İsa DOGAN

Amaç sandığa varmadan kelle almak!


İsa DOGAN
1 Ocak 2014 Çarşamba 07:37
Değerli Dostlar,
Bu ülkenin bağımsız olabilmesi için kelle koltukta bir adama ihtiyaç vardı.
Bu millet kenardan bacak bacak üstüne atıp, çayını kahvesini yudumlayıp ahkam kesenlere prim vermeyecektir.
Çok şükür bu millet bu oyunların farkında.
Siyaset yapacaksanız işte er meydanı. Anlatın projelerinizi millete, halkı inandırırsanız sizi destekler.
Ama halk inanırsa!
Hala bu milletin ne istediğinin fakında değilsiniz!
Bırakın artık antika siyaset usullerini!
Bu milletin gönlüne girin gönlüne!
Çok şükür, bu millet meselenin yolsuzluk olmadığını çok iyi gördü.
Gezi'de olanlar bu halk için çok iyi referans noktası oluşturdu.
Bu kirliliğiniz saf cümlelerle temizlenmez!
İmanınızı tazelemelisiniz!
Kaset ile, yolsuzluk ile siyaseti dizayn edip, bir yerlere gelme isteği, namuslu ve ahlaklı bir istek değil.
Ama bazıları için iktadar olmak namus ve ahlaktan daha önemlidir.
Allah bu ülkeyi hesap makinesi üzerinden değerlendirenlerden muhafaza etsin!
------------
“BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İSTİKLAL MÜCADELESİ”
Bu sözü sıradan biri değil bir Başbakan söylüyor.
Türkiye, günlerdir önceden planlanmış uluslararası ve ulusal operasyonlara maruz kalıyor. Daha önce de yazdığım gibi bu bir Erdoğan operasyonudur. Maksat bu ülkenin düzlüğe çıkmadan çıktığı mağaraya geri dönmesini sağlamaktır.
Bu operasyonları yapanlar şunu çok iyi biliyor: Halk  bu numaraları yutmaz. Bu nedenle itibarsızlaştırma kampanyasını uluslararası düzeyde medya aracılığıyla sürdürürken, asıl darbeyi yargı üzerinden yapmayı planlamışlar.
Siyasi tarihimiz sayısız demokrasiye müdahale örnekleriyle dolu. Bu kez karşımızda eskisinden çok daha büyük bir koalisyon var. Çünkü bu onların son denemesi.
Ama bunu da atlatacağımızdan eminim. Bu süreç zor olacak ama temiz bir gelecek için iyi olacak.
Siyaseten çaresiz olanlar sandık ile değil dalavereler ile iktidar değiştirme yoluna gidiyorlar. Bu kadar çaresiz, bu kadar ilkesiz muhalefetin demokrasi dışı yöntemlerden medet beklemesi ne acı!
Bu millet liderinin arkasındadır!
Artık kolay adam harcatma yok!
Bu millet %50 destek verdiği, arkasında durduğu, yönet dediği bir lideri üç beş savcıya feda edecek kadar aptal değil!
Ey medya!
Bugünler de geçer elbet. Ama sizin bu günahlarınız unutulmayacak kadar ağır.
Yarın tevbe etseniz de bunca yalan ve ahlaksızlıktan sonra size inanacak kimseyi bulamayacaksınız!
Seçim zamanı geldiğinde, sandıklar kurulduğunda tüm bu koalisyonun içerisinde olanlar dersini alacaklardır. O zamana kadar yine birçok iftira ve kirli oyunu göreceğiz.
Çünkü sandıktan çıkamayacaklarını onlar da biliyorlar.
Amaç sandığa varmadan kelle almak!
------------
İktidar olmak için ağaçtan armut düşmesini beklemek de ilkesel ve ahlaki değil. 11 yıldır siyaset üretemeyenler, açlıklarını  ölü bekleyip, leş yiyerek  gidermeye çalışıyorlar. Birileri piyasada 20 milyar dolar spekülasyon yapıyor, siz hala yolsuzluk diyorsunuz. Görmüyor musunuz? Türkiye uluslararası bir operasyon ile karşı karşıya!
--------
2014 yılı siyaseten oldukça sıcak geçecek!
Görünen şu:
Seçimlere doğru giderken CHP ve MHP yine 2009 yılında olduğu gibi gizli bölgesel ittifak yapacaklar.
Yani, CHP’nin güçlü olduğu yerlerde MHP. MHP’nin güçlü olduğu yerlerde CHP destek verecek.
İstanbul ve Ankara seçimleri sembolik manada çok büyük önem taşıyorlar. AK parti bir önceki seçimden daha fazla oy alsa dahi oyların birbirine yakın olması dahi “iktidar sallanıyor” diye yorumlanacaktır.
Her seçimin bir öncekinden daha önemli olmasının nedeni nedir?
Neden her seçim dönemi bir öncekinden daha gerilimli oluyor?
Lütfen bu soruları kendinize bir sorun ve düşünün!
Türkiye yükseldikçe küresel güçlerin çekimi artıyor. Yani yerçekimi kanunun siyasal formülünü görüyoruz burada.
 2014 yılı seçimleri 2015 yılı genel seçimlerinin bir anlamda ön seçimi gibi olacak. Yani 2014 yılında aslında iki değil üç seçim olacak!
-----
CUMHURBAŞKANI’NIN YETKİLERİNDEN BAZILARI:
- Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde açılış konuşmasını yapmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni gerektiğinde toplantıya çağırmak,
 
- Gerekli gördüğünde Bakanlar Kurulu'na Başkanlık etmek ya da Bakanlar Kurulu'nu Başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
 
- Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim ya da olağanüstü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
Yukarıdaki maddeleri özellikle seçtim. Cumhurbaşkanı, aslında isterse Bakanlar kuruluna başkanlık yapabiliyor, toplantıya çağırabiliyor ve başkanlığını yaptığı bakanlar kurulundan kararname de çıkarabiliyor. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: Arkasında en az %51 halk desteği alan bir Cumhurbaşkanı yukarıdaki yetkileri kullanabilir, kullanmak isteyebilir. Çünkü arkasındaki halk desteği bir Başbakan’dan daha fazla olacağı için siyasal olarak bugünkü gibi etkisiz olmak istemeyecektir.
Bu durumda 2014 yılında seçilecek olan cumhurbaşkanı bugünkü gibi olmayacaktır.
Türkiye'nin yerel seçimler sonrasında tartışacağı konu bu olacaktır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık