İÇİMİZDEKİ SARKOZİLER


4 Mart 2012 Pazar 15:44
Fransa’ya neden kızıyoruz anlamıyorum, sebebini merak edenlere hemen belirteyim ki, daha dün “hepimiz Ermeniyiz” diyenler, içimizdeki Sarkoziler değiller mi idi? Bu sebepten dolayı Fransa’ya kızma hakkımız olmamalı. Bakın içimizdekiler daha da ileri giderek Fransa’nın çıkartmış olduğu yasaya destek verdikten sonra bir de TCK nın 301 ci maddesini delil göstererek bu eski tüfekler “Bakanın onayına bağlı ama halâ yürürlükte” diye mütalaa ediyorlar.
Bu konu ile yazılanları ve röportajları yokladım Emekli Büyükelçi Onur ÖYMEN “arada uzaktan yakından hiçbir benzerlik yoktur” demekte ve ilaveten “301’ci madde eleştiriyi suç saymaz. Orada söz konusu hakarettir, yani “Türklüğe hakaret. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılayan” kişilere verilecek cezayı düzenleyen 301. Madde eleştiri maksadı ile yapılanları suç saymamaktadır.”  demektedir.  Ayrıca sormaktadır “Fransa da böyle bir hüküm var mı? Bu kadar açık bir fark varken 301 ile karşılaştırmanın ne anlamı var?” ayrıca MHP Gn.Bşk.Yrd.cısı  Semih Yalçın’ın  ben zer soruya “kasıtlı ve zorlama bir yorum” olarak fikrini belirtmiştir.
 Evet, anlamı olmadığı gibi tarihçilerin bile araştırmaları neticesinde elde ettikleri aksi bir görüşü söyleme leri bile yasaktır. İşte Batlının adalet anlayışı.  En ilkel bağnaz toplumlar da bile ancak bu kadar olur. 
Bizdeki Sarkozilere gelince, onlar bu gün moda olduğu için “Sarkozidirler” dün “ Sarkisyan” önceki gün “Hırand” daha önceleri de başkaları da olabilirler yeter ki Türk Milletinden “hınç” alsınlar, kinlerini kussunlar.  Benim merak ettiğim içinden geldikleri topluma bu kadar kin beslemelerini anlayamıyorum. Bilim adamlarına bu ve bunlar gibileri araştırmaları için bir fırsat zuhur etmiştir. Kaçırmamaları temennisi ile.
Bakın yukarıda bahsi geçen zatı muhteremler! Kendi tarihlerine ne kadar yabancı ve cahildirler. “yarı aydın”  dedikleri herhalde bunlar olsa gerektir. Bakın size bir örnek ilim adamı veya aydın nasıl olurmuş. Önce size, bize yabancı ama bizden olan çıkarı veya sevgilisi uğruna milletini satan “Orman Yamuğun sevgilisi Karolin Fişekçi  “bu coğrafyada soykırım olmaz” diyerek ateş püskürmüş (basından)” yengemiz bizimle yaşadığı anlaşılıyor. Alın size dünyaca tanınmış bir başkası. Prof. Dr. Bernard Levis, sözde ”Ermeni soykırımı” hakkında sorulan bir sorulan bir soruya şöyle cevap vermiştir.  “Yaşanan olayların Ermeni versiyonunu mu soruyorsunuz? 1915 in hem Ermeni hem Türk versiyonunu mu?  1915 de karşılıklı facialar yaşanmıştır, buna “soykırım” denilemez. Soykırım tasarlanarak bir milleti yok edilmesini ifade eder.  Burada kaset dilen “tehcir”dir. Yani “mecburi göç”  Bun da Türklerin haklı sebepleri de vardı. Çünkü vatanlarını işgal eden Rus ve Fransızlarla Ermeniler ittifak halinde idiler.”basından (Le Monde’de 16.11.93 de yayınlanmış)
Ermeliler, bunun peşini de bırakmayarak Sayın Levis’i mahkemeye vermişler. Mahkeme “Tarihçiler görüşlerinde özgürdür” ama… diyerek “müşrikler” müşrikliklerini yapmışlar. Alavere dalavere….. hikayesinden Sayın Levis 1 frank manevi tazminata mahkum edilmiş.
Rahmetli Ziya Gökalp’ın bu konu hakkındaki fikri ile konuyu noktalayalım.  Gökalp “Önce Ermeniler bizi arkadan vurdu, dönüp biz de onları ki buna “mukatele” denir” demektedir. Bence de böyledir.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık