MUAVİYE’NİN HAKEMİ Mİ?


5 Nisan 2012 Perşembe 22:17
Kofti Annan, acep Muaviye’nin hakemi mi? Demekten kendimi alamamaktayım. Daha önce Kıbrıs konusunda bu defa da Suriye’de hakem pardon literatürde “arabulucu” adam aynen Muaviye’nin Hakemi gibi hareket etmektedir. Peki, bu kadar yetkilerle donatılan bu zatı muhterem kimdir? Kimin hesabına  (kesinlikle Bizim veya Müslümanların hesabına olmadığı aşikâr.) ve de kimlerden direktif alarak görevlendirilmektedir.
Bu yüzyıl “Zenci” asrı mıdır? Mandela ile başlayıp Kofi Annan, Hüseyin Barak Obama, daha önce ABD’nin Savunma ve Dış İşleri Bakanları hep zenci idi. Yoksa Batı Dünyası günah mı çıkartmaktadır? 
Konumuza dönecek olursak biraz araştırmam gerekti tabi bu zatı bilenler yok değildir. Biz benim gibilere yani “ayağımız bir taşa çarpana kadar taşın varlığından habersizizdir.” Ne zaman canımız acırsa o vakit  “bu taşı buraya kim koymuş yahu?” aranırız. Şimdi benim yaptığım gibi.
Kofi Annan Gana’lı bir zenci. Ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine gelene kadar, kimlerin haberi vardı? Belki araştıranlar mutlaka olmuştur fakat öyle enine boyuna araştırılsa “Sağır Sultandan sonra” bende duyardım. Hakkındaki yazılara bakacak olursak kariyerin de öyle “ahım şahım” pek bir şet olmadığı gibi başarısız bir diplomat “Zenci olması dolayısıyla Afrika’da görevlendirilmiş, Somali ve Ruanda’da amiyane tabirle “çuvallamış.” Öyleyse bu yükselişin sebebi nedir? Burada duralım Annan hem ana hem de baba tarafından “asil” yani “aristokrat” babası kabile şefi ve de Afrika’yı sömüren Yahudi Kardeşlerin şirketinde yönetici pozisyonunda ve de ileri derecede MASON. Eh artık konu yavaş, yavaş su yüzüne çıkmaya başladı. Dahası ABD de okumuş, yine kendi gibi Gana’lı “asil” bir bayanla evli. BM’deki görevi genelde, Afrika’ya yapılan yardımlarla ilgili imiş “işin garibi bozuk gıda ve ilaçlar bu zatı muhteremin eli ile Afrika’ya ulaşmış” asıl yükselişi ikinci evliliği ile sürat kazanmış. Bakalım bunun sırrı ne imiş? “Aha işte başarısızlara bir ipucu” ikinci eşi bir sarışınmış faka “sade” sarışın değil aynı zamanda tanınmış bir Yahudi ailesine mensup. Evet, “ne olacakmış? İkinci bir eş ama meşhur bir Yahudi ailesinden” anlaşılıyor ki “sade” sarışın yetmemektedir.
Bu Yahudi ailenin faaliyetleri de bir tuhaf, şöyle ki; kadının amcası Yahudi kahramanlarından biri. Bu kişi adına kurulan bir vakıf var. Bu vakıf bizim gibi “barbar”ları ehlileştirmek, insanlık öğretmek hatta Türkiye’de affedersiniz “homoseksüellere” ayırımcılık yapılıyor diye aleyhimize pardon ehlileştirmeye bazı ülkeleri de arkalarına alarak “icra-i vakıflık” etmektelermiş. Bu kahraman aile Yahudileri Nazi’lerin elinden kurtarırken ailenin bankası ise Almanlara büyük miktarda borç vermekte ayrıca fabrikalarından yine Almanlara mühimmat satmakta bir beis görmüyorlar.
Evet, yükselmenin en kestirme yolu “sarışın bir hatun ama arkası dünya çapında kuvvetli olmalı” arkanda Yahudi lobisi yetip artıyor bile.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık