İsa DOGAN

Gezi’dekilerini anlıyorsunuz da Kazlıçeşme’dekilerini neden anlamıyorsunuz?


İsa DOGAN
19 Haziran 2013 Çarşamba 20:54
Medyanın bazı kesimleri fotoğraf siyaseti yapıyorlar. Bir insanın sürekli öfkeli halini resmederseniz, o resmi görenler de o insanı o şekilde algılarlar. Özellikle dikkat ediyorum da, bazı gazeteler sayın Erdoğan ile ilgili haber yaparken hep benzer türde öfkeli halini gösteren resimleri kullanıyorlar. Dikkat edin, Erdoğan ile ilgili her haberlerinden öfkeli bir Erdoğan resmini görürsünüz.
Bu özellikle yapılıyor. Bu bir mühendislik çalışmasıdır. Maksat öfkeli bir insan algısını toplumda mümkün olduğunca yaratmak, zihinlerde yer etmesini sağlamaktır. Diktatör söylentisi boşuna çıkarılmadı. Bu ve bezeri tezgahların  tarihte örnekleri var. Mesela: Saddam Hüseyin’in son günlerinde medyadaki resimlerine bir bakınız! Sanki o ABD o Saddam ile bir çok kez aynı karede görüşmemiş, el sıkışmamış  gibi!
 
Efendim o kalabalıklar devlet imkanıyla toplanmış!
Etrafımda daha önce hiç mitinge katılmamış  o kadar çok insan vardı ki, sadece geçmişteki o acı günleri yeniden yaşamamak için o gün oradaydılar.
Devlet imkanı, zoru.. vs ne derseniz deyin. O mahşeri kalabalığı askeri zorbalıkla dahi toplayamazsınız!
Kalabalığın çokluğuna takılacağınıza, neden orada toplandığını düşünün!
 
Gezi’dekileri anlıyorsunuz da Kazlıçeşme’dekilerini neden anlamıyorsunuz?
Yazık ki, MHP’de halkı anlayamamış, sokaktaki vandallara kol kanat germiş gibi tavır takınıyor.
Bu ne iktidar karşıtlığı!
Bu ne hırs!
Kazlıçeşme’deki o MHP’lileri anlamak bu kadar zor mu?
Bu insanların MHP’nin istikrarlı muhalefetinden bir menfaatleri yok ama  AK partinin istikrarlı iktidarından menfaatleri çok. Herkes gibi onlar da geçmiş kötü tecrübeleri yaşamak istemiyorlar.
Biraz da kendi içinizdekileri anlamaya gayret ediniz!
Muhalefet yaparken hep aynı dereden geçmekle dağların aşılamayacağını hala göremediniz mi?
Artık şu halkı anlamak için gerçekten biraz gayret edin.
Zira kürsüden bağırmakla ne kimse sağır oluyor, ne de kimse duyduğundan fazlasını alıyor!
-----------
Bugün makarna, kömür muhabbeti yapanlar o günlerdeki erken emekliliğe baksınlar!
Herkes  refah seviyesini yükseltmek, yüksek gelir elde edip daha rahat yaşamak ister!
Ama sizin refahınız devletinizin gücüyle orantılıdır. Yani eğer devletinizin imkanları ne kadar  çok ise o kadar rahat yaşarsınız.
Diyelim ki asgari ücret 2.500,- TL olsun.
Sizce ekmeğin fiyatı ne kadar olacaktır?
Geçmişte milyar liralarla maaş aldığınızda da ekmeğin fiyatı milyonlarla ifade edilmiyor muydu?
 Eğer devletinizin gücü size bu imkanı vermeye yetmiyorsa ve bunun için para basma yoluna gidiyorsa refah seviyeniz artmadığı gibi paranızın itibarı düşer. Dolayısıyla refah seviyeniz de düşer.
Demek ki öyle kafadan maaş artışı mümkün  olmuyormuş!
Gelişmiş  ülkelerdeki örneklere bakıp iç geçirebilirsiniz. Ama unutmayın ki o ülkelerin alt yapı ve üst yapı sorunları yoktur. Dolayısıyla devletin gelirleri sosyal harcamalara daha rahat kanalize edilebiliyor. Oysa Türkiye’nin bütçesinin gelirlerinin önemli kısmı alt yapı, üst yapı harcamalarına gitmek durumundadır.
Yani değerli dostlarım!
Eğer bugün refah seviyenizden şikayetçi iseniz, bunun için geçmiş hükümetlerin popülist politikalarını, yapılmayan alt yapı, üst yapı yatırımlarını da eleştirmelisiniz.
Unutmayın!
Demirel döneminde erken emeklilik yüzünden ortalama emeklilik yaşı 40 yaşının  altındadır.O emekli olan insanların bundan şikayetleri olamaz elbette.Ama çocuklarının olacaktır muhakkak.Çünkü çocuklarının refahını tükettiklerinin farkında değiller.
Her yıl sosyal güvenlikte 35 milyar dolar açık meydana geliyor ve o popülist politikanın bu ülkeye maliyeti 2040 yılına kadar 1 trilyon dolardan fazladır
Peki neden?
Gelişmiş, çok çalışmış ülkelerde dahi 60 yaş ve üzeri emeklilik var iken bizde hangi mantık ile böylesi büyük hesap  hataları yapıldı?
Nasıl oldu da hak etmeden, çalışmadan bu kadar erken emekliliği getirdiler?
Cevabı aslında çok basit: Eskiden hükümete gelenler için gelecek değil günü hesap etmek önemliydi. Koltuk için topluma her türlü popülizm yapılırdı.”Benden sonrası düşünsün” mantığıyla hükümetlerin biri gelir  diğeri giderdi.
Bugün makarna, kömür muhabbeti yapanlar o günlerdeki erken emekliliğe baksınlar!
O meydanlardaki gençler, geleceklerinin geçmişte nasıl bol kepçeden  heba edildiğini iyi öğrensinler!
Dünü bilmeden bugünleri anlayamazsınız!
O elinizdeki akıllı cihazları  başkalarının yalanları için değil biraz da bu tür şeyleri öğrenmek için kullanın!
Borç ama nasıl borç?
2001 krizi yıllarında Türkiye IMF ile neden stand by anlaşması imzalamıştı?
Köprü veya yol yapmak için mi?
Sosyal yardımlar için mi?
Yatırımları artırmak için mi?
Hayır!
O günlerde Türkiye memur ve işçi maaşlarını ödeyemiyordu.
Efendim toplanan vergilerle ödenemiyor muydu?
Hayır ödenemiyordu. Çünkü toplanan vergilerin %85’i faize gidiyordu.
Borç, eğer geleceğe yatırım için ise faydalıdır.
Ama eğer  günü kurtarmak için ise bağımsızlığınızı dahi elinizden alacak  kadar zararlıdır.
Bugün Türkiye maaş ödemek için borçlanmıyor, yatırımları finanse etmek için borçlanıyor.
Mesela, Devlet bir yol yaptığında sadece rahat seyahat imkanı doğmuyor aynı zamanda yakıt tasarrufu, cari açığın finansmanı da hesap ediliyor.
Bugün toplanan vergilerin %85’i değil,%15 civarı faize gidiyor ve gittikçe de bu oran düşüyor.
Siz birey olarak eğer tatile gitmek için borç alırsanız, bu borcun geri dönüşü olmaz. Bu şekilde borçlanarak aslında gelecekteki gelirinizden feragat ediyorsunuz demektir.
Ama eğer işinizi geliştirmek için borç alıyorsanız, o borcun geri dönüşü pozitif olur. İşiniz büyür, geliriniz artar.. vs.
Yani değerli Dostlarım,
Bilmeden, öğrenmeden bazı şeyleri ağzımızda sakız yapmayalım. Zira dişiniz kırılabilir!
 
-------------
DEMOKRASİ TEMBELLERE GÖRE BİR SİSTEM DEĞİL!
MEĞER BENZİN DÖKÜLMÜŞ GİBİ YANMAYA HAZIRLARMIŞ, KIVILCIM BEKLİYORLARMIŞ!
NEYMİŞ EFENDİM HÜKÜMETİ BEĞENMİYORLARMIŞ, DEVİRECEKLERMİŞ!
BUNU SÖYLEYENLER KENDİLERİNİ DEMOKRAT, ATATÜRKÇÜ DİYE NİTELENDİRİYORLAR.
BARİ ATATÜRK’Ü BU GAYRİ MEŞRU YOLA ALET ETMEYİN!

NASIL AMA!
ASKER, YARGI ARKANIZDAN ÇEKİLİNCE TENCEREYE, TAVAYA KALDINIZ!
ARTIK ÇALIŞMAYANA EKMEK DE YOK, İKTİDAR OLMAK DA YOK!


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık