Milletvekili Adayı Olan Sendika ve Birlik Başkanı Geri Dönebilir mi, Yasal Durum Nedir?


11 Mart 2011 Cuma 14:01

Milletvekili Adaylığı düşünen kamu görevlileri, sendika ve birlik başkanlarının  bugün saat 17.00 a kadar görevlerinden ayrılmaları gerekiyor. Peki, aday olmak için istifa eden eski görevine geri dönebilecek mi?

Ülkeler; imza attıkları uluslararası yasal metinleri bir kenara koyarsak, kendi içinde Anayasa, Kanun, Tüzük, Yönetmelik, Genelge, Yönerge gibi yasal düzenlemeleriyle yönetilirler. Yasal düzenlemenin en üst seviyesi olan Anayasa ve kanunlar yasama organı tarafından yapılır. Eğer ülkenin geleceğine ilişkin iddia ve ısrarınız varsa yasama organının içerisinde yer almak ve yasal düzenlemelere yön vermek en önemli hedeflerinizden birisi olmalıdır. Meşruiyet tartışmalarının tarafları için bu adeta kaçınılmazdır. Yasal düzenlemeler yapılırken paydaşlarla etkin sosyal diyalog yasanın meşruiyetini artırırken, ben yaptım oldu mantığıyla yapılan yasal düzenlemeler ise daha baştan meşruiyet tartışmaları başlatır. Bir şeyi baştan ayırmalıyız. O da, meşruiyet ile yasallığın aynı şey olmadığını… Meşru olan yasal, yasal olan meşru olmayabilir. Meşruiyet kamu vicdanında da kabul görmektir. Her yasal düzenleme işte bu açıdan meşru değildir. İşte tamda bu noktada Sivil Toplumun Kuruluşları mücadeleleri kendisine tarif bulmaktadır.

Sivil Toplum Kuruluşları genellikle yasal haklar ile meşru haklar arasındaki makası yok etmek için uğraşırlar. STK’lar içinde en önemli ve en güçlü kuruluşların başında sendikalar gelir. Sendikaların temsil noktasında bulunan, hayatı genellikle yeryüzü tanrıları ile mücadele ile geçmiş yöneticilerinin mücadele ettikleri çarpıklıkları ortadan kaldırmak için inisiyatif almaya ve yasa yapan mekanizmanın üyesi olmaya yeltenmeleri tenkit değil tebrik edilecek bir durumdur. Bu cesareti gösterenleri yüreklendirmek ve kesinlikle pozitif ayrımcılığa tabi tutarak desteklemek gerekir. Seçildikleri takdirde en fazla temsil ettiği kitle kazanacak denilse de aslında gerçekte toplum kazanacaktır.

Peki, aday gösterilmez ya da seçilemezse durum ne olacak? Burada üç ihtimal var. Birincisi başladığı siyaset yolculuğunda; attığı ilk adımı güçlendirerek devam ettirecek, uzun vadede yolculuğunu tamamlayacak. İkincisi; bu iş olmadı ve benden bu kadar deyip noktalandıracak. Üçüncüsü ise eski görevine ve konumuna dönerek yılların verdiği tecrübe ile elde ettiği bilgi ve birikimi yine insanların hizmetine sunmaya devam edecektir. İşte bizim yazımızın konusu da bu üçüncü kısımla ilgilidir. Sorulması gereken soru; acaba eski görevine geri dönebilecek ve nerede kalmıştık diyebilecek midir?

Kamu görevlileri sendikacılarıyla ilgili en önemli yasal metin, 4688 Sayılı Yasadır. 4688/18-6: “Mahalli ve genel seçimlerde aday olanların, sendika ve konfederasyonun organlarındaki görevleri adaylık süresince askıda kalır. Seçilmeleri halinde görevleri son bulur.” Demektedir. Burası yoruma gerek bırakmayacak kadar açıktır. Geri döner ve nerede kalmıştık diyebilir demektedir.

4688 Sayılı yasa “özel yasa”dır. Aynı konuyla ilgili iki tane özel yasa varsa burada en son yapılan yani en yeni özel yasa geçerlidir. “Genel yasa” sonrası çıkan özel yasa varsa “özel yasa” geçerlidir. Fakat “özel yasa” varken yeni çıkan “genel yasa” varsa o zaman genel yasa geçerlidir. Bu açıklamayı yapmamdaki neden hukuki geçerlilik açısından “öncelik” sıralamasını ayırabilmemizi sağlamaktır. “Genel yasa” varken “özel yasa” yapılırsa özel yasa önce gelirken, özel yasa ortadayken genel yasa değiştiyse o zaman genel yasa önce gelir.

10.04.2011 tarihinde 27548 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlük kazanan 5980 sayılı kanunun 29. maddesi ile 2839 Sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 18. maddesi değişmiştir. 2839 sayılı Kanunun 5980 sayılı Kanunla değişik 18. maddesinde adaylık için görevden çekilmesi gerekenler sayılmıştır. 18. Madde: “…kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar, kamu bankaları ile üst birliklerin ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alanlar genel ve ara seçimlerin başlangıcından bir ay önce seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde yenileme kararının ilanından başlayarak yedi gün içinde görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmadıkça adaylıklarını koyamazlar ve aday gösterilemezler” demektedir. Aynı Kanunun görevden ayrılmaya dair hükümlerini içeren 19. Maddesi ise; “18 inci madde kapsamına girenlerin ayrılma istekleri en yakın amire verilecek bir dilekçeyle yapılır. Dilekçedeki imzanın sahibine ait olduğu, amir tarafından onanır ve doğruca bağlı bulunduğu bakanlığa veya kuruma derhal gönderilir. Dilekçe sahibine, dilekçenin alındığına dair bir belge ve mertebeler silsilesiyle amirlere de bilgi verilir. Aynı esaslar dairesinde telgrafla da müracaat yapılabilir. Dilekçenin bakanlığa veya kuruma geldiği tarihten itibaren, en geç on gün içinde ayrılma isteğinin kabul edildiği dilekçe sahibine ve amirlerine tebliğ olunur” demektedir.
Dikkat edilirse 4688/18 “…aday olanların, sendika ve konfederasyonun organlarındaki görevleri adaylık süresince askıda kalır” derken 2839 sayılı Kanunun 5980 sayılı Kanunla değişik 18. maddesinde “görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmadıkça adaylıklarını koyamazlar ve aday gösterilemezler” demektedir. Askıya almak ile ayrılmak arasındaki fark gözden kaçmamalıdır.
4688 Sayılı Sendikalar Kanununun 18. maddesi ile 5980 sayılı Kanunun kabulü ile değişen 2839 sayılı Kanunun 18. maddesindeki “sendika yöneticilerinin görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmaları gerektiği” yönündeki hüküm çelişmektedir. 5980 sayılı Kanunun 490 sıra sayılı gerekçesinde “…Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görevli adaylar, kurumlarının teşkilat ve imkânlarını seçimlerde kullanmakta bu durum haksız rekabete yol açmaktadır. Milletvekili seçilemeyenlerin görevine devam etmesi içinde bulundukları kurumu siyasallaştırmakta, temsil kabiliyetini zayıflatmaktadır. Milletvekili seçilenlere tanınan altı aylık süre ile de özellikle bu kurumların başkanlıklarından gelenler için yeni yönetim kurulunu tanzim etme, bir nevi o kurumda varlığını devam ettirme yolu açılmaktadır.
Kanun teklifi ile aday olmak isteyen ya da aday gösterilecek kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alanların da aday olacak ya da gösterilecek kamu görevlileri, siyasi parti yöneticileri ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları gibi görevlerinden ayrılmaları amaçlanmaktadır…” Denilmektedir.
Yukarıda izah etmeye çalıştığımız düzenlemeler çerçevesinde 25.02.2011 tarih ve 1028 sayılı Devlet Personel Başkanlığı görüşü; gerek mahalli gerekse ara seçimlerde aday olmak isteyen sendika veya üst kuruluşların yönetim ve denetim kurullarında görev yapan yöneticilerle ilgili şu değerlendirmeyi yapmaktadır.

“Aynı konuyu düzenleyen özel nitelikte olan kanundan, daha sonra yürürlüğe giren aynı hususu düzenleyen ve istisna hükümlere yer vermeyen genel kanunun uygulanması gerektiği ilkesinden hareketle 5980 sayılı Kanun’un kabulü ile birlikte, milletvekili adayı omak isteyen sendika yönetim ve denetim kurullarında görevli yöneticilerin bu görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmadıkça milletvekili olabilme imkanı bulunmadığı,


—İlgililerin genel ve ara seçimlerin başlangıcından bir ay önce seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise yenileme kararının ilanından başlayarak yedi gün içinde görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmaları gerektiği,


—2839 Sayılı Kanun’un 19. maddesinde yer alan hükmün uygulanması suretiyle görevden ayrılmaya ilişkin sürecin tamamlanması gerektiği,


-Mahalli, genel ve ara seçimlerde seçilememesi veya aday olunamaması hallerinde 298 sayılı Kanun hükmünce memuriyete tekrar başlayan ilgililerin tekrar seçilmeleri kaydıyla sendika veya konfederasyonlardaki görevlerine dönebilmelerinin mümkün bulunduğu, müteala edilmektedir” denilmektedir.


Her ne kadar 4688 Sayılı Yasa, sendika başkanı ya da denetim kurullarında bulunanların milletvekili adayı olduklarında; aday gösterilmez veya gösterilirde seçilemezse eski görevine dönmesine imkân tanıyorsa da, yeni değişen genel yasalar dikkate alındığında görevlerine dönmeleri, ancak yeniden olağanüstü kurul ya da genel kurul yapmaları ile mümkün olmaktadır. Bu husus göz önünde bulundurulmalı, yıllarını özlük, özgürlük mücadelesine adamış bilgili ve birikimli sendika ve birlik başkanları aday olmayı olmuşsa, siyasi partilerde toplumda gereken değeri vermelidir.


Ali YALÇIN
Eğitim Bir Sen Genel Basın Yayın Sekreteri



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık