İsa DOGAN

Ne dersiniz, yeni bir dünya kurmak gerekmez mi?


İsa DOGAN
24 Haziran 2013 Pazartesi 18:27
Türkiye bugünlerde  neleri gördü diye tarihe bir not düşmek lazım!
İlk defa birbirinden zıt ideolojiler ve fikirler bir arada eylem yaptılar: Bir yanda Atatürk resimleri varken hemen yanın terör örgütü ve illegal örgütlerin bayrakları, aşırı sosyalistler ve ulusalcılar, Ülkenin zengin ve elitist kesimiyle fakir sosyalist insanlar, emperyalizme karşı olanlar ile küresel medya grupları.
İnsan sormadan edemiyor: Bu nasıl bir koalisyon?
Ama sonra şu atasözü aklıma geldi: Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.
Demek ki bu grupların hepsinin ortak düşmanı Recep Tayyip Erdoğan.
Erdoğan gitsin de gerisi önemli değildir bunlar için.
Peki Erdoğan ne yaptı da bu guruplar harekete geçtiler?
Uyuyan  devi uyandırdı!
Ne güzel Osmanlıdan sonra kendi içine hapsolmuş, yeri geldiğinde Batı için savaşan, etliye sütlüye karışmayan, hoşlarına gitmedi mi bir askeri darbe ile kolayca  alaşağı edilen  bir ülke idi Türkiye.
Oysa şimdi kontrol edilemez bir hale geldi. Kaybettiği hafızası yerine geliyor, eski emperyal gücüne doğru adımlar atıyor.
Böyle bir Türkiye’yi Batı istemiyor.
Böyle bir Türkiye Batı’nın planlarını bozabilir.
Türkiye’de ikinci  bir   bir Mustafa Kemal istemiyorlar!
------------------
Fakirin yanında olan bir Başbakanı zenginler ve elitistler sevmezler!
Çünkü fakir insanlar, zenginlerin sömürü kaynaklarıdır. Fakir zenginleşirse, zengin güç kaybeder!
Fakir güçlenirse, başını kaldırırsa, düşünme kabiliyetini geliştirirse, zengin irtifa kaybeder.
Son 10 yıldaki orta sınıfa bir bakınız: Orta sınıf büyüyor ve genişliyor ve pastadan daha fazla pay istiyor.
Fakiri orta sınıfa dahil eden bir Başbakanı kapitalistler ve elitist kesimler sevmezler.
Peki acaba sosyalistler neden sevmezler?
Acaba onlardan daha sosyalist olduğu için olmasın!
--------------
Türkiye’nin ilacı istikrardı!
Son 70 yıla baktığınızda neler görüyorsunuz?
Sürekli  ekonomik krizler ve akabinde devam eden borç sarmalında kapı kapı dolaşan bir Türkiye!
Sürekli kısa aralıklarla gelip giden koalisyon hükümetleri!
Uluslararası arenada itibarsızlaşmış  kendine dahi faydası olmayan bir Türkiye!
Peki, son bir kaç yıldaki haberleri bir düşünün!
Başbakan Somali’de, Afrika’nın değişik yerlerinde!
Birileri soruyor: Ne işi var orada?
Ama şunu da sormuyor : Peki Fransa’nın,İngiltere’nin .. Orada ne işi var?
Türkiye büyük bir devlet ama güçlü değildi!
Büyüklüğü tarihinden gelen köklere dayanıyor.
Güçlülüğü ise yaptığı ve yapacağı işlere bağlı. Eğer Batı’nın peşinden dünyayı seyretmeye devam ederse büyüklüğünün kredisini hızla  tüketmeye devam edecekti.
Oysa bugün Türkiye büyüklüğüne yaraşır işler yapıyor ve güçleniyor. Yani tarihin bize verdiği misyonu yeniden icra ediyoruz.
Kaldığımız yerden  tarihimize  göre kısa bir aradan sonra devam ediyoruz.
Değerli Dostlar,
Biz bu topraklarda hep vardık.
Ama Batı bir kaç asır öncesine kadar yoktu.
Bize ait olanı bizden çalmışlardı. Şimdi tekrar geri alıyoruz.
Onlar bizden aldıklarını paramparça ettiler. Bugün Afrika’da, yakın doğuda kavgalar bitmiyorsa bunun nedeni Batı’nın cetvel merakıdır.
Önce cetvelle çizdiler, sonra da ameliyatla parçaladılar!
Aynısını Kore’de, Vietnam’da, Sudan’da yaptılar. Kardeşleri bir birlerine düşman ettiler.
Aynı dili konuşan, aynı inanca sahip insanların arasına cetvelle sınır çizip, duvarlar ördüler.
Sorarım size:
Osmanlı döneminde -ki o dönemin imkanları çok daha zor- bir çok farklı   ırktan ve mezhepten insanlar nasıl çatışmadan bir çatı altında bir arada yaşayabildikler?
Bugün baktığınızda zannedersiniz ki asırlardır bu topraklarda kavga ediliyor.
Batı’nın olduğu her yerde kavga vardır!
Çünkü adaleti değil sömürüyü ilke edinmiştir Batı!
Çünkü Batı için  milyonlarca insan açlıktan ölse dahi, arz fazlalığı olmasın, fiyatlar düşmesin, kar azalmasın  diye   temel ihtiyaç maddesi dahi olsa yok edilir.
Çünkü Batı’nın tekerleri kar güdüsüyle döner!
Bugün Irak’ta Saddam öncesine göre tek mutlu olanlar Kürtlerdir. Her gün bir bomba patlayan bir ülke haline geldi Irak.
Koca ABD   Irak’ta düzeni sağlayamadı.
Çünkü düzen için değil sömürme için orada.
Uluslararası arenada birçok süslü sözler söylenir. Ama gerçeğin dilini konuşmazlar. Zira gerçeğin dilinin diplomasi ile arası pek iyi değildir.
İşte bu nedenle  de gerçeği söyleyeni, hele hele de haykıranı pek sevmezler!
----------------------
Artık AB’ye ihtiyacımız kalmadı!
AB’yi demokrasi standartlarımız için en önemli araç olarak görüyorduk. Askeri ve yargı vesayetine karşı bir kalkan işlevi görüyordu.
Oysa bugün böyle bir kalkana ihtiyacımız kalmadı.
AB bizi oyaladığını ve  kullandığını zannederken biz AB’yi kendi iç sorunlarımızı çözmek  için kullandık aslında.
Aslına bakarsanız kendi içinde birlik oluşturamayan, kendi başlarının kellik sorununu çözemeyen bir AB’ye bizim ihtiyacımız yoktur.
 -----------------
 TÜRKÇE OLİMPİYATLARI
 İzlerken duygulanmamak mümkün değil. Orada birileri çok uzaklardan, tam 140 ülkeden gelmiş. Bizim şarkılarımızı, türkülerimizi, şiirleri okuyorlar. Sanki ülkemin adı Dünya, Dünyanın adı ülkem. Bu ne muhteşem bir evrensel gösteri ve ne muhteşem bir milli gurur.
Milliyetçilik ise en alası oradaydı!
Barış ise en alası oradaydı!
Yaratandan ötürü sevmek ise, en alası oradaydı!
Kısacası muhteşem bir güzellik ve duygu şöleni yaşandı.
Allah emeği geçen herkesten razı olsun.
Birileri sokakları savaş meydanına çevirirken onlar dünyanın dört bir yanından  en güzel gülleri yetiştirmişler!
Birileri kapı komşumuzda katliamlar yaparken onlar insan olmanın en hissi duygularını seslendirdiler!
İşte gerçek Türkiye bu!
Türkiye her alanda gittikçe kendini buluyor ve evrenselleşiyor!
Biz evrenselleşirken başkalarının derdi emperyalleşme, yeniden sömürmek!
Dünya, kavgalardan, savaşlardan, zulümlerden yoruldu.
Ne dersiniz, yeni bir dünya kurmak gerekmez mi?
Sevginin, saygının hâkim olduğu sınırların olmadığı bir dünya!
Dünyanın tek vatan, insanın da tek vatandaş olduğu bir Dünya!
Hayal bile olsa, kurulması güzel bir hayal!

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık