İsa DOGAN

AKİL İNSANLAR, AKILLI İNSANLAR DEMEK DEĞİL!


İsa DOGAN
8 Nisan 2013 Pazartesi 08:57
Bazıları akil insanları kendi perspektiflerinden değerlendirip “benden akıllı değil” düşüncesiyle  hakir görüyor olabilirler. Oysa akil insan,  sadece akıllı veya çok bilgili  insan kriteriyle nitelen bir sıfat değildir. Akil insan, bilinen, sayılan, sözüne itibar edilen insan demektir.
Mesela Ahmet Hakan’ın sözüne kaçınız itibar edersiniz?
Ama o kendini akil  insan sayabilir.
Hükümet akil insanları seçmeyecekmiş!
Peki, kim seçecek?
Halkın %50 desteğini almış hükümet seçmeyecek de kim seçecek?
Medya mı?
İş dünyası mı?
Öyle her sorun için  seçim sandıkları kurulacak da değil!
Sırf yazmak için yazan biri böyle düşünür elbette.
Bu mübarek yürüyen merdivene ters binenlerden.
Böylelerinin  derdi her durumdan vazife çıkarmak, kahve arası twitt atmaktır.
Hayatında hiç dere atlamamış insanlar, dere atlama konusunda nasihat ediyorlar.
Komiksiniz!
Biraz olsun bulunduğunuz semtten dışarı çıkın da halkın düşüncesini algılayın.
Sadece coğrafi olarak değil, zihin olarak da semtinizden dışarı çıkın!
Yoksa Afrika ziyareti yapıp, oralardaki sefaleti değil filleri, aslanları  görmüş olursunuz.
Algılarınızı fillerden insanlara yöneltin biraz!
Biraz olsun ufkunuzu yukarılara dikin ve nedensiz inandıklarınızı sorgulayın!
Mesela: Dünyanın kendi ekseni etrafında  döndüğüne hepimiz iman etmişizdir.
Ama kaçınız neden kendi etrafından döndüğünü sordu?
Nedenselliği kendinize prensip edinin. Çünkü nedensiz inanç sağlam inanç değildir.
Sadece etrafınızdan aldığınız bilgi ile dünyayı anlayamazsınız!
Sadece patronunuzdan aldığınız güçle akil olamazsınız!
Artık bu meselede medyanın da iktidar ve Recep Tayyip Erdoğan  takıntısından kurtulması ve destek olması lazım. Çünkü bu sorun tarih olduğunda herkes büyüyecek.
 
----------------------
 
2B RAYİÇ BEDELLERİ!
İlgilileri vicdan muhasebesine davet ediyorum!
"Arazinin değeri, satılmaya kalkılsa en az iki katıymış ve bu nedenle vatandaşa iyilik yapılmış."
Piyasa koşullarına göre bu sorunu böyle bakarak  değerlendiremezsiniz!
Nasıl ki sayın Başbakan insanların gelirini süt, un, pirinç gibi ürünlerin kilosuna göre ölçüyor. Bu arazilerin de aynı mantıkla değerlendirilmesi  lazım. 20–30 yıl önce bu araziler kaç kilo un, süt, pirinç ediyordu?
“Olur mu öyle şey?” diyebilirsiniz. Ama konu  sadece arazi tespiti konusu değil, konu binlerce insanın yaşadığı insani bir sorun. Arazilerin değerinden çok oralarda yaşayan insanlara verdiğiniz  değeri hesaplayın.
Robin Hood zenginden alıp fakire verirmiş.
Peki ya fakirden alıp fakire dağıtacağını söyleyenlere ne demeli?
Bu insanlar işgalci değil. Bu insanlar zorunlu olarak Anadolu’dan göç etmişler. Zamanında Bulgaristan’dan göç edenlere gösterilen ilginin çok  azını dahi görememişler  ve yıllarca ihmal edilmişler. Bu insanlar oyları değerli kendileri değersiz görülen insanlardır.
Devlet, kendisinin yol açtığını sorunun maliyetini sadece halka mal etmemelidir.
Bu soruna Sosyal olarak mı bakıldı yoksa ekonomik olarak mı bakıldı?
Başkalarını bilmem ama kendi mahallemde bu durumdan memnun olan yoktur.
İlgilileri vicdan muhasebesine davet ediyorum!
 
 ------------------
 
Demokrasi fakirlere göre bir sistem değil! Zenginlere göre bir sistemdir. Bu yüzden en ileri demokrasiler en zengin ülkelerdedir.
Karnı aç olan  insanlar,  elinde Anayasa ile değil  elinde   ekmek olanlar tarafından idare edilir.
Demokrasi boş midelerden değil dolu akıllardan güç alır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık