İsa DOGAN

Türkiye özgürleştikçe, daha adil ve eşitlikçi oldukça terör daha da tırmanacaktır


İsa DOGAN
4 Ekim 2012 Perşembe 18:57
Türkiye PKK üzerinden birçok güç ile mücadele halinde. Biz içerde nasıl daha demokratik, nasıl daha adaletli, eşitlikçi, özgürlükçü olabiliriz’i tartışırken okuduklarımızın, ilmimizin yanılma ihtimalini hesaba katmıyor, meselenin denkleminden dış güç faktörünün ne kadar büyük çarpan etkisine sahip olduğunu hesap etmiyoruz.
Sayın Başbakanın kongrede Kürt vatandaşlarımıza seslenmesinin nedeni de işte bu bakış açısıdır. PKK sadece Türkiyeli Kürtlerden oluşan bir örgüt değil hatta son yıllarda Türkiyeli Kürt sayısı  azaldı ve şu anda azınlık durumunda. Daha önce defalarca ifade ettiğim gibi artık PKK’ya bakarken  İran, Irak, Suriye  üçgeninde PKK üzerinden dolaylı bölgesel savaş gözüyle de bakmak gerekiyor.
 
Şu soru çok önemli:
Türkiye’nin büyümesi, gelişmesi kimlere  zarar verir?
Büyüyen bir Türkiye  demek bölgesinde  de manyetizma etkisi gösterir, komşularını da ardından sürükler.
Bölgede ekonomisi güçlü, halkı refah içerisinde, adalet mekanizması adilane, eşit fırsat imkanlarıyla halkına özgürlükçü bir  yaşam alanı sunan bir Türkiye’den kendi halklarına baskı uygulayan, demokratik olmayan,  otoriter yapılardaki  bölgedeki diğer  devletler hoşlanmayacaklardır muhakkak.
Bölgedeki ülkelerle  ilişkilerini halklar üzerinden değil de bu otoriter yönetimler üzerinden kuran büyük güçler de  böyle bir değişim rüzgarından hoşlanmayacaklardır.
Halkların yönetiminde olan bir ülke kolay kolay devletinin toprağını, doğal kaynaklarını başka güçlere peşkeş çekemez!
Bu nedenledir ki batı, yanında olan, biat etmiş otoriter yönetimlere  demokrasi tavsiye etmez. Demokrasi, yıkıcı bir silah gibi de kullanılabiliyor bu ülkelere karşı; otoriter  yönetimlere karşı en büyük silah demokrasi’dir ama Halklar için ise silah değil lütuftur.
Türkiye’nin on yılların statik davranış  kalıplarını yıkıp halkların yanında bir tutum takınması uzun zamandır işleyen çarkların aksamasına neden oluyor kanımca.
Bize on yılda bir askeri darbeleri hesap edenler aslında bizi bölgenin şartlarına uyarlıyorlardı. Bir Mısırlı, Suriyeli bize baktığında kendi ülkesindeki benzeri yapıyı görüyordu. Biz demokratik bir ülkeyiz diye kendimizi kandırıyorduk ama aslında onlardan pek de farkımız yoktu.
İşte son on yılda olan şey bu ayrışmadır. Ortadoğu’da demokrasi batılı güçler tarafından yasaklanmıştır, istenmeyen bir durumdur buralarda Demokrasi.
Türkiye, işte böylesine büyük bir oyunun çarkına çomak sokuyor, zihinleri kurcalıyor, ezberleri bozuyor.
Sizi temin ederim ki,  biz özgürleştikçe, daha  adil ve  eşitlikçi oldukça terör daha da tırmanacaktır.
--------------------------
 
SİZ,
- Vatandaşlık kavramı yerine Netdaşlık  kavramına alternatif görenler
- Dünyayı düm düz diye algılayanlar
- Çok inanmanın radikal az inanmanın liberallik olduğunu düşünenler
- “her koyun kendi bacağından asılır “ sözünü  insanları  ayıklamak olarak görenler
- Kitabın tamamını okumak yerine özetini okuyanlar ve bu sayede bilmiş geçinenler
- İnsanların zihnine değil de kıyafetine göre konuşanlar
- Az okuyup çok duyup  ve her duyduğuna, okuduğuna düşünmeden inananlar
DAN MISINIZ ?
 
Eğer “Evet” ise  yeni dünya düzeninin neferlerisinizdir.
Peki, bu iyi bir şey mi?
Etrafınıza bakıp, insan ilişkilerindeki yapaylığa bakıp siz karar verin.
Ama ben bu dünyanın takipçisi olmamak için eski kafalı, alaturka, gelenekçi olmayı tercih ederim.
Size bir  karma yemek sunuyorlar ama içinde ne olduğunu sormamanızı istiyorlar, iste yeni dünya düzeni bu: sorgusuz, sualsiz, sorumsuz bir kültürelleşme.
Sağlıcakla kalın.
 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık