VATAN SAĞ OLSUN!


19 Haziran 2012 Salı 16:20
Beher Şehit Cenazesi ardından şehit yakınları bunu söylemektedirler. Veya cenazeye katılanlar tarafından “Kahrolsun PKK”.  Elbette “Vatan Sağ Olsun” elbette “PKK kahrolsun” ama bu böyle devam edemez.  Bakın bir zamanlar bir PKK’lı terörist öldürüldüğünde sahipleri ölüyü sahiplenmez hatta “Devlete baş kaldıran bizim çocuğumuz değildir” derlerken bu günlerde onlar da “bu da bizim şehidimiz” denilmektedir.
Bu durum neden bu düzeye geldi dersiniz? Bir düşünelim. Ne değişti de bu günlere geldik? Bütün bu soruların cevabı gayet basit “terörist ile mücadele yerine terörist ile müzakereye” başlamamız bu günlere gelmemize vesile olmasının başlıca sebeplerinden biri, bir diğeri ise “ileri demokrasi” safsatası. Burada hani bir tabir vardır “boynuz kulağı geçer” evet bu söze kinaye biz de “demokraside herkesi sollamış bulunmaktayız. Burada alınan karar ve yapılan kanunlar devletin bütün cıvatalarını “yalama” etmesine bile aldırmadan. Bu konularda Hükümetin almış olduğu buna benzer yanlışları olmuş meselâ  “komşularla sıfır sorun” diye propaganda yapmalarına karşın çok şükür şu anda “sorunumuz olmayan”  komşumuz kalmamıştır.
Konumuza dönecek olursak, siyasilerimiz bu konuda zecri tedbirler almalıdırlar. Vatan Sağ Olsun da kuru kuruya “Mehmetçik veya görevliler” ölünmesinler. Teröristin yuvası belli iken politikacılarımız “ara sıra çelik çomak” oynadıkları yerleri yasak savma kabilinden bombalatmaktadırlar.  Bu konuda Genel Kurmay Başkanları defalarca bu işin yolunu göstermişlerse de bu böyle olmayıp “müzakereye” vatandaştan saklanarak, hatta inkar edilerek devam edilmiştir. Şimdi bu durumda hangi Şehit yakını “Vatan Sağ Olsun” demeye devam edebilir ki. Vatandaş bakacak siyasiler çocuklarını en basit sebeplerden askere göndermemekteler. Meselâ (kılı döndü) de ee zengin de bir yolunu bulmakta olan fakir ve köylüye ihale edilmektedir. Bu da şu “ileri demokrasi”’den kaynaklanıyor olsa gerek. Ha unuttuk bir de “vicdani red” yahu bu vicdansızlar neyi red ettiklerini bir açıklasalar ya da öğrensek. Bunlar açıkça “biz zaten teröristiz bu yüzden terörist arkadaşlarımıza laf olsa dahi silah doğrultamayız” deseler de rol yapmaktan onlarda kurtulsalar bizler bilhassa geç anlayanlar da anlayabilsek.
Bir zamanlar her ne sebepten olursa olsun “askere alınmayan” delikanlılardan kendilerinde eksiklik dolayısıyla kahır eder hatta “intihar” edenler dahi olurdu. Bakın bu gün nerelere gelmişiz. Askerden kaçmayı bir meziyetmiş gibi anlatanlar dahi çıkmaktadır.
Peki, bu teröristler hakikaten Türkiye’den toprak koparabileceklerini düşünüyorlar mı? Veya Türk Milleti buna müsaade edecek mi? peki bütün bunlar ne anlama geliyor? Veya bütün bunlar olması birilerinin işine yaramaktadır. Şimdi bütün bunlar kimlerin işine yaradığını düşünüp ona göre tedbir almamız gerektiğini düşün meye kaldı.
 Düşünmek mi? Amaaan, Onu da düşünecekler düşünsünler.
Evet, maalesef bizler düşünme ve plan yapma özürlüyüz. Meselâ bir “Beş Yıllık Kalkınma Planımız” vardı bu plan her beş yılda tekrarlanır ama bir türlü kalkınamazdık. Şimdilerde ise plan milan hak getire. Şimdi plânsız iş mi olurmuş dediğinizi duyar gibiyim. Tabi ki planları olanlar var. Var ama işte bunu bu planları yapanları bulmamız gerekmektedir. Sonra da artık lehimize mi yoksa aleyhimize mi? Orasını da sizler düşünün benden bu kadar.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık