ŞÜKRÜ KAYA

Terör gündemimiz


ŞÜKRÜ KAYA
24 Ağustos 2015 Pazartesi 10:48
Ülkemizde artan terör olayları, kitlesel felaketleri, ailesel ve ferdi felaketlerimizi bu felaketlere - olaylara medyanın, bizim bakış açımızı sorgulamamız gerekiyor. Terör ve felaket olaylarını, tükettikçe tüketir olduk. Medya da her olayı ayrıntılarıyla bize sunuyor. Sunmak için yarış ediyor. Burada çok büyük bir problem var.
Yakın zamanda başlayan gittikçe şiddetlenen terör olayları olsun, gazetelerin 3. Sayfa haberleri olsun, mümkün olduğunca olayların tüm ayrıntıları ile bize sunuyor! Bu şekilde haberler ne sağlamış oluyor. Vatandaşa ne tür mesajlar veriliyor… ? sormamız gerekiyor. Evet, içimiz yanıyor. 19 Ağustos’ta 8 şehit haberi de aldık…! Daha dün bombalama olayları oldu. Bu olayları ulusal medya etraflı, bütün yönleriyle verdi. İyi de bunu yaparak reytinglerini arttırmanın dışında terörün reklamını yapmış olmadılar mı? İnsanlarımızda korku imparatorluğu olgusu yükselmedi mi? terör ve felaketlere karşı yâdsıma, alışkanlık geliştirmediler mi? Bu alışkanlık, kişiler ve toplum için alt bilincinde şiddete karşı eğilim, diğer yönden de kişisel –toplumsal hastalıkları tetiklemedi mi?
Ülke olarak, toplum olarak, medya olarak, bu olaylara karşı nasıl hareket etmemiz gerektiğini, ulusal mesajlarımızı, uluslararası görüntümüzü nasıl vermemiz gerektiğini gerçekten masaya yatırmamız gerekiyor. İngiltere’de IRA teröründen yıllarca ne çektiğini biliyoruz. Yıllarca süren şiddetli terör olaylarından ne hatırlıyoruz? Ayrıca IRA’nın yaptığı terör olaylarında, bombalamalarda gördüğümüz görüntüler ne idi. Güvenlik tedbiri alan güvenlik güçleri ve saldırı yapılan binanın olayın vahametini göstermeyecek açıdan çekilmiş görüntüleri… İngiltere’nin Başbakanlık binasına IRA’nın saldırı yaptığını kaçımız biliyoruz? Bilsek de ne hatırlıyoruz. İngiltere terörü nasıl yendi, şimdi anlıya bildiniz mi? biz ne yapıyoruz? Terör olaylarını olabildiğince çıplaklığı, vahşiliğini, vah hamiyetini ortaya döküyor. Teröre prim veriyor, reklamını yapıyoruz. Böylelikle de terör örgütlerinin primini arttırıyoruz. Uluslararası güçlerde ona göre bu örgütlere iş veriyor. Türkiye’nin uluslararası alanda gardını düşürmeye, kendi hesaplarına göre Türkiye ve çevresini tasarlamaya çalışıyor.
Artık bizim şiddet eğilimli haberlerde dikkatli olmamız gerekiyor. İnsanımıza, toplumumuzda şiddete eğilimler, suç işlemeye eğilim içinde olma, insanlara zarar verme normalleşiyor! Toplumsal afetler, aile içi şiddetler normalleşiyor! Toplumumuzun fotoğraflarının çekilerek esaslı şekilde bu problemli yönlerimizin düzeltilmesi için hep beraber kafa yorup, düzeltmemiz gerekiyor.
* * *
Sigara belası
Sigaranın insanlara, toplumumuza verdiği zararı ayrıntısı ile belirtmem gerek yok. Bir türlü sigara felaketi ile başa çıkamıyoruz. Sigaranın insanlar için nasıl bir felaket olduğunu psikologlar ve toplum bilimcilerce tekrar masaya yatırılması gerekiyor. Sigaranın üzerine sigara öldürür yazarak insanları sigara bırakmasını sağlayamazsınız. Bence tersi durum var. Sigara üzerindeki fotoğraflar yazılar, gizli reklamı içeriyor…
İşe gitmek için İETT otobüslerini tercih ediyorum. Sigara içenler önceden durak çevresinde sigara içer, durak, içerisinde oturup içmeyenleri rahatsız etmezdi. Şimdi durak içinde sigara içmeler arttı. İçen kişiyi uyardığımda yasak yazmıyor ki!! dedi. 153 çağrı merkezini aradığımda açık alan! dendi. Durakların açık alan sayılıp sigaraya prim sağlanması doğru mu?
Hani sigaraya savaş açmıştık?…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık