İsa DOGAN

MESELE AĞAÇ DEĞİL SALTANAT KAVGASI!


İsa DOGAN
11 Haziran 2013 Salı 15:43
Değerli Dostlar,
Ülkemiz zor günlerden  geçiyor. Aşağıda gezi parkı olaylarıyla ilgili son bir hafta içerisinde yazdıklarımı yayımlıyorum.
Türkiye bu olaylardan güçlenerek çıkacak. Masanın üstündekiler temizlenmişti, alttakiler kalmıştı, İşte şimdi masanın altındakiler meydana çıktılar, deşifre oldular.
Meydanda sosyalist düşünceli gruplar, arkalarında da kendilerini “çapulcuyum” diye ilan eden büyük sermaye sahipleri.
Eskiden böyle bir şey duysam kulaklarıma inanamazdım. Oysa bu oyun tarihin başlangıcından beri var olan bir oyun: İyi polis kötü polis oyunu yani. Biri olmadan diğerinin bir değeri yoktur. Burada önemli olan oyunu yazan ve yönetendir aslında. Çünkü o kişi ne kapitalisttir ne de sosyalist.
Yani değerli dostlarım, satranç tahtasında şah, vezir, piyon olmak sizin kaderiniz değil, durduğunuz yer  oyun kurucunun planlarının neresinde olduğunuzla alakalıdır.
Bu oyun dünyanın her tarafında benzer şekillerde oynanıyor.
Siz iyi niyetle bir şeyleri savunurken, senaryo yazarı için sizin iyi niyetlerinizin copy-paste olarak kullanılmaktan başka değeri yoktur.
Çok şükür ki,bu milletin bu tür oyunlara bağışıklığı var ve tezgaha gelmiyor.
Yani biz bu yollardan çok geçtik.
Hadi başka kapıya!
Gelin millet olarak bu oyunu bozalım!
 
SOSYAL MEDYADA YAYIMLDIĞIM YAZILAR
--------------------------
Sandıksız Demokrasi olmaz!
Demokrasi sadece sandık demek değildir. Evet, ama sandık olmadan da demokrasi olmaz. Sayın Cumhurbaşkanının bu sözü söyleme zamanlaması bana çok manidar geldi.
Düşmanı dışardan çökertemiyorsan içerden çökertirsin!
AK Partiyi ve sayın Erdoğan’ı çökertmenin tek yolu da bu. Bu yüzden içeriden çatlak oluşması için her türlü ses ve titretişimi kullanıyorlar.
 
-------------------------
SİZ SAYIN BAŞBAKAN'NIN BAŞINI KUMA GÖMECEĞİNİ Mİ ZANNETTİNİZ?
Efendim Başbakan yine sert sözler söylüyor diye birileri söyleniyor.
Siz yakıp yıkacaksınız ve Başbakan sus pus mu duracak zannettiniz?
Değişen sayın Erdoğan değil, sizsiniz!
Dün nasıl biri ise bugün de aynı kişidir o!
Peki ya siz?
Tezgaha geldiniz, tezgaha!
Sayın Başbakanın karakteri ve üslubu kendine hastır. Sesi gür ve serttir, tıpkı karakteri gibi.
Ama sayın Başbakanın karakteri böyle olmasaydı bugün büyük bir lider olamayacağı gibi Türkiye’de bu kadar iş de yapılamazdı.
Konuya bütünüyle bakarsanız bunu görürsünüz.
Özellikle Türkiye gibi sık sık askeri müdahale yaşamış, ürkek, tavizkar, kendine güvenini kaybetmiş yönetici ve iş yapan kesimin çoğunlukta olduğu yerde yönetmek için yumuşak huyluluk değil, sert huyluluk elzemdir.
----------------
 
NE GARİP DEĞİL Mİ?
O taşladıkları, linç etmek istedikleri polis Rize’de aynı düşünceli insanları karşıt düşünceli kalabalıktan korumak için kalkan görevi görüyordu.
Oynanan oyunu görün!
Mesele Gezi değil mesele Türkiye meselesi!
---------------
GÜÇLÜ LİDER!
Nereden mi belli?
Baksana insanlara kendi rızalarıyla isimlerinin önüne çapulcu, ayyaş yazdırabiliyor.
Kimin aklına gelirdi ki, insanın kendi adının önüne hiç zorlamadan, özgür iradesi ile kendine bu sıfatları yakıştıracağı.
Güçlü adam!
Son 11 yıllık siyasi tarihe baktığınızda her dehlizden, her badireden daha da güçlenerek çıktı.
Yine öyle olacak!
Oysa muhtar bile olmaz diyorlardı. Şimdi de diktatör diyorlar!
Oysa diktatör olan kendisinin milletvekili seçilme hakkını kısıtlar mı?
Yaşınız genç kötü zamanları görmediniz. Bir sorun bakalım babanıza, dedenize, diktatörlük, dışlanmışlık, geri kalmışlık neymiş diye!
Yatak odamıza karışmasın!
Almanya’da ve bir çok Avrupa ülkesinde çocuk başına büyük paralar teşvik ediliyor.
Acaba onlar da p..lik mi yapıyorlar ?
Her tavsiyeyi emir mi telakki ediyorsunuz?
Alkol yasaklanmış!
Siz ABD’de alkol içilmesinin ve satılmasının yasak olduğu yeşil bölgeler olduğunu biliyor musunuz?
Aynı şekilde İsveç’te ve daha bir çok ülkede.
Rusya’da devlet politikası olarak alkolle savaş ediliyor.
Acaba bu ülkeler neden bu tür düzenlemeleri yapıyorlar?
Çünkü genç nesiller alkole saplanmış durumda.
Oysa devir bilim çağı ve bilimle iştigal eden insanlara fazlasıyla ihtiyaç var.
Sınırsız özgürlük yoktur!
Senin protesto hakkın var ise, benim de seni protesto etme hakkım var!
Senin sevmediğini ben seviyorsam buna saygı duyacaksın!
Çünkü ben senin sevdiklerine saygı duyuyorum.
---------
TAKSİM PLATFORMUYMUŞ!!
Kimsiniz siz?
Yüzleriniz tanıdık değil ama tavırlarınız ve hırslarınız pek tanıdık geldi.
28 Şubat, Danıştay olaylarında da siz vardınız!
Siz bu halkın seçtiği iktidarı şiddetle, tencere tava ile yıkacağınızı mı zannettiniz!
Komiksiniz!
Dikiz aynasından mı Türkiye’ye bakıyorsunuz?
-------------
SOSYAL MEDYA EN BÜYÜK İSTİHBATAT SİLAHIDIR!
Artık sokaklarda adam aramaya, onun zihnini manupile etmeye gerek yoktur!
Bu sanayi dönemi modeliydi.
Artık internet var. Bir değil milyonlarcasını bir tuşla manupile edebilirsiniz!
Zaten bu nedenle  istihbarat örgütlerinin yapılanmaları yeniden dizayn edildi.
Artık masa başından internet silahını kullanan ajan sayısı sahada olanlardan fazla.
Elinizdeki akıllı cihazları akıllı kullanmanızda var.
Bakıyorsunuz ilginç resimler sosyal medyada dolaşıyor. Ve hiç kimse bu resimlerin nereden kaynaklandığını sormuyor. Hemen bir tıkla beğen, paylaş yapılıyor.
Biraz aklınızı kullanın, aklınızı!
Sosyal medyaya bakarken biraz da bu gözle bakın!
O kadar da masum değil yani!
------------
MAKSAT AĞAÇ FALAN DEĞİL!
Maksat sokaktan iktidarı zayıflatmak, alaşağı etmek!
Koç Üniversitesi yapılırken neredeydiniz?
O zaman hem oradaki arazi bin bir türlü dalavere ile peşkeş çekildi, hem de seksen bin ağaç yok edildi.
Samimi değilsiniz!
Samimi olan insan şiddetin arkasına sığınmaz!
Unutma senin özgürlüğün bana yumruk mesafesine kadardır.
Yani senin kadar ben de özgürüm.
Ben de sandıkta verdiğim oy’a saygı isterim.
Kimse Türkiye’yi yürüdüğü yoldan geriye döndüremez!
Siz halk mısınız?
Peki, ne kadarlık bir halk?
Soru tuhafınıza gitmiştir eminim!
Ama sizin bu kendinizi “halk” görmeniz de benim tuhafıma gidiyor.
Eğer siz halk iseniz, ben o şiddet sarmalına dolanmış halktan değilim!
Çünkü ben hakkımı şiddette değil sandıkta ararım, mahkemede ararım!
Yani ben sizden daha modern ve medeniyim!
----------
AFERİM SİZE YİNE KÜRESEL SERMAYENİN EKMEĞİNE BAL KAYMAK SÜRDÜNÜZ!
Hala ne yaptığınızın farkında değilsiniz!
Bu ülkede artık kolay adam harcatma olmayacak!
Hala anlamıyor musunuz?
Birileri Türkiye’nin küresel aktör olmasını istemiyor.
Sizin kadar benim de haklarım var. Bu ülkede yapılmayanları yapan, hayal edilmeyenleri gerçekleştiren, tarihinde görülmedik itibarı kazandıran bir lideri size yedirmeyeceğiz!
Tek yol sandıktır!
Başka yol yok!
Unutmayın, meydanlarda olmayanlar olanlardan çok!
 
-----------
Keşke siyasette de futboldaki gibi alt ve üst ligler olsaydı. Beceriksizler düşerdi, yenileri gelirdi. Bu CHP kesin alt lige düşerdi ve belki daha dinamik bir yenisi gelirdi.
Ambalajı değiştirmekle yenilik olmuyor. Dün nerede ise CHP, bugün de aynı yerde duruyor!
İstikrarlılar ama bu hayırlı bir istikrar değil tabi.
------
En büyük güç meydanlardaki kalabalık değil aksine meydanlarda olmayanlardır. Türkiye bu oyunları çok gördü. Zamanında yüz binlerce insan başörtüsü için meydanlardaydı. O zaman ne cam ne çerçeve inmişti.
Şimdi düşünüyorum da, eğer bu meydanlardakiler o günkü zulümleri yaşasaydılar acaba ne yaparlardı.
Herhalde ülkeyi cehenneme çevirirlerdi.
---------------
 Halkın tepkisi aslında dolaylı olarak muhalefetedir. Birinci sınıf güçlü bir lidere karşı denge kuracak, karşıt güç oluşturacak bir liderleri yoktur. Bu yoksunluk muhalif tabanı hırçınlaştırıyor.
Yani mesele,  güç dengesizliği meselesidir.
Sokaktaki insanlara bir de böyle bakmak lazım!
------------
BU ÜLKEYE NE YAPTIĞINIZIN FARKINDA MISINIZ?
Sokaklarda şiddet salgını yaratarak hükümet devireceğinizi mi zannediyorsunuz?
Hükümet devirme yöntemi sadece sandıkta meşrudur. Aksi halde meydan savaşlarıyla ülke kaosa teslim olur ve bundan harici bedbahtlar dışında hiç kimse fayda görmez!
10 ay sonra seçim var!
Buyurun sandıkta kozlarımızı paylaşalım!
Ne o!sandıktan mı korkuyorsunuz?
Yoksa başınızdakilerin beceriksizlerinden mi korkuyorsunuz?
Önce kendinizi sonra da sizi yeteri kadar temsil edemeyenleri düzeltin!
Kendi acizliğinizi ve çaresizliğinizi şiddete dönüştürmeyin!
Çünkü belirleyici olan meydanlar değil, sandıktır!
----------------
Türkiye’yi yine 2007’de olduğu gibi karıştırmak isteyenler var!
Sağduyunuza hakim olun ve tepkinizi sandıkta gömerek gösterin!
ONLARI ŞİDDETSİZLİĞİNİZLE CEZALANDIRIN!
ONLARI FİKİRSİZLİKLERİYLE CEZALANDIRIN!


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık