Ergenekon ve PKK


23 Şubat 2011 Çarşamba 08:27

Yıllardır bitmeyen bu PKK terör belası görünen veya gösterilmeye çalışıldığı gibi bir olgu değildir. Öncelikle bilinmelidir ki PKK terör örgütü Kürt’lerin haklarını ve çıkarını düşünen ya da bağımsızlık savaşını veren bir kurtuluş örgütü falan değildir. Sadece devletin zaaflarını, bilerek veya bilmeyerek yaptığı hatalarını kullanan”, hem Kürt hem de Türk kardeşlerimizi istismar ederek varlığını sürdürmektedir ve sadece terör örgütüdür.

Terörün de amacı bellidir. Terör, bir ülkeyi zayıflatmak ve kontrol altında tutmak için kullanılan bir araçtır. Bu aracı en çok kullanan da ABD ve dolayısıyla İsrail yani Siyonistlerdir. Şundan eminim ki dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan terör olaylarında ABD ve İsrail’in parmağı vardır. ABD’nin (dolayısıyla İsrail) onaylamadığı, en azından göz yummadığı hiçbir terör örgütünün var olmadığından şüphe yoktur.


PKK’nın geçmişine baktığımızda, kuruluşunda MİT ve o zamanki derin güçler olduğunu görmekteyiz. O dönemdeki MİT’de CIA ve dolayısıyla MOSSAD’ın kontrolünde olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. İşte kuruluşunda yer alan bu derin güçler ve istihbarat merkezleri PKK terör örgütünden elini hiçbir zaman çekmemiştir.


Bu gün artık Ergenekon olarak deşifre olan derin devlet yapısı (ABD ve Siyonistlerin ülkemizi yıllardır sömürdükleri ve kontrol ettikleri derin yapı) yaşadığımız tüm terör olaylarında rolü olduğu çok iyi görülmektedir. Şunu artık herkes görüyor ki PKK ile Ergenekon içe içedir ve PKK, Ergenekon’un kontrolünde iş yapmaktadır.


Buradan şu sonuçları çıkarabiliriz.


1- Dünyada yaşanan tüm terör olaylarının içinde ABD ve İsrail vardır. Özellikle bölgemizde bu ikilinin izin vermediği bir terör örgütünün bulunması mümkün değildir. Dolayısıyla PKK’nın en büyük dış desteği bellidir.


2- İçeride PKK’yı direk veya dolaylı olarak kontrol eden merkez Ergenekon’dur. Ergenekon çözülmeden de bizim terör sorunumuz bitmez. Olsa olsa şekil değiştirir. Nasıl ki 12 Eylül öncesi sağ-sol terörü vardı bugün PKK, yarın bir başka örgütle terör devam eder. Bunlar 12 Eylül öncesi terörü kullanarak hedeflerine varmış, ABD başkanının ifadesiyle “bizim çocuklar” yönetime el koymuştu.


3- Peki, Ergenekon nedir ve kimlerden oluşuyor? Ergenekon, hemen hemen tüm batı ülkelerinde görülen en yakın örneği İtalya’da Gladio olarak bilinen bir NATO örgütüdür. Gladio’da da görüldüğü gibi bu yapıların en tepesinde Mason locaları yani Siyonistler vardır. Bunlar İtalya’da başbakanları dahi öldürebilmiş, binlerce cinayet işlemiş ve kan dökmüş, Mafia ile iç içe ve de devletin en kritik kurumlarını (yargı ve askeri bürokrasi dâhil) kontrol etmiş bir örgüttür. Halkı ve halkın sıkıntıları hiç umurlarında olmamıştır.


4- Bizde de Ergenekon’un içinde, ordu komutanları dahil askeri bürokrasi, her seviyeden olmak üzere özellikle de üst düzey yargı kurumları (Yargıtay, Danıştay, HSYK ve Anayasa Mahkemesi), diğer bürokratik kurumlar, işadamları, başta Doğan holding olmak üzere medya sektörü, CHP, MHP, BDP, İP gibi siyasi partiler, İlhan Selçuk’tan Türkan Saylan’a kadar sözde aydınlar bulunmaktadır. Tabi bütünüyle de bu kurumları elde edememişlerdir. Ya da zamanla kontrollerini bir ölçüde kaybettikleri için deşifre olmaktadırlar.


5- Terörü yok etmek için öncelikle Ergenekon yok edilmelidir. Bunun için direnen en önemli odak yargı olduğu görülmektedir. Bu yüzden yapılan son anayasa değişiklik çalışmalarının olumlu olarak sonuçlanması son derece hayatidir. Zaten son terör eylemlerinin amacının anayasa değişikliklerinin engellenmesi olduğu emniyet istihbarat raporlarında da görülmektedir.


6- “Selam Kürdistan dağlarındaki kardeşlerime, selam kardeşime” diyerek PKK militanlarını ve elebaşı Apo’yu selamlayan Yalçın Küçük, Doğu Perinçek gibi Ergenekon destekçileri, diğer taraftan terörle mücadele eder görünen bir kısım asker şahısla vatansever pozlarında mahkeme salonlarında poz vermektedir. Bu gibi insanlar hak ettikleri cezaya bir an evvel çarptırılmalıdır.


7- Ergenekon ve yandaşlarının en önemli ortak bir özelliği İslam düşmanlığı, hadi biraz yumuşatalım İslam alerjisidir.


8- Ülkemizde demokrasi, insan hak ve özgürlükleri olması gereken standartlara kavuşturulmalıdır. Terör olmadığını düşünerek yani teröre rağmen ve sadece halkımızın layık olduğunu bilerek inadına özgürlükleri arttırmalıyız.


9- Bu manada yapılmaya çalışılan açılımlara destek olunmalıdır. Demokratik açılımlara en çok karşı çıkanların Ergenekon ve terörün devamını isteyeler olduğu görülmektedir. Ne yazık ki milliyetçi geçinen MHP ile BDP ve diğerleri aynı cephede buluşmaktadır.


10- Askeri tedbirler arttırılmalı, profesyonel orduya geçilmeli en önemlisi de güçlü bir istihbarat yapısı oluşturulmalıdır.


11- Bu bir geçiş sürecidir. İnşallah Ergenekon’la birlikte terör de bitecektir. Sabredelim ve uyanık olalım.


Ercüment KAVAZOĞLU


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık