Bu da Nereden Çıktı?


30 Kasım 2011 Çarşamba 08:36
Hani derler ya “Bayram değil seyran değil……” bu durumda sormazlar mı? Bu hengâme içinde sayın Başbakan Dersim defterini neden açtı? Hani bir hikâye vardır; “fanatik bir dindar, tanıdığı bir Yahudi’yi öldürmüştür. Tanıdıkları adama –yahu sen deli misin ne diye öldürdün zavallıyı?”  Denilince adam  “bunun dedeleri Hz. İsa’yı çarmıha gererek öldürmüşler de ondan.”  Diyerek kendini haklı çıkarmaya çalışır. Diğerleri “yahu bu hadise olalı 2 bin seneden ziyade olmuştur.” denildiğinde ise adam “ne yapayım benim bundan daha yeni haberim oldu.” demiştir.
Şimdi yukarıdaki hikâyeden kinaye Sayın Başbakanın bu hadiseden yeni haber oldu diyemesek de burada anlaşılamadık şeyler vardır. Peki, bu anlaşılamayan şeyler nedir? Böyle bir zamanlamayla açıklananlar çok elzem mi idi? Yoksa bu bir “sürçü lisan” mıdır? Ermeniler 2015’i beklerlerken böyle bir beyanat yetkili bir ağızdan doğru olmuş mu dur?  Bütün bu sorular uzatılabilir ama biz bu “olan olmuş” diyerek bu konuyu kapatacağımıza uzattıkça uzatıyoruz. Bilemem bir bu kadar içinden çıkılma sı güç olan meseleler yığınla dururken yani “sıfır sorun” denilerek oluşturulan dış politikamız maalesef problemimiz olmayan komşu hiç kalmamıştır. Bakın Rusya, İran hatta Suriye füzelerini bize çevirmişler demeç üzerine demeç vermekteler. İranlı bir general “bize herhangi bir yerden bile saldırı olsa biz önce Türkiye de ki füze kalkanını vuracağız.” diye beyanat vermektedir.  Ama biz bütün bunları bırakmış sanki hiç bir şey yokmuş gibi mesele çıkartmaktayız. Tamam, Dersim durup dururken mi bombalanmıştır? Sayın Başbakan, Ermeni hadisesini tarihçilere bırakalım derken ne kadar haklı idi ise, bu defa, bu meseleyi de tarihçilere bırakılması gerekirdi. Diye düşünüyorum. Yukarıda da belirtmek istediğim gibi bu açıklama bize hiçbir yarar sağlamazken Ermeni diasporası ellerini ovuşturarak pusu da bekler durumdadır.  Bir de anlayamadığım, Sayın Başbakanımızın son zamanlarda “aleviler” hakkın da söyledikleri önceleri gayri ihtiyari olarak “Suriye’deki olayları” alevi – Sünni çatışması olarak göstermişti. Şimdi ise Tunceli (Dersim) de bir “alevi” katliamından söz etmektedir. 
Biz başkalarının çıkarlarını ne zamandan beri kollar olduk? Biz AB ve ABD’nin çıkarlarını veya onların jandarmalığını ne diye yaparak komşularımızla kötü oluyoruz?  Bakın burada Suriye ye telkin verenler sanki pek de “demokratik” rejimleri varmış gibi sanki demokratik yöntemlerle yönetiliyorlarmış gibi birleşerek karar almaktalar. Aslına bakarsanız bence Suriye onların hepsinden daha demokratik niye diye sorarsanız Suriye yi kınayanların hiç birinde Suriye’deki gibi göstermelik de olsa bir parlamentosu yoktur.
Bakın, basından takip edebildiğim kadarıyla sanırım bu hafta ABD Başkan yardımcısı Joe Biden ülkemize geliyormuş. Bu zatı muhterem senatörken aleyhimize ne kadar her ne varsa altına imza atan birisi olduğu biliniyor. Acaba bu toz duman arasında bu adamın burada ne işi var. Bu geliş uzmanlarca pek hayra yorulmamaktadır.  Haydi hayırlısı. 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık