KÜRESELLEŞME!


27 Kasım 2011 Pazar 17:57
Bu kelime bana her zaman bir tuhaf gelmiştir. Ne demek yani? “tortop” olmak mı? Her ne ise bundan anlayanlar anlıyor demek ki.  Fakat benim anladığım kadarıyla bu kelime bizde yani ülkemizde bir başka anlam taşıyor. Yani bu küreselleşme adı altından “küresel bölücülük”  çıkıyor. Ne hikmetse yalnız biz ve bizim gibi ülkelerde uygulama yukarıda da belirttiğim gibi uygulanmaktadır.  Yani dünyayı yöneten egemen güçler sanırım tam da bunu bizlere empoze ediyorlar. Bu deyimler “şehirleşme” deyimi ile bir paralellik arz ettiği zehabına kapılmadan da edemiyorum.
 Ha sahi bir de “yeni Osmanlıcılık” diye bir tabir de ortalıkta dolaşmaktadır. Bununla ne kastediliyor? Bu kavramla Batılılar bizlere Osmanlının son zamanlarını mı empoze ediyorlar dersiniz?  Yoksa bizimkiler Osmanlının ilk yıllarını mı anlamaktalar? Şunu da belirtmek gerekir ki ne bu devir o devir, ne de bunu hayal edenler kendilerini Yıldırım Beyazıd, Murad-ı Hüdavendigar veya Fatih mi addetmekteler, ha ne dersiniz?
Kendilerini dünyanın yöneticisi veya en azından yön verenleri olarak görenler bizim gibi ülkelere akıl vermekten geri durmamaktadırlar. Mesela dünyaya yön verirken her ülkeyi bölüp, parçalamaya karar vermişlerdir. Mesela; Yugoslavya’yı beş’e mi yoksa altı’ya mı böldüler, Baltık Cumhuriyetlerini,  Çekoslovak yayı ve diğerlerini, ama ne gariptir ki sıra Kıbrıs’ gelince hazır bölünmüş, biri Müslüman diğeri Hıristiyan, biri Türk diğeri Rum bütün bunlar hiçbir şey ifade etmemektedir. Bunlar birleşmelidirler. Neden diye sormamalısınız çünkü onların bu yapı işlerine gelmektedir. Bu durumda bizim düşünmemiz gereken bunda bir “bit” yeniği aramak olmalı idi.  Bu safsata ile de bizimkiler tuzağa düşmüşlerse de ALLAH ın bir lûtfu ile yapılan referandum da Rum tarafı bunu kabul etmedi de Kıbrıs elimizden çıkmamış oldu. Yoksa maazallah Kıbrıs uğruna şehit olanların kemikleri sızlayacaktı.
Kamu-Sen 2004 yapmış olduğu açıklamada “Türkiye’nin Bölünmesi” konusu ele alınmış ve özetle şu satırlar sıralanmıştır. < Avrupa Birliği (AB) 16 projeye bir milyon Euro yardım yapılması bu 16 proje ise 16 “federe devletlerdir” ve bunların adları bile belli olduğu anlaşılmıştır. Bu arada İsviçre Kanton modeli ve ya İtalyan Birlik modeli örnek gösterilerek Türk Coğrafyasını “RioTinto” şirketi ilen AMDL şirket raporların da (ki bu şirketler “BOR” madenleri ile ilgili şirketler olduğu bilhassa belitilmiştir.) ve bu şirketlerin rapolarında Ülkemiz hakkında “TÜRKİYE FEDERAL DEVLETİ” ifadesi ile belirtmişlerdir. Hatta eski BM. Genel sekreteri Butros Gali İstanbul’da yapılan Habitat toplantısında yatığı konuşmasında “ Türkiye Federal Cumhuriyeti ve İstanbul Federe Devleti” herzelerini yumurtlamıştır. <Ayrıca toplantıdaki bizim yöneticiler imizden hiçbir tepki olmaması da ayrıca düşünülmesi gereken en önemli meseledir.> 
Küresel güçlerin ülkemiz üzerinde devam ede gelen “Sevr” de uygulatamadıklarını bu gibi toplan tılarda alıştıra, alıştıra uygulatma çabasında oldukları aşikârdır. Yine aynı raporda < Kanton modeli, Pontus ve Kürdistan > olarak çizilen haritalarda her şey ayan beyan ortadır. Anlaşılan bunlar Çanakkale ve Kurtuluş Savaş’larında arkalarına yedileri sopanın acısını unutmuşa benzerler.  Tabi bunları hatırlayanlar da olduğu anlaşılıyor ki maşa olarak bazı asalakları kullanmaktadırlar.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık