İsa DOGAN

SULTANBEYLİ'DE 2B MUAMMASI!


İsa DOGAN
10 Haziran 2012 Pazar 19:42
2B için başvurular başladığı halde neden rayiç bedeller açıklanmıyor? Yoksa sağda solda yazılıp çizilenler doğru mu? Eğer Sultanbeyli için kulaktan kulağa dolaşan o yüksek rayiç bedeller doğru ise bu AK Parti için bu bölgelerde siyasi bir intihar olabilir. Çünkü Sultanbeyli’nin ortalama gelir düzeyi düşük. Hak sahiplerinin büyük çoğunluğu geçimlik yaşayan insanlardan oluşuyor. Çoğu zamanında dişinden tırnağından biriktirdikleriyle ev sahibi olmuş insanlar. Bu insanlar sağda solda duyulan yüksek bedeller üzerinden talep edilen rakamları ödeyemezler ya da ödemek için ağır bir borç yükünün atına girecekler. Bence bu sessizliğin arkasında yatan neden budur.
Devlet, vatandaşına gelir kaynağı gözüyle bakarsa, vatandaş devletten uzaklaşır. Maliye bakanlığı 10 yıllık alacaklarında dahi enflasyon oranı kadar artışla reel alacaklarını yapılandırırken, devletin 2B'liden bugünün rayiç bedelleri üzerinden bedel talep etmesi tutarsızlıktır. Bu insanlar gayrimenkul değer artışlarından kar sağlayan insanlar değil. İçinde yaşayan, başka gidecek yeri olmayanlardır. Burada önemli olan devletin hangi bakış açısıyla baktığıdır? Arsa değerini yani rayiç bedelleri artıran da aslında bu insanlar. Çünkü talebi yaratan bu insanlar. Zamanında Anadolu’nun değişik yerlerinden zorunlu olarak göç edip, iki göz bir ev sahibi olmak için çalışıp bu bölgelerde ev sahibi olanlardır bu insanlar. Ve bu insanların büyük çoğunluğu özellikle Sultanbeyli'de düşük gelir gurubundadırlar. Burada bir De Facto durumu hâsıl olmuştur. Yani devletin de göz yummasıyla bir düzen tesis edilmiştir. Şimdi de çıkıp bu durumdan sadece gelir sağlamayı düşünmek bu insanlara haksızlıktır. Bu insanlar yaşam derdindeyken, bu kadar yüksek bedeller talep etmek kasabın bakış açısıyla bakmak gibidir.
------------------------------------- 
GÜNDEME DAİR DÜŞÜNDÜKLERİM
CHP'nin Kürt sorunu konusunda tavrını değiştirmesinin siyasal açılımı: Sadece ulusalcıların, kemalistlerin değil her kesimin partisi olma gayretidir. Bu sayede iktidar alternatifi olabileceğini göstermeye çalışacaktır. Bu, köklerinde ulusalcı, kemalist damara inen bir parti için zor bir değişiklik. MHP'nin tavrı ise mevcut olanı koruma üzerine inşaa edilmiştir. MHP’yi farklı kılanı alırsanız, diğerlerinden bir farkı kalmaz. CHP'nin girdiği yol tabanı açısından riskli olduğu gibi kendini AK Partiyle eşitleme bağlamında da siyasal riskler içeriyor. MHP, bu tavrıyla CHP'nin ulusal ve Kemalist seçmenini kapabilir. Ama CHP'nin AK Partiyle aynı kulvara girmesi CHP’ye AK Parti'den ne kadar oy kaydırır? Bence Kılıçdaroğlu riskli bir oyun oynuyor. CHP'yi mutasyona uğratmak yeni bir oluşum oluşturmaktan daha zor ve de riskli.
-------------------------------------
Size bir soru!!
Akil adamlar kimlerdir? Nasıl tespit edilir? Bu kişilerin siyaset üstü olduğunu nasıl bilebilirsiniz? Hani var ya "CHP'nin ve BDP'nin, Akil adamlar Kürt sorununu çözsün" çıkışı. Ben de soruyorum kimmiş bunlar diye. Demokratik hakkımızla seçtiklerimiz akil değil de feodaliteden kalma "Bölgenin sevilen, sayılan kişileri" mi akil? Kimlerin nezdinde akiller? Bence bu öneriyi sunanlar acziyetlerini ifade ediyorlar. O halde bir de "Akil Adamlar Seçimleri" yapalım. Ne dersiniz? Kutu içinde kutu gibi kendimizi aldatmaktan başka bir şey değil bu.
Sağlıcakla Kalın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık