AMENTÜ BİLLAHİ VE MELAİKETİHİ VE KÜTÜBİHİ VE RUSULİHİ…


20 Nisan 2011 Çarşamba 14:40
Rasul; Allah’ın peygamber olarak seçtiği kendisine bir şeriat vahyettiği, kendi mesajını iletmesi için inanmayan kavme gönderdiği erkek insandır. Nebi ise Allah’ın peygamber olarak seçtiği kendisinden önceki peygamberin şeraiti ile gönderdiği kendisine özel bir vahiy indirdiği ve mümin bir kavme onları davet etmesi, onlara açıklamada bulunması için gönderdiği erkek insandır.  Peygamberlere imanın delilini Yüce Allah Bakara 285’de açıklamıştır; “Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti müminlerde iman ettiler. Her biri Allah’a meleklerine kitaplarına peygamberlerine iman ettiler. Biz Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız.”
  Peygamberlik tamamen Allah’ın seçmesi ve ikramı olup bunu kullarından dilediğine lütfeder. İbrahim 11. ayette; “peygamberleri onlara dedi ki: Evet biz sizin gibi bir insandan başkası değiliz. Fakat Allah nimetini kullarından dilediğine lütfeder.”  Sad Suresi 47’de ise; “ Doğrusu onlar bizim katımızda seçilmiş iyi kimselerdendir.” Resullerin ve nebilerin sayısı çoktur. Mümin suresi 78’de; “And olsun senden öncede peygamberler gönderdik. Onlardan sana kıssalarını anlattığımız kimselerde var, durumlarını sana bildirmediğimiz kimselerde var” buyrulur. İsimleri ve kavimleriyle olan durumlarını bilmediğimiz peygamberlere genel olarak; ismini, peygamber olarak gönderiliş kıssasını ve davetini bildiğimiz peygamberlere ise tüm bu özellikleriyle ayrıntılı bir şekilde inanmak farzdır. Kur’an’da isimleri zikredilen peygamberler yirmibeştir. Allah bunlardan onsekizini birden En’am 83-86’da zikrederken diğer yedi peygamberi de değişik yerlerde zikretmiştir; “İşte bu, kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerimizdir. Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki senin Rabbin hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. Biz O’na İshak ve İshak’ın oğlu Yakub’u da armağan ettik; hepsini de doğru yolla ilettik. Daha önce de Nuh’u ve O’nun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u doğru yola iletmiştik; Biz iyi davrananları işte böyle mükafatlandırırız. Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas’ı da doğru yola iletmiştik. Hepsi de iyilerden idi. İsmail, Elyasa’, Yunus ve Lut’u da hidayete erdirdik. Hepsini alemlere üstün kıldık.” Bu peygamberlerin Ulu’l-Azm olanları: Muhammed (s.a.v.), İbrahim (as), Musa (as), İsa (as), Nuh (as)’dır. Faziletli olma sıraları bu sıraya göredir. Resullar; tevhide davet, şirkten sakındırma, itaat edenleri müjdeleme, günahkarları uyarma, şeriatların detaylandırılması, kafirler ve münafıklarla cihad gibi konular için gönderilmişlerdir. Peygamberleri tasdik etmek, hak olup Allah’tan verildiğine iman etmek, peygambere karşı görevimizdir. Emaneti yerine getirdiklerine hücceti en mükemmel bir şekilde sunmak üzere tebliğ ettiklerine inanmak, ilim ve amel yönünden onların Allah’ın en mükemmel kulları olduklarına inanmak, erkek olduklarına ve Allah’ın onlara insan tabiatında var etmiş olduğu özellikler dışında başka hiçbir özellik vermediğine inanmak, peygamberlere karşı yine görevlerimizdendir. Peygamberlerde ne gaybı bilme ne de diğer hususlarda uluhiyet özelliklerinden hiçbir şeye sahip değildirler. Bizim peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)in Allah’ın Resulu olduğuna inanmak ve buna şahit olmak farzdır. Yine O’nun peygamberlerin sonuncusu ve peygamberliğinin bütün insanlar ve cinler için genel olduğuna inanmak ve buna şahitlik etmek farzdır. Bu şahitliğin gereği ise; emrettiği şeylerde O’na itaat etmek, haber verdiği şeylerde O’nu tasdik etmek, sakındırdığı ve kötülediği şeylerden uzak durmak ve sadece O’nun vaaz ettiği şekilde Allah’a kulluk ve ibadet etmektir. Peygamberimizin ümmeti üzerindeki en önemli hakları şunlardır; O’nun sevgisini kendisine, ailesine ve tüm insanlara olan sevgisinin önüne geçirip, O’nu tüm insanlığa tercih etmek, O’na itaat etmek, ona uymak ve O’nu örnek almak, O’na gerektiği gibi saygı göstermek ve edepli olmak, Sünnetini sevmek, sünnetine sarılmak ve sünnetine insanları davet etmek, Ehli beytini sevmek, Adı anıldığı zaman O’na salatü selam getirmektir. Önceki şeriatların tümünü neshederek hükmünü ortadan kaldıran yalnızca bizim Peygamberimizdir. Yahudi veya Hıristiyan veya bir başka dine mensup olan kim olursa olsun muhakkak O’na tabi olması gerekir. O’nun gönderilmesinden sonra hiç kimseden bir başka din asla kabul edilmez. Müslim bir hadiste; “Bu ümmetten (insanlardan) Yahudi olsun Hıristiyan olsun her kim beni duyar da sonra bana iman etmezse muhakkak cehenneme girer” buyurmuştur. Bu hadiste ümmet diye kasdedilen davet ümmetidir. Davet ümmeti Peygamberimizi peygamber olarak gönderilmesinden kıyametin kopmasına kadar yaşayacak bütün insanlardır. İcabet ümmeti ise Peygamberimizi davetine karşılık verenler ve O’nun getirdiği dine uyanlardır. Müslüman hem davet ümmeti hem de icabet ümmeti olma vasfına sahiptir. Kafirler ise sadece davet ümmetine dahildir. Yine Müslim bir hadiste Rasulullah şöyle buyurmuştur: “ peygamberlere altı hususta üstün kılındım: Bana cevami’ul kelim (kısa ve özlü sözlerle anlatım) verildi, (Allah’ın kafirlerin kalbine saldığı) korku ile desteklendim, ganimetler bana helal kılındı, yeryüzü bana namazgah ve temiz kılındı, bütün mahlukata peygamber olarak gönderildim ve peygamberlik benimle son buldu.” Kim Peygamberimizden sonra peygamberlik iddiasında bulunur veya bu iddiada bulunanı tasdik ederse kafir olur.
  Allah’ın kullarına olan rahmet ve iyiliğini, onlara verdiği değeri ve onlarla ilgilendiğini bilmek, Allah’a bu büyük nimetten dolayı şükretmek ve peygamberleri sevmek, onları yüceltmek ve onları layık oldukları şekilde övmek peygamberlere imanın en büyük sonuçlarındandır. Çünkü peygamberler Allah’ın elçileridir ve Allah’a layıkıyla ibadet etmiş Allah’ın verdiği peygamberlik görevini tebliğ etmiş ve kullarına öğüt vermişlerdir. Bizde bu büyük nimetten dolayı şükrümüzü biraz olsun eda edebilmek için Ulu’l-Azm peygamberlerine olan salavatı okuyalım ve hafızamıza kaydedelim.
  ALLAHÜMME SALLİ ALA MUHAMMEDİN VE ADEME VE NUHIN VE İBRAHİME VE MUSA VE IYSA VE MA BEYNEHÜM MİNEN NEBİYYİNE VEL MÜRSELİN. SALEVATÜLLAHİ VE SELAMÜHU ALEYHİM ECMEIYN.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık