Mustafa TURANOGLU

Mutluluğa Giden Yollar


Mustafa TURANOGLU
4 Mayıs 2011 Çarşamba 20:12
Hele bu yazıyı bir oku kardeş
Mutluluk babında neler var neler
İnce eleyipte sık doku kardeş
Uhrevi hayatı bile günceller

MUTLULUĞA GİDEN YOLLAR

Eveeeet efendim nerede kalmıştık? Haa evlilik nedir ne değildir sorusuna cevap arıyorduk. Efendim bu sorunun çok farklı cevapları olmakla beraber bize göre evlilik fiziki ve ruhsal bakımdan yeterli duruma gelen karşı cinsten iki eş adayının farklı cenahlardan kopup bir araya gelerek asgari müştereklerde buluşup hayatı paylaşma sanatıdır. Bu sanatı mükemmel şekilde icra etmenin yolunu evlilik öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırmak gerekir.
Öncesinde eş adaylarının çok dikkat etmesi gereken ve olmazsa olmazlarını kısaca izah edelim. Birinci husus; karşıdaki eş adayında fiziki ve maddi yapıdan önce insani, islami ve ahlakının ön planda tutulması gerekir. İkinci husus; etrafındaki düsturunda bir evlilik hayatı sürdüren aileleri örnek almaları bu hususta bilge insanların nasihatlerine kulak vermekle beraber nihai kararı kendileri vermelidirler. Çünkü birilerinin hatırı ve baskısı ile yapılan evlilikler yine birilerinin hatırı ve baskısıyla yıkılmaya mahkumdur.
Unutulmamalıdır ki başarılı kaptan fırtınada gemisini kurtaran kaptan değil daha önceden tedbirini alarak gemiyi fırtınaya yakalatmayan kaptandır. Üçüncü husus; eş adaylarının kararlarını verirken sadece karşıdaki eş adayı nezdinde egolarını tatmin etmek olmayıp doğacak çocuklarına mükemmel bir anne veya baba seçtiklerini unutmamalıdırlar. Çünkü burada atılacak yanlış adım veya adımların direkt olarak çocukları ve her iki tarafın ailesini dolaylı olarak ta yakın çevresini ziyadesi ile menfi yönde etkilemektedir. Buna da hiçbir eş adayının hakkı olmamalı. Şimdi mevzumuzla alakalı olduğu için günümüz evliliklerinin %25-30’unu oluşturan chatleşmek sureti ile yapılan evlilikler hususunda da birkaç kelam edelim.
Yukarıda bahsettiğimiz gibi mümkün olduğunca bu hususta çok iyi fizibilite çalışması yapmak gerekir. Şöyle ki insanoğlu birbirleri ile üç beş kuruşluk maddi ortaklık kuracağı zaman, karşısındakini biraz da tanıdığı halde yinede yedi sülalesini soruştururken ki işin doğrusuda budur nasıl oluyor da insan hayatta en önemli icraatı olan evliliğin temelini atarken önce klavyenin daha sonra telefonun tuşlarına birkaç defa basmayı yeterli görebiliyor.
Ben şahsen bunu anlamakta güçlük çekmekteyim. Sevgili okuyucularım akl-ı seliminde kabul ettiği gibi insanın olduğu yerde hata sıfırlanamaz. Bizim anlatmaya çalıştığımız ehl-i sünnet akaidine göre tedbirimizi alıp takdire karışmamaktır. Efendim yeri gelmiş iken bu konuda en tehlikeli durumu teşkil eden, aile ocağının temeline dinamit koyan sinsi ve zalimce bir fiilden çok kısaca bahsedelim. O da şudur ki nadiren de olsa evlenecek kişi kendisini olduğundan farklı göstererek gözüne kestirdiği kişiyle ne pahasına olursa olsun evlenmeyi başarmak için nasıl olsa malum süreden sonra beni kabul etmek zorunda kalır amacı ile maskelere bürünmesidir.
Biz böylesi bir fiili insani ilişkiler literatürüne dahil olmadığı için üzerinde fazla durmaya değer bulmuyoruz. Şimdi bir pedagog hocamızın da nasihatlerinden faydalanarak kaleme aldığımız bu yazıda evlilik sonrası eşlerin nasıl davranması ve ideal bir eşin nasıl olması gerektiğini aşağıda maddeler halinde sizlere sunmaya çalışacağız.

İŞTE SİZE MUTLULUK REÇETESİ 14 MADDEDE İDEAL EŞ NASIL OLUNUR
İdeal eş arayanlar ne kadar ideal olduğuna baksın. İşte birkaç ölçü; eşini, sıkıntılarını taşıyan bir hamal değil, hayatı paylaştığı arkadaş bilir. Güzel sözde cömert kötü sözde cimridir. Bilir ki tenkit sevgiyi terk ettirir. İdeal eş, eşinin tepesinde dolaşan kartal değil, omzuna konan muhabbet kuşudur.
Her genç erkek ve kız evlenmeden önce ideal biri ile evlenmeyi hayal eder. İdealler, hayaller, beklentiler ve kesinlikle vazgeçilmez olan tutumlar karşısında evliliğin kapısını açmakta zor olur. Hele yaş otuzu geçmiş ise ve beklentilerden hiç taviz verilmiyor ise, hayata sabit bir açıdan bakılıyor ise ideal eşi bulmakta zor olur.
Gençler ideal eşi bulur bulmaz mı bilemeyiz ama ideal eşin nasıl olması gerektiği 13 maddede şöyle sıralanmış.

1- Her şeyden evvel ideal eş. İyi bir dost ve arkadaştır. Saatlerce eşiyle sohbet edip hoş vakit geçirir. Eşinin merak duyduğu konulara ilgi duyar. Şımarık çocuk gibi her şeyden küsüp surat asmaz.
2- Hassas, nazik, kibar ve ferasetlidir. Eşinin rahatsız olduğu konuları mayınlı tarla ilan ederek oradan uzaklaşır. Bedbin değildir. Olayları olumlu değerlendirir. Güler yüzlü ve sözüyle eşine yaşama sevinci ve gücü verir.
3- Sevgisini, ilgisini ve birkaç kelimelik güzel sözünü milyarlara satmaz.
4- Eşini olduğu gibi kabul edip değiştirmeye çalışmaz. Onu başkalarıyla kıyaslamaz. Özgüvenini sarsıcı sözlerden akrepten kaçar gibi kaçar. Eşinin hatalarına gece gibi olup başkalarına ifşa etmez. Kavga silahı kuşanmak yerine sabır zırhına bürünür.
5- Her işine, söz ve davranışına karışmak ve şahsiyetini tenkitle yıkmak yerine takdir eder. Tenkit sevgiyi bitirir. Yapacağı işlerde eşinin fikrini alır. ‘’Böyle bir şey düşünüyorum, sen ne dersin?’’ diye sorar.
6- Yumuşak, iyi huylu, hoşgörülü, anlayışlı ve iyimserdir. Eşinin kendisini mutlu etmesini beklemeden mutlu olur. Bütün hayatını beklentiyle bitirmez. Eşini mutluluk ağacı gibi görerek sürekli meyve sağlamasını beklemez. Eşinin mizacına göre davranır. O ağlarken gülmez, gülerken ağlamaz.
7- Eşinin akrabalarına karşı saygılı ve hürmetlidir. Eşinin yaptığı iyiliklere burun bükmek yerine teşekkür eder. Tenkit eden değil, teşekkür eden olmalıdır. Zenginliğini, güzelliğini, zekasını, asaletini vb. şeyleri gurur vesilesi ederek eşinin tepesinde dolaşan kartal değil, omzuna konan muhabbet kuşudur.
8- Geçimlidir. Her şeyden çabuk bıkıp usanmaz. Kavgacı, sinirli ve öfkeli değildir. Mutluluğunu kadife gibi okşar, elmas kolye gibi saklar. Hassas bir bebek gibi üzerine titrer. Eften püften şeylerle onu incitmez. Evliliğin fedakarlık gerektirdiğini düşünüp bazı şeylerden feragat eder. Eşini mutlu etmek kendisine mutluluk verir. Evini mutluluk yuvasına çevirmenin yollarını arar. Bataklığa dönmesine izin vermez. Yerinde konuşup yerinde susmasını bilir. Eşinin ilgisini çekmek için çenesini değil, aklını kullanır.
9- Eşinin zevkine saygılı olur. Kendi sevmediği şeye ‘’Allah aşkına ne kadar zevksiz birisin. Şunun neyinden hoşlanıyorsun?’’ demek yerine ‘’zevkler ve renkler tartışılmaz’’ sloganını kullanır. Eşine karşı her zaman dürüsttür. Yalan söylemez, eşinin güvenini sarsmaz Verdiği sözü mutlaka tutar. Boş sözler ve vaatlerle aldatmaz.
10- Eşinin her dakika harikalar icat edeceğini düşünmeyip, onunda bir insan olarak kusur ve hatalarının olabileceğini kabul eder. Eşinin hayat arkadaşı olduğunu düşünerek ebedi arkadaşını kaybetmemek için gayret sarf eder.
11- Eşlerden birinde kendisine karşı beklenmedik bir menfi durum oluşur ise, acaba ben nasıl bir söylemde bulundum veya nasıl bir tavır içine girdim ki eşim bana böyle davranıyor diye kendisini hesaba çekmelidir.
12- Bilinmedir ki mutlaka her gönül sarayının bir kapısı vardır. Lakin her kapı aynı yönde değildir. Bu kapıyı bulup o sarayın sakini olmak, bazılarına göre kısa zamanda kolay olduğu gibi, bazılarına göre ise uzun ve meşakkatli bir yolu kat etmek gerekir. Lakin ne kadar zor olursa olsun Ferhat’ın körelmiş bir kazma ucuyla dağları delmesinden daha zor değildir. Yeter ki eşler pazara kadar değil, mezara kadar o sarayın müdavimi değil, sakini olmayı arzulamış olsunlar.
13- Eşlerin birbirlerine nazarları anında mahremiyet, sadakat ve vefa açısından birbirlerinin yüzlerinde göz izi gözlerinde yüz izi görmemelidirler. Çünkü Rabbimizin böyle bir durumdan hoşnut olmayacağı gibi eşler arasında ki muhabbetide sekteye uğratır.
14- Değerli dostlar eğer evlilik hayatı, yukarıda izah etmeye çalıştığımız şekilde sürdürülür ise zaman içinde sevgi deryasından muhabbet âlemine doğru öylesine yelken açar ki, artık eşler gönül diliyle şunu söylemeye başlarlar. “Her hanım eşini sever ama benim kadar değil.” “Her bey eşini sever amma benim kadar değil.”
Bu satırları okuduktan sonra nasıl bir eşim diye kendimize sormayı unutmayalım. Unutmayalım ki, eşlerimiz bizlere yaratanın emanetidir. Yaratana emanet olun. Hanenizden bereket, gönlünüzden huzur, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın efendim. Amin.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık