AMENTÜ BİLLAHİ VE MELAİKETİHİ VE KÜTÜBİHİ VE RUSULİHİ VEL YEVMİL AHİRİ…


4 Mayıs 2011 Çarşamba 13:08
(BÖLÜM 2) Kabir nimetleri ve azabı; her ölen kabir nimetine yada azabına erişir. Defnedilmesi veya defnedilmemesi bu sonucu değiştirmez. Hem ruh hem bedeni ilgilendirir. Azap zalimler içindir. En’am 93’de;”O zalimler ölümün boğucu dalgaları içinde, melekler de pençelerini uzatmış, onlara haydi canlarınızı kurtarın. Allah’a karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve onun ayetlerine karşı kibirlilik taslamış olmanızdan ötürü bugün alçaklık azabı ile cezalandırılacaksınız! Derken onların halini bir görsen!” Yine Buhari’de bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurur; “Sizden herhangi bir kimse öldüğü zaman sabah akşam ona kalacağı yer sunulur. Şayet cennet ehlinden ise cennet ehli arasındaki yere cehennem ehlinden ise cehennem ehlindeki arasındaki yeri gösterilir. Ve kendisine ‘kıyamet gününde Allah seni ölümden sonra diriltinceye kadar bu senin yerindir’ denilir.” Resulullah namazda teşehhüde: “Allah’ım cehennem azabından, kabir azabından, dirilme ve ölüm fitnetisinden, deccalın fitnesinden Sana sığınırım” buyurur. Laf taşıma, gıybet, zina, faiz, idrarın sıçramasından kaçınmama kabir azabına sebeplerdendir. Allah’a itaat etmek , nefis muhasebesini devamlı yapmak, Mülk ve Secde Surelerini okumak kabir azabından kurtulmaya vesiledir.
Diğer bir husus ise; Ba’s ve Haşrdır. Ba’s, sura ikinci defa üflenmesinden sonra ölülerin kabirlerinden çıkmasıdır. Ruhlar bedenlere geri döner ve hızlıca kabirlerinden geri çıkarlar. Haşr, hesap mükafat ceza ve aralarında hüküm vermek için insanları haşr alanına sevk edilmeleri demektir. Güneşin kıyamet gününde bir veya iki millik mesafeye kadar kullara yaklaşacağı belirtilir. Öyle ki onları eritir, amelleri miktarınca ter içinde kalırlar. Kimi dizine, kimi göbeğine, kimi ağzına kadar tere gömülür. O günün dehşetinden mahlukatın gözleri dışarı fırlar. Çünkü o gün Allah’ın azabı çok şiddetlidir. Yine Müslim bir hadiste Peygamberimiz: “Allah kıyamet günü yeri toplar ve sağ eliyle göğü katlayıp dürer. Sonra şöyle der: ‘Melik benim nerede yeryüzünün melikleri?’ bir diğer rivayet ise nerede güçlenenler nerede büyüklenenler şeklindedir.” Dağlar darmadağın edilir, denizler patlatılır, güneş dürülür ay tutulur yıldızlar dağılıp dökülür. Sahih bir hadiste Resulullah: “Gözüyle görmüş gibi kıyamet gününü görmek kimi muylu edecekse şu sureleri okusun. GÜNEŞ KATLANIP DÜRÜLDÜĞÜNDE… (tekvir) GÖKYÜZÜ YARILDIĞI ZAMAN…(infitar) GÖK YARILDIĞI ZAMAN… (inşikak)”
Kafirler zillet, alçaklık ve pişmanlık içinde olurlar. Amelleri tamamen boşa gitmiştir. Kimse kimsenin sorumluluğunu kabul etmez ve donunda şöyle derler KEŞKE TOPRAK OLSAYDIM (Nebe Suresi). Müminlerden asi olanlar ise; günahlarına göre bela ve zorluk verilir. Zekatı vermeyen malıyla azap görür, kibirlenen kimse ufak zerreler gibi haşrolunur. İnsanlar onları ayakları ile çiğner. Allah’ın konuşmadığı, onları temize çıkarmadığı ve yüzlerine bakmadığı kimseler ise: ilmi gizleyen, başa kakan, kibir amacıyla elbisesini uzatan, yalan yere yemin ederek alışveriş yapan, zina eden yaşlı, yalan söyleyen yönetici, tekebbür gösteren fakir, ana babaya karşı gelen evlat, erkeklere benzeyen kadındır. Takva sahiplerine gelince; melekler onları müjdeyle karşılar. Allah’ın arşının gölgesinde gölgelendirdiği yedi grup hadisinde olduğu gibi Allah onları arşının gölgesinde gölgelendirir. Kardeşlerinin işini kolaylaştıran, onların sıkıntısını gideren ve onlara yardım edenlerin de kıyamet günü Allah sıkıntılarını giderir, işlerini kolaylaştırır ve onlara yardım eder. Kim dünyada Allah’tan korkarsa Allah kıyamet günü ona emniyet verir.
Bir diğeri de arz ve hesaptır. Ondan maksat kulun Allah’ın karşısına çıkartılması, iyi kötü bütün amellerini O’na arz edilip hesaba çekilmesi ve karşılığını almasıdır. Mümin kitabını sağ tarafından alır. Kafirin eli bükülür, kitabını dol eliyle sırtının arkasından alır. En’am 160’da: “Kim Allah’ın huzuruna iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.” Yine İnşikak suresinde: “Kimin kitabı sağından verilirse o kolay bir hesapla hesaba çekilecek ve sevinçli olarak ailesine dönecektir. Kimin de kitabı sırtının arkasından verilirse derhal yok olmayı isteyecek ve alevli ateşe girecektir.” Yine Tirmizi’den bir hadiste: “Bir kul kıyamet günü şu şeylerden sorguya çekilmedikçe ayakları bastığı yerden ayrılamaz: Ömrünü nerede ve ne yaparak geçirdiği, ilmini nerede ve ne şekilde kullandığı, malını nereden kazandığı ve nerede harcadığı, bedenini (gençliğini) nerede ve nasıl kullandığı.” Kula faydalandığı nimetler sorulacaktır. Yerine getireceğine dair ahid ve sözlerden, işitip ve gördüklerinden ve kalbinden sorguya çekilecektir. Allah’ın haklarında ilk olarak namazdan, kul haklarından da ilk olarak cana kastetmekte hesap verilecektir. İnsanın organları da o gün kendi aleyhinde, dünyadayken işledikleri amellerle şahitlik ederler. Yasin 65’de: “O gün onların ağızlarını mühürleriz, yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.” Buhari ve Müslim’in Aişe (r.a)dan yaptıkları rivayete göre Peygamberimiz: “Kıyamet günü (inceden inceye) hesaba çekilen kişi mutlaka helak olur” diye buyurunca Aişe (r.a.): ‘Ey Allah’ın Rasulu Allah ‘kitabı sağ eline verilecek kimseye gelince, o kolay bir hesap ile hesaba çekilecek (İnşikak) buyurmuyor mu?’ demiş Rasulullah’ta şöyle buyurmuştur: ‘O arzda olacaktır. Yoksa kıyamet gününde inceden inceye hesaba çekilen bir kimse mutlaka azaplandırılır.’ (Pratik Akaid Dersleri)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık