Yanlış Hesap Bağdat’tan Döner mi?


29 Nisan 2012 Pazar 16:44
İstanbul kapalı çarşıya kervanlar gelir Tüccarların siparişleri kumaş, kürk, baharat  dağıtılır. Daha sonra tüccarlardan paraları tahsil edilirmiş. Yine bir alış veriş sonrasında, tüccarın biri hesap yaparken dört işlem hilesi ile kervancıyı 400–500 altın içerde bırakır.
Hesaptaki yanlışlığı anlayamayan kervancı Bağdat, Hicaz ve Mısıra seferine çıkar.
- Tüccar da, şimdi bu Mısırdan altı yedi ayda zor döner, ben de bu parayı işletirim diye düşünür.
Kervancı yol uzun, zaman bol, bütün hesapları tekrar tekrar inceler.
Tüccarın yaptığı hileyi anlar.
Kervan Bağdat’a girmek üzereyken, kervanı oğlu ve güvendiği bir kişiye emanet eder,
- Siz beni Bağdat’ta bekleyin der. İyi bir Arap atı alıp, dört nala İstanbul’a dönmeye hazırlanır.
Yolda, bu adam bu parayı hemen öyle vermez diye düşünüp bir plan kurar İstanbul’daki dostlarında plan için yardım ister.
- Ertesi gün tüccarın dükkanına iki kadın gelir.
Tüccara,
- Sorup soruşturduk bu civarda en dürüst, en güvenilir kişi sizmişsiniz.
 Biz Hicaza gideceğiz, size bu iki çantayı emanet etmek istiyoruz, derler. Çantaların içinde inci, altın, pırlanta ve  mücevher gibi değerli eşyalar bulunmaktadır.
- Olur da gelemezsek bunlar size helali hoş olsun bize bir dua okutur, belki bir hayrat yaptırırsın derler.
- Bunları duyan tüccar sevinçten uçar, Kadınlara hürmet ve ziyafet de bulunur.
- Bu sırada kervancı içeri girer,
Bunu gören tüccar, daha kervancı lafa başlamadan,
- Yahu hoş geldin bizim hesapta bir yanlışlık olmuş, paralarını ayırdım. Çocuklara da tembihledim, eğer ölürsem kervancının parasının mutlaka verin. Ben kul hakkı yemem der ve  kervancının kalan parasını geri verir. Bu sırada kadınlar,
- Biz bu sene gitmekten vazgeçtik, kısmetse seneye! Deyip dükkandan dışarı çıkarlar.
Oyuna geldiğini anlayan tüccar, kervancının peşinden koşup,
- Hani sen Mısır'a gidecektin yaktın beni! diye bağırır Atına binen kervancı,
- Yanlış hesap adamı Bağdat’tan geri döndürür der ve yoluna gider.
 
KISSADAN HİSSE:
Geçimini asgari ücretle  karşılayan   insanları düşündüm. Asgari ücret içersinde aylık ulaşım giderini düşündüm. Bir de İETT’nin tıka basa yolcu taşımasına rağmen nasıl zarar ettiğini düşündüm. Öte yandan Minibüs taksi ve Halk otobüslerinin  plakalarının veya hatlarının kaç liradan alınıp satıldığını düşündüm. Hesabın  içinden çıkamadım.
Sayıştay’dan bilgi talebinde bulundum. 6085 sayılı Sayıştay kanuna göre yapılacak işlem yokmuş. Bir de Maliye Bakanlığından bilgi talebinde bulunayım diye düşündüm. Elimde somut belge olmadığından bir işlem yapılamayacağı cevabını aldım.
Herhalde benim yazılar ya  Bağdat’a gidemedi. Ya da iyi bir muhasebeciden ders almam gerekiyor.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık