İstanbul Bürokrasisi


21 Şubat 2011 Pazartesi 14:11

Son dönem Osmanlı bürokrasini, merkez bürokrasisi ve taşra bürokrasisi olarak ikiye ayırabiliriz. Cumhuriyet dönemi bürokrasisini de  Ankara bürokrasisi ve İstanbul Bürokrasisi olarak ikiye ayırabilir. Özal’lı yıllarda yerel yönetimlerin yetkileri artırılarak, merkezi yönetimin iş yükünün hafifletilmesi amaçlanmıştı. Fakat istenen sonuç alınamadı. Ancak Özal öncesi ve Özal dönemi  yıllarında  çıkartılan Belediye kanunları hala geçerli. Hatta 5216 sayılı kanunla yetkiler olabildiğince Büyükşehir Belediyesine devredilmiş. Bu kanunlarda Anayasal konular hariç birçok yetkinin ve bütçe imkânlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesinde toplanmış olduğu görülmektedir. Dolayısıyla genel kamu işleri ile ilgili herhangi bir kuruma yazı göndersem, bütün yazılar İBB’ ne  havale ediliyor. Ancak sonuç getirecek bir cevap almak çok zor. Baktım olacak gibi değil. İBB Saraçhane  binasının tarihçesini araştırdım. Seçimle iş başına gelen ilk belediye başkanı Haşim İşcan tarafından 1961 Anayasasından sonra  yaptırılmış, ancak tarihi eserlerin  yıktırılarak üzerine  yaptırıldığı söyleniyor.(Bir anlamda bina kaçak)


Düşündüm, taşındım. İstanbul kat kat büyümüş her ilçesinde Anadolu’nun bir vilayeti kadar nüfus yaşıyor. Anadolu yakasına bir tane ek hizmet binası  yapılması artık şart olmuş.2007 yılında yer tahsis edilmesi için İBB’ne  müracaatta  bulundum. Dikkate alırız dediler. İki yıl hiçbir işlem yapmadılar.2009 yılında  İçişleri Bakanlığa (Belediye Hizmetleri Daire Başkanlığına) müracaat ettim. Yazı döndü dolaştı yine İBB’ne geldi. Benden yer tahsisi yapılabilmesi  için Ada, pafta ve parsel numarası istediler. Ben de  tuttum Samandıra oto pazarının kurulduğu yeri, 10 pafta ve 648 parsel numarasını verdim. Bu sefer benden bir gol yediklerini anladılar. Efendim dediler, biz Kartal’daki  eski Köy Hizmetlerine ait  binayı, ek hizmet binası olarak kullanıyoruz, onun için talebinizi değerlendirmeye alamadık.

Kendi kendime dedim, burnumuzun dibinde ek hizmet binası varmış da haberimiz yokmuş! Bu sefer bir yazı daha kaleme aldım. Dedim burada ek hizmet binası varda! İçinde yazı işleri müdürlüğü veya bağlı bir birim yok. Şantiye şefliği gibi bir şey. Vatandaşın direkt olarak müracaat edebileceği bir yer değil. Buranın ek hizmet binası vasfını taşıması için buraya yazı işlerine bağlı bir  memur atanmasını talep ettim. Bu seferde ‘talebiniz 31.07.2009 tarih ve 27305 sayılı başbakanlık yönetmeliği  kapsamında yazınız değerlendirilecektir’.şeklinde bir cevap aldım. Topu taca attılar.

Adamın birisine köylüsü haber getirmiş. Demiş- Anan öldü. Baban öldü. Ahırı sel  bastı hayvanlar telef oldu. Adam  desene  demiş ocağım söndü. Yok demiş, ben gelirken dumanı tütüyordu. 


Vedat ŞİŞMAN


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık