Kaya KILIÇ

Neden dünyaya bu kadar duyarsızız


Kaya KILIÇ
13 Eylül 2011 Salı 19:52
Öğrenci belgelerini almak üzere bir okulun yönetimine uğradım. Kapıdan içeri girince hararetli bir sohbet vardı içeride. Yönetici ve öğretmen arkadaşlar Arap baharı denen Avrupai/Amerika’nı oyunları konuşuyorlardı. Her biri kendince ya Kaddafi’ci veya NATO’cu olarak konuşuyor ve tartışıyorlardı. İlk bakışlar ve anlatılanlar karşısında; bizim hocalar, bayağı bayağı bu iş üzerine eğilmiş ve araştırma yapmışlar dedim kendi kendime. Hani bu konular hep berber tezgahlarında, kahvehanelerde veya insanların boş zamanlarında sohbet geçirdikleri dernek/lokal vb. yerlerde konuşulur zannederdim. Yanılmışım. Bizler her konuda olduğu gibi bu konuda da kendimizi uzman olarak çoktan kabul etmişiz ve yorumları en yüksek perdeden konuşuyoruz bile. Şimdi diyeceksiniz ki ne alaka öğretmenler bu konuda konuşamazlar mı? Konuşurlar tabi ve en akılcıda onlar konuşurlar hemi de. Ama öyle değil maalesef. Birileri Kaddafi’yi ateşli bir şekilde savunuyor diğerleri ise NATO’yu. Bunda ne sakınca var kardeşim dediniz değil mi? taraf olmada ne gibi bir sakınca var ki? Dünya böyle karşı tarafların yaptıkları karşı görüşlerin oluşmasıyla ve tezlerden dolayı savaşıyor veya barışıyor ne var ki bunda. Bende taraf olmalarından dolayı bir eleştirim yok işi neredeyse kavgaya getirmeleri ve kısacık zamanda birbirlerine “sen ne anlarsın” dan sonra cepheleşme ve sağ/sol kafa durumuna getirmeleri.
Laf arasına nasıl girerim edasından ve oradaki durumdan sıkıldığımı belli edeyim diye, sevgili hocam evraklar hazır sanırım diye bir soru yönelttim. Amma duyarsızlaşmışsınız hocam diye bir cevapla karşılaştım. Hala oradan ayrılma ve bu girdabın içine girmeme çabam beni bir anda iki dakika beni dinlerseniz dememle başladı. O kaba konuşmalar ve ağır ithamları yapan insanlar gitmiş ve yerine buyur diyen bir topluluk halini aldı. Aklımdan geçen ise beni çokta ilgilendirmiyor demek gelse de onun yerine tartışmaya dahil olacak bir söz söyledim. Hırsızı ve zalimi sevmiyoruz değil mi? diye bir soru yönelttim. Hep bir ağızdan veya kafa sallamak suretiyle evet işaretini aldım. O zaman bizim zalim veya bizim hırsızımız olabilir mi? hayır imasını hepsinde gördüm. Arap halkları, Iraklılar, Afganlılar veya bir başka demokrasi isteyenler bunların sonunun ne olacağını biliyorlar mıydı peki. Hayır. O zaman bir musibetten kurtulmak için nasıl dua ettiğini biliyor musunuz? Dedim. Hayır dediler. Allah’ım beni bu beladan/musibetten bir kurtar sonrası ne olursa olsun dediğini biliyor musunuz? Evet dedi oradakilerden birisi ve ben bu duayı bir keresinde adres göstererek dilemiştim diye. Detayına girip işi biraz daha uzatmamak için şöyle dedim. Arkadaşlar bu iş evlilik gibi bir şeydir. Bay/bayan evlenirlerken çok hayırlı gördükleri şeyin bazen yakın bir zamanda felaketleri getireceklerini nereden bilebilirler ki. Saddam’dan kurtulmaya çalışan Irak halkı, şimdi daha büyük bir belayla karşılaştı diye; Saddam gibi bir diktatörü yeniden başımıza getir diye dua eder mi? gülüşerek, herkes senin tezine göre evet dedi. Ama ben bunun da doğru olmadığını söylüyorum ne diyeyim.
Ülkemizde her şey yolunda mıdır? Veya bu hükümetin her yaptığı doğrumu dur? Hayır, diğerlerine göre en doğrusu veya doğruya en yakınıdır dediler. İşi siyasi bir polemiğe sokmamak adına; değerli hocalarım, biz insanlar ve halklar yaşadığımız ortamlardan ve dünyadan etkileniyoruz. Bu bazen iyi bazen ise kötü olabiliyor, ama en kötü karar kararsızlıktan iyidir öyle değilmi? evet o zaman birilerinin diretmesiyle de olsa o bölgenin insanlarının yanlışa yanlışlada olsa dur demeyi öğrenmesinde ne kayıp var. Elbette bunların hiç birisi olmadan olsa en iyisi ama maalesef, insan yapısı olarak böyle. Kendine bir yer buldu mu? her şey ve bütün imtiyazı kendinde kabul ediyor. Mesela bizim ülkemiz; adamlar bir makamı elimize geçti mi? hem padişahlığa karşı (monarşiye) hem de en büyük padişah olup çıkıyor. Sendika başkanlarımızdan birisi otuz yıldan fazladır belki daha fazladır orada ve buna kimse diktatörsün bile diyemiyor. Bunları uzatabiliriz, gerek yok çünkü bu işler hep böyle gidiyor. Son olarak iyi ki hak arayan halklar var, yanlışta yapsa diktatör ve ona benzerleri olanları deviriyorlar. Hak arayan ve haklı olmak ümit ve dualarla kalın sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık