İsa DOGAN

Paylaşılamayan Dünya!


İsa DOGAN
26 Kasım 2012 Pazartesi 17:21
Değerli Dostlar,
Dünya var oldu olalı sürekli çatışmalar yaşanıyor ve yaşanacak. İnsanın doğası gereği bencil, kindar, hırslı olabildiği gibi sevecen, merhametli, hoşgörülü de olabilen karma özellikler taşıyan bir canlı.
Kendini anlamak için bilime başvuran bir canlıdır insan.
Ama aynı zamanda kendini yok etmenin yöntemleri için de bilime başvurur.
Peki, nedir bu kavganın sebebi ki kendi cinsimizi acımadan öldürebiliyoruz?
Paylaşılamayan ne?
Dünya mı?
Toprak kavgası, pazar kavgası, dinler ve mezhepler kavgası... vs.
Hepsinin özünde güç savaşı var!
Çünkü insaniliğimizin en ağır basan tarafı ahlaki olanı değil hayvani olanıdır. Zihinlerimizi doyurmak için değil karınlarımızı doyurmanın savaşıdır bu.
Batı, yüzyıllarca hor gördüğü Yahudi ırkını orta doğudan sevmeye ve kollamaya başladı.
Ne oldu yüzyıllık, hatta bin yıllık nefretlere?
Böyle inatçı bir ırkın orta doğuda huzur bırakmayacağını bilmeyen yoktu.
Acaba istenen de bu stratejik coğrafyanın sürekli kaos içerisinde batıya dilenci kalması mı?
Ortadoğu, dünya tarihinde hiç olmadığı kadar karmaşık ve de kaos içerisinde.
Ama sonsuza kadar hiç bir zulüm devam edemez. Çünkü hayvaniliğimizin en tepe noktasında bizi diğer canlılardan ayıran insaniliğimiz başlar: Yahudi de olsa insana insan olarak bakmalı, bakacak da.
Soykırıma uğramış olan bir ırkın kendi geçmişiyle yüzleşip, empati kuramaması çok manidardır.

Dünya 21.yy’da yeniden şekilleniyor. Yeni bir dünya düzeninin ayak sesleri duyuluyor. Eski dünya artık bu düzeni kabul etmiyor, daha fazla adalet ve hak istiyor. Eski Dünya dirilirken mevcut yapıların statülerini devam ettirmesi imkansız.
Sayın Başbakanın Dünya uluslararası sisteminin değişmesini dillendirmesi bu ayak seslerinin duyulmasındandır.
Bakın ilk defa Gazze’ye Arap birliğin dokuz dışişleri bakanı ve Türkiye Dışişleri Bakanı gittiler. Şu mesajı vermiş oldular: Artık eski düzen yok, sesimiz bundan sonra daha çok çıkacak.
Akabinde gelen Ateşkesin ben bu duruşla alakalı olduğunu düşünüyorum.
Bizim önce bu bölünmüş islam coğrafyası yapısından kurtulmamız gerekiyor. O zaman bölgenin kaderi değişebilir.

İsrail, karadan ve havadan duvarlarla nazi paranoyasını atlatamaz. Çünkü hayvaniliğinin bu kadar hırçın olmasının nedeni köşeye sıkıştırılmış bir kedi gibi kendinden başka herkesin onu ısıracak köpek olarak görmesindendir.
Bu korku ve paranoya hem İsrail halkı için hem de dünya için sağlıklı bir uzlaşı zemini de asla doğurmaz.
-------------------

İnsanoğlu birey olarak savunmasız!
Televizyon ve İnternet’in yarattığı global kültüre karşı ne kadar korunabiliyoruz?
Görselliğin, tüketimin cazibesinin sergilendiği bir dünyada zihnimize yönelen okların insanda yarattığı tahribat yıkıcı boyuttadır.
Bu kadar yoğun görselliğin zihnimizde yaptığı etki inanç ve davranış kültürümüze atılan top mermileri gibi yavaş yavaş insanın iç dünyasını paramparça ediyor.
“Avatar” ,“Örümcek adam” , “Süperman” ve bir çok bilim kurgu filmleri gibi seyri eğlenceli ama zihninizde yarattığı doğa üstü, tanrısal olmayan arka planlar hiç de öyle masum değildir. Günümüz bilişim dünyası sizi gerçeklikten hayal dünyasına götüren ve orada inancınızdan parça parça koparan bir dünyadır.
Eskiden toprak işgal etmek için savaşlar yapılırdı. Bugün toprak değil kültürler işgal ediliyor. Eskiden sayısal ve fiziki kapasitenizle güçlü iken, bugün hakim olduğunuz sosyal psikoloji ile güçlüsünüz. Güç faktörünü değiştiren en büyük etken ise bilişim teknolojisinin etkinliğidir.
Medyanın gücü de işte tam da burada yatmaktadır. Savunmasız olan zihnimize düşündürülmek istenenler kolaylıkla ulaştırılır.
Görselliğin kendisinden ziyade yarattığı arka plan önemlidir. Çünkü asıl mesaj orada yatmaktadır. Düz bir görüntü gibi gelen bir görselliğin arka planında size ulaştırılan mutlaka bir mesaj vardır. Zaten görselliği yaratan kişinin de amacı aslında bir mesaj vermektir. Bu mesajlar bazen cinsellik olur, bazen de din, aile gibi temel kurumlara yönelik olabilir.
Soğan ve ekmekle yaşayan bir Afganistanlı, Bengladeşli aileye televizyonda yayınlanan bir şampuan reklamındaki renkli, canlı, cezbedici görsellikler o insanın zihninde neler çağrıştırıyordur sizce?
Artık o sevdiği ekmek ve soğanı o kadar iştahla yiyebilecek mi sizce?
Yoksa dünyanın en sefil insanı olduğunu düşünüp iç mi geçirecek?
Unutmayın!
Görünenden ziyade arkasındaki mesaj önemlidir!
--------------
Soğuk savaş döneminde halk isyanları komünizm düşüncesine dayandırılarak bastırılıp, önemsizleştirilirdi.
Bugün soğuk savaş yok ve Arap Baharı denen halk ayaklanmalarının kanalize edildiği tek nokta yeni batı paranoyası olarak “Radikal İslam”dır.
Dün ayaklandığında komünist, bugün ayaklanırsan radikal islamcı’sındır!
Batı, kendine hak gördüğünü İslam coğrafyasına görmüyor.
Dün komünist olma diyenler, bugün demokratik olma diyorlar!
Bugün "demokrasi" kavramı Ortadoğu ve Afrika coğrafyasında batı için tehdit olarak algılanıyor!
Tuhaf değil mi?
Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık