Kaya KILIÇ

Herkes İşine Baksın


Kaya KILIÇ
23 Şubat 2011 Çarşamba 07:11


İşim başımdan aşkın, bana ne onun/bunun işinden. Yaptığı işi en iyi yapan insana bayılırım/gıpta ederim, imrenirim ve örnek olarak hep onu gösteririm. Kimsenin etlisinde, sütlüsün de gözü yoktur, onun enleri ve önemlileri kendi işidir. Başkasının işine ancak tehlikeli veya herkesin görebileceği yanlışlarda (o da çok dikkatli ve nezaketli) söyler. Hani bir atasözü var’’ eli işte, gözü oynaşta’’ diye. Bu atasözüne hep muhalefet eden ve işinin ehli bir adam/kadın diye. Aldığı maaşın hakkını veren, gelen müşterisini memnun eden, hizmette kusur etmeyen ve kendine emanet edilen personelini kendi evladı gibi bilen ve onların haklarını adil bir şekilde verebilen bir idareci. Yaptığının hesabını önce Rabbine, sonra kendine, sonra o işi verene, sonra onu alana/satana ve çevresine hesap verebilecek halde yapabilen birisi.

Düşünün şimdi ben bir duvar ustasıyım(masonlardan değil). İşim nedir desem, herkes hemen sen en iyi duvar yaparsın derler. Doğrusu da budur. Ben bunun dışında her işi yapan, duvarı ise en kötü yapan birisiyim, birisini eleştirmeye kalktım mı ne derler, sen önce kendi işine bak. Duvarı çok düzgün/mükemmel yapan birisi olsam bile, birilerini eleştirebilmem için o işin ehli olmam gerekir, aksi halde anlamadığım anlaşıldığında ki! Mahcubiyetimi anlatmaya kelime bile bulamam da ortada kalırım. İnsan için en önemli hallerden birisi de rezil olmaktır. Onun çeşitleri vardır tabi, bazıları vardır ki bir laf söylersiniz; ‘’yer yarılsaydı da içine girseydim’’ der, diğerine ise en ağır lafı söyleseniz; ‘’yüzüne tükürsen oh nisan yağmuru’’ der umurunda bile olmaz. Bu tiplerin rezil olma lüksü de yoktur(bunlar bu yazının kategorisi dışındadır).Bizim çevremizde hep kalender insanlar vardır diyen; amaaa münafık tipli insanlarının çokluğuyla devam eden sohbetlere çokça rastlamaya başladık. Büyüklerimizin anlattığı o kalender insanlar hani. Çok arar olduk.


Acaba şöyle mi diye bir soru geliyor insanın aklına. Koca şehirlere geldik, çok çeşitli insan topluluğu ve çok farklı adet/anane veya adet var da ondan mı? Hayır, kardeşim ne alakası var, insanların genleriyle oynadılar, kodlama hataları oldu, hard disk her şeyi kaldıramıyor, bunların remi düşük vs. gibi günümüz bilgisayar terimlerini kullanıp, işi sonlandırabilir veya sulandırarak mevzuyu başka boyutlara çekebiliriz. Maksadın ne olduğu üç aşağı beş yukarı belli, sonuçta nasıl bir kurtuluş yolu bulunacak bunlara kafa yormalı; birlikte ortak bir hedefte buluşulmalıdır.


Kalemi keskin olanlar menfaati doğrultusunda yazılar yazıp, konuşmacılar cemaat, hizip, parti vs. vs. yazmayı/ konuşmayı bırakmalı ve insanca düşünmeli. Toplum önderleri oy kaygısıyla kalabalıkları ve taraflarını yanıltmadan; insanlık ve insanımızı kurtarmanın(sadece maddeci düşünce değil, mana ve insan kurtuluşu da dahil) hesaplarını en ince ayrıntısına kadar düşünmeli/dertlenmelidir. Kılı kırka yaran ve daha da ileriye gidip, Hz. Ömer’in mum hesabı gibi hesaplar yapmalı. Balık baştan kokar diyen atalarımızın sözünden hareketle; ibrenin hep eksi(zorlanan ve cefa çeken) tarafında kendi olmalı ve Peygamber edasıyla karşılığını Yüce Yaratıcıdan beklemelidir.

Kilic_kaya29@mynet.com





YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık