GÜNDEMDEKİLER


22 Aralık 2011 Perşembe 11:49
Malum gündemde Fransa’nın son günlerdeki bilinen tutumu. Tamam bunlar icraatlarını yapacaklar.  Ülkelerinin veya kendi çıkarlarına göre hareket edecekler. Buraya kadar tabi ki diyeceklerimiz var olmalı da meselâ “dostluk en azından NATO müttefikiyiz” bunları öne sürebiliriz. Fakat biz neler yapıyoruz.  Bakın bu konuda ahkam kesenlerin pek çoğunda “cep” telefonun zili “Fransız müziği” yüklü, bir diğerinin eşinin çanta ve ayakkabısı, kendisinin kullandığı araba hep Fransız malı.  Yahu bu zatı muhteremler “Sayın Başbakanımızın deyimiyle” söylemlerine Fransızlar.
Şimdilerde tarihte Fransızların ayıbını taaaa Kuzey Afrikalarda aramaktayız. Yahu ta oralara gitmeye ne hacet sonra bu Fransızlar değiller mi Ermeni’ye kendi yani Fransız asker üniformalarını giydirerek Güney Doğumuz da  “katliamlar” yani soykırım uygulayanlar kendileridirler.  Ama bunlar eşelenir açığa çıkar korkusuyla sözüm ona “yavuz hırsız….” Misali hedef saptırıyorlar. Bütün bu çaba ve gayretleri boşuna çünkü bizler Millet olarak maalesef “balık” hafızalıyızdır. Bizler Antep’e,Urfa’ya, Maraş’ neden GAZİANTEP, ŞANLIURFA, KAHRAMANMARAŞ dendiğini unutarak taaa.. Afrikalardan medet ummaktayız. Ey Sütçü İmamın torunları ne bu haliniz veya halimiz?
Dahası da var, “bir buçuk milyon Ermeni’yi doğradık” diyen Orman YAMUK efendiyi Batılı taltif ederken bizlerde kendilerini Çankaya köşkünde ağırlamadık mı?  Dahası çok dahası var, evet daha önce Fransız Senatosu’na takılan “Ermeni soykırımın aksini söyleyene” hapis ve para cezası kanunu çıktıktan sonra Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Eşleri ve de Sayın Başbakanımız ve Sayın Eşleri bu Sarkozi cenaplarının davetine icap etmediler mi ki?  Hatta hatırladığım kadarıyla Eiffel (Eyfel) Kulesin de  “kırmızı & beyaz” ışıklar yaktılar diye epey de sevinmiştik de.
Nasıl da unuttuk! Daha dün bizim diş bilediğimiz şu Fransız bak ne kadar bizi sevmekte imiş değil mi? Baksanıza Sayın Yaşar Kema.. neye ne vermişler? Nişan vermişler. Bu hengamede bunu kabul edenin herhalde ve mutlaka kanını da kontrol etmişlerdir. Sonrası da varmış bakın basından takip ettiğim kadarıyla hani Yaşar abimiz ve onun gibiler Mecliste ve Anıtkabirdeki askerlere dayanamazlarken işin garibi kendilerine nişan alan pardon takan zatı muhterem bir Fransız subayı herhalde imiş. Bu zevata sormalı koskoca Fransa da sivil kalmamış da onun için mi yoksa bütün siviller şu malum yasa için mesaide idiler herhalde?
Şimdi Denizli ilimizi tenzih ederek bir tespiti buraya almak durumundayım. Sayın Metin Aşık Milliyette meraklarımıza binaen “Fransa’nın sembolü neden horozdur?  – Çünkü horoz, ayakları pisliğin içinde olduğu halde ötebilen yegâne hayvandır.” diye belirtmektedir. Yani açıklaması şöyle Fransız kendi tünediği yere bakmaz da başkalarının bulundukları yerden dem vurur, denmektedir.  
Burada bir fıkra anlatmadan geçemem. Sarhoş küfe ile evine götürülürken karşıdan elinde şişesi yalpalayarak başka bir sarhoş gelmektedir. Kendi halinden habersiz küfedeki “Sarhoşa bakın sarhoşa nasıl da yalpalamakta.” iyi günler temennisi ile.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık