TEŞEKKÜRLER ZEKERİYA ÖZ


14 Ağustos 2013 Çarşamba 19:47
Türk yargısı 18 Eylül 1920’de İstiklal Mahkemeleri ile başladığı cuntacı hastalıktan 05.08.2013 tarih itibariyle kurtulmuştur.
Türk Milleti adına karar verdiği zannedilen İstiklal Mahkemeleri, 3 Ali (Kel Ali, Kılıç Ali ve Necip Ali) olarak bilinen cellatlarla İstiklal Mahkemeleri’nde millete milletin adına karar vererek kan kusturmuştu. 3 Ali İdam kararları verirken, “adı geçen kişilerin idamına, delillerin bilahare toplanmasına” şeklinde milleti hizaya getirmeye çalışıyordu.
Türk Milletinin hakimleri bu sefer 1958 yılında Menderes’e yapılacak olan darbe girişimlerini haber veren Samet Kuşçu’yu cezaevi ile cezalandırırken, darbecileri Türk Milleti adına salıvererek ödüllendiriyordu.
Tarih 27 Mayıs 1960’ı gösterdiğinde ise, bu sefer Türk Milleti adına karar veren hakimler Halkın %50’sinden fazlasının oyu ile seçilen başbakan Menderes’e idam kararı veriyordu.
1971 muhtırası ve 1980 darbeleri hakimler eliyle millete çıkarılan faturalarla aklanıyordu.
Tarih 1991 yılını gösterdiğinde Türkiye’nin en büyük hakim ve savcı kadrolaşması dönemin Alevi bakanı Mehmet Moğoltay ile yapılıyordu. Moğoltay döneminde 5000 hakim ile kadrolaşmanın zirvesi yaşanıyordu.
Moğoltay’ın atadığı hakim ve savcılar 28 Şubat döneminde Genel Kurmay Başkanlığına brifinge gidiyordu. O hakimlerin arasında 367’nin mucidi Sabih Kandoğlu’nu da unutmamak lazım. Hani darbeciler ne zaman sıkışsa hukuk fetvası aldıkları Yargıtay’ın onursal Başsavcısı.
Rahmetli Erbakan Hoca’nın partisini kapatmak için,  bu sefer millet adına sahneye çıkan kişi Vural Savaş oluyordu. Hukuk ve adalet katledilerek 1995 seçiminde birinci çıkan Refah Partisi bu savcı eliyle kapatılıyordu. Partinin kapatılmasını açıklayan ise dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer oluyordu.
Siirt’te okuduğu şiir yüzünden hakkında atılmadık iftira, yazılmadık yalan haber bırakılmayan Recep Tayyip Erdoğan için bu sefer Millet adına cezalandırıcı rolünü Nuh Mete Yüksel üstleniyordu.
Tarih 1999 yılını gösterdiğinde ise, Adana Cumhuriyet Savcısı olduğu dönemde “12 Eylül darbesi" nedeniyle 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren hakkında dava açan Sacit Kayasu'nun başına gelmeyen kalmıyordu. Türk milleti adına karar veren hakim ve savcıların başı konumundaki HSYK Sacit Kayasu’yu meslekten ihraç ediyordu.
 
Tarih 2005 yılını gösterdiğinde ise, hazırladığı “Şemdinli İddianamesinde” dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt’la ilgili iddialar üzerine HSYK, Van Savcısı Ferhat Sarıkaya’yı meslekten ihraç ederek susturuyordu.
Kararların TÜRK milleti için verildiği belirtilirken, hiçbir kararda ise MİLLET yoktu. Sadece ve sadece DARBECİ’leri aklama vardı.
İşte tüm bunlara açtığı Ergenekon Terör Örgütü davası ile son veren cesur, kahraman ve yiğit Savcı’nın adı Zekeriya ÖZ.
Allah yolunu açık etsin.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık