Kaya KILIÇ

Bakmak, görmek veya görememek


Kaya KILIÇ
28 Haziran 2012 Perşembe 12:13
Yazın gelmesiyle birlikte sokaklar, park alanları, piknik yerleri ve birçok alan şenlendi. Çocukların en sevdiği şeylerden birisi de piknik yapıp; gönüllerince eğlenmek, (bizim oraların deyimiyle; canlarının istediği gibi azmak) koşmak ve evlerdeki streslerini boşaltmak istiyorlar. Ailelerde kendilerini memleketlerine, tatil beldelerine ve pikniklere atmak istiyorlar. Deşarj olmak, kışın mahmurluğunu atmak, enerji toplamak ve şöyle bir kendilerine gelmek istiyorlar. Tabi bu arada mübarek Ramazan ayıda yaklaşıyor, bununla alakalıda düşünce ve eylemler var. Daha huzurlu bir ibadet dönemine girip; feyiz ve bereketinden azami yararlanmak isteniliyor. Ülke olarak, toplum olarak ve coğrafya olarak bu tür ibadetlere çok önem verdiğimizden, başka bir atmosferde hissediyoruz. Bunu başka toplumlarda, başka milletlerde bu kadar içtenlikte göremezsiniz. Bizler bazı halleri, bazı zaman dilimlerine o kadar önem veririz ki,( işi bazen çokta abarttığımız olsa da) işi şirazesinden çıkarıp başka misyonlar yüklemek suretiyle, özünden de uzaklaştırmış oluruz. Bunlara rağmen güzel bir telaştır hanelerimize. Anadolu anaları şimdiden hamur işlerini (yufka, ziron vs. vs.) ev temizliklerini, misafirhanelerini hazırlıyorlardır. Tatlı bir telaştır bunlar. Yorgunluğundan hiç mustarip olunmayan bir uğraştır.
Tozların içinde oynayan çocuğa anacığı bağırıyor oğlum hasta olacaksın gel diye. Çocuk çokta aldırış etmez nede bilir misiniz? Çocuğun terbiyesizliği değil tabi; çocuk oyuna dalmış, o toz onun umurunda bile değildir, onun için o anki oyunun mutluluğudur. Sonra yavrum ben sana seslendim dediğinde; anne ben seni duymadım bile der. Hayatımızda çokça rastladığımız hallerden birisidir, bağırdım, çağırdım duymadın diye veya yanımdan geçtin ama görmedin diye. O an orada değilsindir veya çocuk gibi dalmış başka dünyalardasındır. Dönmek için ya fırsat bekliyorsundur veya sizi uyandıracak bir elin dokunmasıdır. Hayırlı olanıyla uyandırılmak, gerçeklere dönmek, gerçek sandıklarımız değil; hakikatle karşılaşan olmak dileğiyle diyelim. Yoksa üstadın birisinin deyimiyle’’ insan göremezse eğer, çukurdayken bile kendini zirvede zannedermiş’’ iyilerle karşılaşan olalım diye dua edelim, vesselam.
Hani derler ya; memleketin birinde çok büyük bir zat varmışta, o memleketliler onu görememişler, o yüzden de hep bir yanları körmüş diye, hiçbir zaman dünyaya ve yanımıza kör kalmayalım. Nicedir unuttuğumuz yakınlarımız ve dostlarımız var onları hatırlayalım, arayalım soralım. Bir vesile bulup; unutmadığımızı ve iş yoğunluğundan veya başka mazeretlerden dolayı uğramadığımızı bildirelim. ‘’Yarım elma gönül alma’’ demiş atalarımız. Gönül alan olalım, gönül kıran, gönül koyan olmayalım. Bu duygu ve düşüncelerle, kalın huzur ve sağlıcakla.


Not:
      1 TEMMUZ’da Sultanbeyli Gümüşhaneliler derneğinin, gelenekselleşen pikniğinde buluşmak, hasret gidermek ve bir arada olmak dilek ve temennisiyle. Yer olarak Pendik Kurna köy piknik alanı:
     İrtibat için Sultanbeyli Gümüşhaneliler derneği.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık