OKUDUKLARIMIZI ANALİZ ETMEK!


4 Ocak 2012 Çarşamba 18:26
Kendisini dünyanın jandarması ilan edenler, dünyayı kendi çıkar ve görüşlerine uygun hale getirmek için her türlü oyun ve “dalavere” çevirmekten geri durmamaktadırlar.
Şu ”Arap Baharı”nı ele alacak olursak, dünya basını olsun yerli basın olsun <tabi bazılarını tenzih ederim> kendi bakışları açısından haberleri eğip bükmekte millete aktarması gereken haber ve yorumları “dürüst habercilik” ilkesine de ters olarak aktarmaktadırlar. Bunda artık, hangi duygularla hareket ettiklerini bilemeyiz
Sayın Arslan Bulut’un Pazar günkü yazısına atfen Mısır’daki hadiseleri Anadolu Ajansının “yasa dışı döviz soruşturması”nı ayrıntısız verdiğini yazmakta, devamla kendi gayretiyle bunu yabancı haber ajanslarından tamamladığını söylemektedir. Yazıda  “peki nedir bu önemli haber?”  diyecek olunursa, “Kahire’de 17 sivil toplum kuruluşunun bürolarının arandığını, buralarda ‘ülkeye dışarıdan yasadışı mali kaynak aktarıldığını’  iddia edildiğini” yazmaktadır.  Burada yazılanların tamamını alacak değilim isteyen internetten bakabilirler. Burada dikkat edilmesi gereken konu PARAlar,” bu büroların hemen, hemen tamamına yakınının, Yugoslavya’yı bölen Doğu Timor’u Endonezya’dan ayıran ve ağlarına takılan bütün ülkeleri bölen  “vakıf ve kuruluşlar” tarafından gönderildiğidir.” Denilmektedir.
Bu büroların aranmalarına itiraz eden kuruluşlar da bunların olduklarını belirten Bulut,” Hüsnü Mübarek’in devrilmesi,  ABD Büyükelçisi Anne Patterson tarafından bu ve bununlar gibi örgütlere “31 milyon Euro aktarıldığı” yönündeki açıklamaları delil olarak gösterilmektedir”. Denilmektedir ayrıca, “Mısır’daki İnsan Hakları Örgütlerinin ortak açıklamaların da <Askeri Konseyin “örgütlerini karalamaya çalıştıklarını” ileri sürmüşlerdir.
Yine Bulut’a göre “kimmiş bu <BAHAR>ın arkasındakiler?  NDI, IRI ve Konrad Adenauer Vakfı’dır.  Arap Baharı’nın arkasındaki güçlerin kimlerin olduğu bu itiraflarla açığa çıkmıştır.” Deniliyor. Arıca BM İnsan Haklarından sözcü, Ravina Şamdasani <Mısır Askeri Konseyinin “İnsan haklarını savunan guruplara” gereksiz sertlikte müdahalede bulunmuştur.” Diye demeç vermiştir.> ayrıca Libya’da da benze uygulamalar ve açıklamalar yapılmıştır.
Bütün bunlar göstermektedir ki bu Bahar “sarî” bulaşıcı hastalık gibi değil de BOP kapsamında yapıldığı şu an “bahar” mevsiminin Suriye üzerinde dedir. Sonra sıra ile İran ve de akabinde bize de geleceği TBMM de yapılan konuşma ve demeçlerden de anlaşılıyor.
Sakın bizde olan hadiselerin bu “Bahar”la alakası yok demeyin, bilhassa dış basında son sınır ötesi olay hakkındaki yorumlara bakılacak olursa en masumu “kışkırtmadır.”
Mutlu ve gönlünüze göre “yeni bir yeni yıl” temennisi ile.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık