İsa DOGAN

Bugünün yenilikçileri yarının statükocuları olabilir..!


İsa DOGAN
9 Kasım 2012 Cuma 06:27
Değerli Dostlar,
Siyaset arenamız malumunuz üzere karşılıklı bağrışma ve hakaret üzerine sahneleniyor. Düşündüğümüz zaman özellikle muhalefetin yapıcılıktan uzak bu bağrışmalarının, boş laf safsatalığının ardında yatan nedenin “siyaseten tıkanmışlık” olarak değerlendirebilirsiniz.
Çünkü şu bir gerçek ki maalesef muhalefetimiz çok zayıf ve bu zayıflık aslında Türkiye’nin önemli zafiyetlerinden biridir de.
Bu kadar güçlü bir iktidarın karşısında güçlü bir muhalefetin olması şart. Demokrasinin gelişmiş olduğu ülkelerde bu dengeyi görebilirsiniz: Örneğin Almanya’da CDU’nun karşısında SPD, Amerika’da Demokratların karşısında Cumhuriyetçiler, Fransa’da Liberal sağ’ın karşısında Sosyalist parti... Gibi.
Zayıf muhalefet,kendini iktidar alternatifi olarak görmez ve bu doğrultuda kendini hazırlamaz.Bir anlamda küme düşmemek şartıyla ligde kalmaya razı bir futbol takımı gibi statükosunu korumaya arada bir de moral olsun,gürültü kopsun diye de iktidara baş kaldırır.Ama en kötü olanı demokrasi dışı yollardan veya da olağanüstü şartlardan medet umar.Örneğin büyük ekonomik krizler, savaş hali durumlar,terörün artması.. gibi durumlarda iktidarlar zayıflar, halk alternatif çareler arar. Ama böylesi bir durumu hiçbirimiz istemeyiz herhalde. Böylesi fırsatlardan doğan iktidarın da neler verebileceği kuşkuludur. Çünkü böylesi iktidarlar tembel olurlar, kısa vadeli düşünürler.
 
Türkiye bugün birçoklarının mucize diye adlandırdığı gibi ekonomik olarak son 10 yıla göre 4 kat büyüyor ve gelişiyor. Aslında bu bir mucize değil çukurdan çıkıştır. Türkiye henüz daha sahip olduğu potansiyelinin gerisinde sayılır.Biz yarışa geriden başladık ve şimdi  yetişmek için koşuyoruz.Bize ikinci sınıf devlet ve millet gözüyle bakanlar için bugün geldiğimiz seviye yeterli olabilir.Ama bizim potansiyelimiz bir İspanya,  İsviçre, Hollanda, G Kore.. Gibi ülkelerden aşağı değil. Bugün bizim onlardan geri durumda olmamızın tek sebebi bizim maraton koşusunda koşmaktan çok kafa karışıklıyla on yıllarca zamanı heba etmemizdir. Artık zaman, kafa karışıklığından kurtulup aynı sırada başladığımız yarışta daha hızlı koşarak öndekileri yakalayıp geçmektir.
 
1. Sanayi dönemini kaçırdık,2.sanayi dönemine de çok geç müdahil olduk. Bugün 3.sanayi dönemindeyiz ve bu dönemi kaçırma lüksümüz yok. Çünkü geçmiş sanayi dönemleri uzun zamanlı değişimden meydana gelen ürünlerden oluşuyordu ve süreci bir yerinden yakalamak mümkün olabiliyordu. Örneğin: Buzdolabı, Otomobil üretimi gibi ürünler 2.sanayi döneminin ürünleri ve Türkiye’nin altyapısı yok iken montaj sanayi ile bu tür ürünler Türkiye’de üretilebilir oldu.
Ama 3. sanayi dönemi, enformasyon çağı olarak adlandırılıyor ve daha bir ürün üretim bandından geçmeden o ürünün eskidiği bir dönemdir.
1. Sanayi döneminde dünyanın en büyük şirketleri Demir, Çelik ve Demir yolu gibi şirketler iken, 2.sanayi döneminde General Motor  gibi motor  ve otomobil şirketleriydi. Bugün ise Apple, Google gibi bilgi üretip satan enformasyon şirketleri dünyanın en büyük şirketleridir.
Gelişmişlik bir süreçtir ve eskiyi üreten yeniyi de önce üretiyor: Dünyanın en büyük Demir Çelik şirketleri ABD’li iken yine Motor ve otomobil şirketleri de ABD’liydi. Bugün de durum aynı ve en büyük enformasyon şirketleri yine ABD’li.
Yani süreklilik önemlidir!
O halde geçmiş dönem hastalıklarımızı bir an önce tedavi edip artık 3.sanayi dönemini yakalamamız ve bu pastadan pay almamız gerekiyor. Çünkü bu sanayi dönemi diğer dönemler gibi affedici ve telafi edici değil.
İşte Türkiye’nin bu süreklilik arz eden gelişiminin bir iplik sökümü misali devam etmesi ve bizi hakettiğimiz, gerçek potansiyelimizin olduğu noktalara taşıması bu yüzden çok önemli.
 
Türkiye için dünyanın ekonomik ve siyasi olarak geçirdiği son 10 yılda istikrarlı ve değişim için kararlı bir iktidara sahip olması çok büyük bir şanstı. Bugün ise bu güçlü iktidarın yanına iktidarı rekabetçi siyaset üretme ortamına sokacak güçlü muhalefete ihtiyaç var. Aksi halde bugünün yenilikçileri yarının statükocuları olacaktır.
 
Sağlıcakla Kalın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık