demeli?
Bundan 1 ay kadar önce Karabük Üniversitesi cennet mekan Sultan Abdülhamit’in torununa Fahri Doktora ödülü verirken adı Emin ama kendisi emin olmayan medya borazanı utanmadan sıkılmadan bu ödülü verenlere demediğini bırakmadı… Sultan Abdülhamit’in sözüm ona baskıcı yönetiminden tutun, medyaya getirdiği sınırlamalarla bu ödülü hak edecek ne yaptı da torunlarına bu ödül verildi diye meydan okuyordu…
Muhafazakar medyadan bu kişiye cevap çıkmazken ama aynı muhafazakar kesim sırf şirinlik yapacağım diye kalkıp kraliyet bebeğini haber yapabiliyor. Bu şirinlikler kime?
Bu İngilizler değil miydi ki Senegalli Müslümanları Çanakkale Savaşında Osmanlı Devleti ve İslamiyet zor durumda deyip Osmanlıya karşı savaştıran.
Bu İngilizler gözümüz gibi koruduğumuz Mekke ve Medine’yi türlü oyunlarla elimizden almadılar mı?
Ecdadına yapılan tüm küfürlere sessiz kalan sözüm ona muhafazakar medya, İngiliz Kraliyet Ailesine methiyeler dizen haberler yapmaktan utanmıyor mu? Çöl kaplanı Fahrettin Paşa’nın Medine’de verdiği mücadelenin yüzde birini verseydiniz ülkemizin birlik ve beraberliği farklı olmaz mıydı?
Belçika Kraliyet Ailesinin devir teslim törenini haber yaparken, Sultan Abdülhamit Hanın müstakbel eşi Nilüfer Annemizi ülkeden nasıl sürgün ettiğimizi, Fransa’da bulaşıkçılık yapacak kadar çaresiz bıraktığımızı da umarım en kısa sürede görürler.
Aynı muhafazakar kesimler Başbakan’a yazdıkları makaleleriyle 3. Köprünün adının Yavuz Sultan Selim olarak ısrar edilmesine karşı çıkmadılar mı?
Bu yol yol değildir. Türk insanına şu çağrıda bulunmak istiyorum. Kendi anne babanız ne kadar kutsal ve korunmaya değerse, Osmanlı Hanedanı da en az o kadar kutsal ve korunmaya değer.
Osmanlı Hanedanına sahip çıkma işi medyaya bırakılmayacak kadar önemli, yoksa medyanın sahip çıkıp koruyacağı Osmanlı olmaz İngiliz ve diğer krallıkla yönetilen devletler olur.
Osmanlı Devleti bize kötü bir miras bırakmadı. Uyguladığı politikayla bugün kana bulanan Ortadoğu coğrafyası, sadece Osmanlı döneminde huzur bulmuştur.
Birkaç kendini bilmez bu hanedana dil uzatabilir ama bu dil uzatan utanmazların Osmanlı saltanatı yerine kendi saltanatlarını kurduklarını unutmayın.
Son çağrımız Başbakan’a İstanbul’a yapılacak olan 3. Havaalanının isminin 2. Abdülhamit olarak konulması temennisiyle.
Biz ecdadımız olan Osmanlıdan utanmıyoruz. Her zaman hayırla ve gururla hatırlayacağız.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık