İsa DOGAN

SİSTEMİ SORGULAMAK!


İsa DOGAN
24 Kasım 2011 Perşembe 19:05
Değerli Dostlar,
Batı ekonomilerinde neler olur?
Gelişmiş ekonomileriyle batı, bir türlü ekonomik krizlerden çıkış yolu bulamıyor. Sistemin tıkanıklığına hep bildik formüllerle çare aranması da bu acziyyetin bir ispatı.
Peki, neden çözüm bulunamıyor?
Sistemin tarihsel sürecine bakarsak;...... Serbest piyasa ekonomisi, karma ekonomi ve son aşamada küreselleşen dünyanın sınırları kaldırdığı, kamuyu küçülten, şirketleri büyüten ulus şirketleri değil de uluslararası küresel şirkerleri oluşturan "milli olmayan şirketler" topluluğuna dayalı bir model ortaya çıktı.
Sorun, kamunun gözetiminde, korumasında olan düşük ve orta gelirlilerin kamunun gücünün azalması nedeniyle acımasız, kimliksiz, aşırı kar güdücü şirketlerle başbaşa kalması olabilir mi?
Demokrasinin Bayram Otel'in dış kaplamaları gibi sadece bir kılıf olduğu gerçeğini görerek, elitlerin seçtiklerini seçenlerin sistemi olmadığını kim inkar edebilir.
Dolayısıyla aslında yöneten kesim siyasetçiler değil, arkalarındaki görünmek istemeyen ama yönetmek isteyenlerdir.
Bu gerçekleri eminim birçok kere duymuşsunuzdur. Ancak bunlar bir efsane değil gerçek."Dünya şirketlerin kontrolünde yönetiliyor" demek gerçekten boş laf değil!
---
Söyleyin bana!
Bir siyasi partiyi kurmak para ve güç istemez mi?
Siyasete girdiğinizde yukarılara çıkmak para ve de güç istemez mi?
Evet, bazı istisnai örnekler var ama para ve güç olmadan siyasette yukarı çıkmak hiç de kolay değil.
Böylesi bir denklemde size "seçin!" diye sunulanlar aslında başkalarının seçtikleri olmuyor mu!
 
Türk Karahanlı hükümdarı için yazılmış  Kutadgu Bilig'de sultanın halkını yönetirken fakirin yükünü orta sınıfa, orta sınıfı yükünü zengine yıkmanın ülkeyi zenginleştireceği, zengin ülkenin de hazineyi, hazinenin de orduyu büyüteceği yazıyor. Tüm bunların temelinde de "adalet" olması gerektiği ifade ediliyor. Adalet olmadan devlet sağlam temeller üzerine inşaa edilemez.
Orhun Abidelerinde de der ki "Halk mutlu olmalıdır, halkın mutlu olması için karnının tok olması lazımdır".
Peki, günümüzdeki sorun neydi?
Zenginin yükü fakir ve orta sınıfa yüklenmiyor mu?
Halkın devlete olan etkinliği zayıflamıyor mu?
Artık demokrasi değil şirketokrasinin hakim olduğu bir sistemde yaşıyoruz.
Bugün yaşanan krizin müsebbibi düşük ve orta sınıf değil. Zenginlerin aç gözlülükleri.
Eskiden fabrikası olan zengindi, şimdi faiz ve de manipülasyonlarla üretmeden para kazananlar daha zengin. Üretmiyorlar, sömürüyorlar. Üretmeyip istihdam sağlamadıkları gibi çeşitli hile ve desiselerle başka halkların tasarruflarını da para politikalarıyla gasp ediyorlar.
Anlat anlat bitmez !
Sistemin çürük tahtası çok ama çürük tahtanın üzerinde sitemin hakimleri bulunmadığından umurlarında değil.
Denge: Biri fakirleşirken diğeri zenginleşme değildir, biri zenginleşirken diğeri de bu zenginlikten pay almasıyla oluşur.
Haftaya aynı yerden devam edeceğim.
Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık