İsa DOGAN

Dünya canlı yayında bir cinayete tanık oldu!


İsa DOGAN
16 Temmuz 2013 Salı 18:51
Değerli Dostlar,
Rahatsızlığım nedeniyle son günlerde yaşanan olaylar hakkında kendi görüşlerimi paylaşma fırsatı bulamadım.
Aşağıda Mısır’daki darbe öncesi ve sonrası hakkındaki düşüncelerimi okuyabilirsiniz.
Dünya canlı yayında bir cinayete tanık oldu. Demokrasiyi kendine hak gören batı ise sadece yuvarlak cümleler ile tepki gösterebildi.
Aslında bunda garipsenecek bir durum yok!
Batı, kendi haricindekilere demokrasiyi hiç bir zaman layık görmedi. Batı Demokrasiyi iki ucu keskin bir kılıç olarak kullandı: Bir yandan demokrasi yok diye müdahale ederken, diğer yanda demokratik seçimlerle  gelenleri beğenmeyip radikal, diktatör suçlamasıyla meşru saymadı.
Mısır’da 2 yıl önce  aslında devrim falan olmamıştı. Olan sadece bir diktatöre yol verilmesiydi. Devrim, sadece bir kişiye karşı olmaz, sisteme olur. Mısır’da devrim ancak orduyu ve arkaik düzenin çarklarının değiştirilmesiyle  olacaktır. Tıpkı bizde olduğu gibi.
Siz belki farkında değilsiniz ama Türk halkı 2010 referandumunda tarihi bir devrim yaptı.
2010 referandumunda hem askeri hem de yargı vesayetine çok önemli bir darbe vurulmuştu. Bugün Gezi eylemlerinin etkilerinin sönük kalmasını o referanduma borçluyuz.
Mısır, önemli bir sınavdan geçiyor.70 yıllık otoriter rejime dayananlar 1 yıllık demokratik seçimle seçilen Mursi’ye dayanamadılar.
Tarihinde askeri başarısı olmayan mısır ordusu, silahını kendi halkına çevirmekten geri kalmıyor.
Bizdeki OYAK modeli yapılanmaların daha ileri boyutları var Mısırda. Asker, ekonominin tüm çarklarında yer alıyor, askerlikten başka her işi yapıyor. Duyduğuma  göre ordunun şirketlerinde 10 milyon insan çalışıyormuş.
Mısırda Mevcut çarkları değiştirmeden, asker ile uzlaşmadan iktidar olmak mümkün değil.
Darbeye giden yolda yine bilindik taktikler sahnelendi. Tahriri canlı yayınlayan Batı medyası diğer meydanları görmezden geldi.
Mısır ve dünyada gerçek devrim bugünlerde yaşanıyor: Askeri darbeye direnen milyonlarca insanların bu karşı duruşları gerçek bir devrimdir.
Mısır çok kısa zaman içerisinde tüm dünyaya ve bize önemli bir ders verdi. Biz namusumuza ne 60 ne 80 ne de 28 Şubat sahip çıkamamıştık. Oysa Mısır halkının gösterdiği tepkinin çok azını dahi gösterseydik darbelere bu kadar sık maruz kalmazdık. Mısır halkı demokrasinin değerini çok kısa zamanda bizden daha çok öğrendi ve sahip çıkıyor.
Dış politika anlayışı sadece çıkar esaslı olamaz. Çıkar esaslı modeli sömürgeci ülkelerin modeliydi. Olması gereken ilkesel anlayıştır. Ak ile karayı duruma göre değerlendirmek yerine gerçeği somut olarak görmek ve göstermektir ilkesel olan.
Cinayet, cinayettir bunun için lafı gevelemeye gerek yoktur. Dünyanın her yerinde cinayetin tanımı, anlamı aynıdır. Aynı şekilde darbenin de.
Bizim müzmin muhalefet CHP yine sınıfta kaldı, yine adam akıllı cümleler ile ilkeli bir duruş sergileyemedi.
Gezi eylemlerine daha dikkatli bakın ve oynanan tezgahı görmeye çalışın. Çünkü yarın yine deneyecekler.
Mısır halkının Allah yardımcısı olsun!
------------------------
MISIRDA HENÜZ DAHA ASKERİ VE YARGISAL  DARBE OLMADAN ÖNCE SOSYAL MEDYADA YAZDIKLARIM

03.07.2013
Bu Tahrir Meydanı  hiç bir zaman  boş kalmaz!
Türkiye’de birileri eminim ki ellerini ve akıllarını ovuşturuyordur Mısırda olanları görünce.
“Neden biz de böyle büyük kalabalıklar toplayıp iktidarı düşüremiyoruz?” diyorlardır.
Ama sapla samanı karıştırdıklarının farkında değiller.
Afrika’nın kapısı, Filistin sorunun birincil muhatabı, İsrail’in kapı komşusu Mısır’da olanlara dikkat ediniz!
Yine sosyal medya üzerinden güdülenmiş kalabalıklar meydanlara dökülmüş ve yine bildik uluslararası medyanın bilindik tavırları.
Peki, istenen ne?
Demokrasi mi?
Demokrasi ise, daha bir yıl öncesinde seçimle iş başına gelmiş bir yönetim yok mu iktidarda?
Kim bu meydandakiler ve istiyorlar?
Bizdeki ilelebet muhalefet kalacak olanlar ve demokrasi mağdurları olmasın!
Demokrasi hazım ister. Mısır henüz daha bu yolun çok başında.
Belli bir istekleri yok, sadece geldikleri duruma kızgınlar ve eskiyi özlüyorlar.
Çünkü Mısır halkının tercihine bırakılırsa, bir daha gün yüzü göremeyecekleri kesin. İşte bu yüzden bir çok yolu ve yöntemi karşı devrim yapmak için deneyeceklerdir.
Burada şu çok önemli:
Bir binayı yıkacaksanız yerine daha iyisini yapmak kaydıyla yıkabilirsiniz. Bugün Mursi gidip yerine bir başkası gelse, bu kez de Mursi yanlıları Tahrir’i dolduracaktır. Yani Tahrir meydanı  hiç boş kalmaz.Çünkü mesele daha iyi bir bina yapmak değil,mesele sadece yıkmak üzerine düşünülmüş..
Demokrasi hikayesi daha yeni başlıyor Mısırda.
Türkiye’nin 50-60 yıl öncesini bir düşünün ne demek istediğimi anlarsınız!
-------------------------
02.07.2013
Mısır’da olanlar kendi tarihimizi hatırlattı!
Ordusunun ve Bürokrasisinin  üst kademesindeki askerlerin hepsi ABD’de eğitim görmüş olması Mısır’daki sistemin askeri ve bürokrasi vesayeti ile yürüdüğünün en önemli alametidir alsında.
Mısır, Afrika’nın kapısı, Ortadoğu denklemin üç temel ayağından biri olması, Süveyş kanalına ev sahipliği yapması, tarihi ve kültürel önemde olması gibi bir çok nedenle Batı için çok önemli bir ülkedir. Mısır bağımsız olursa İsrail nefes alamaz. Mısır bağımsız olursa Afrika kontrol edilemez. Mısır bağımsız olursa güç dengeleri hesabı alt üst olur.
Askerin bu kadar alenen siyasete dahil olması, meydanlardaki kalabalığa destek olması Batı’nın Mursi’yi istemediğinin açık bir sinyalidir.
Mursi, belki çok büyük bedeller ödeyecek ama büyük ihtimalle bu güçlü blok karşısında düşecek. Sonra yerine bir başka kişi oturacak ve eğer o da Mursi gibi bağımsız politika gütme isteğine kapılırsa o da aynı akıbete uğrayacak. Yani Mısır’da daha çok gelgit göreceğiz gibime geliyor!
Bakalım Mursi ne kadar dayanacak?
Eğer Mursi  bu süreci atlatabilirse, daha güçlü olacaktır ve Mısır  demokrasisi için çok büyük kazanım olacaktır.
Bizdeki 1950 sonrası demokrasi denemelerini çağrıştırmıyor mu?
Demokrasi doğrudan meydanlar üzerinden yürüyen bir sistem değildir. Aksine meydanların sandığa giden dolaylı etkisi vardır. Yani meydanlar sadece sandığa giden araçtır.
Aksi halde kaos olur!
Çünkü meydanlar doldurulmayacak kadar büyük değillerdir.
Bugün TKP gibi birçok gurup eğer çok iyi organize olurlarsa  birçok meydanları doldurabilirler. Oysa Türkiye’deki seçmenlerin %01 oranında bir çoğunluğa sahipler. Yani meydanlardaki  kalabalıklar aldatıcı olabiliyor.
Gerçek meydan, gerçek arena sandıktır!
------------------
35. Madde kalkıyor ama MHP bundan neden rahatsız!
Kenan Evren ihtilali bu maddeyi gerekçe göstererek yaptığını itiraf etmişti. Aynı şekilde Balyoz sanığı  Çetin Doğan’da  bu maddeyi işaret ederek darbe yapmayı tasarlıyordu.
Sırf Kenan Evren’in MHP’li kardeşlerim nezdindeki imajını düşündüğümde dahi sembolik de olsa bu maddenin yok edilmesini arzu ederdim ben.
Eğer medeni bir ülke olacaksak askerin kışlasında olması şarttır.
Türkiye Cumhuriyetini koruyacak olan asker değil, halkın kendisidir.
Asker Bu Cumhuriyetin sınırlarını korumakla mükelleftir.
Sorarım size: Asker Cumhuriyeti kime karşı koruyordu?
Kendi halkına karşı korunan bir Cumhuriyet hasta bir Cumhuriyettir.
Asker sistemi korumaz. Sistemi halk kendi iradesi ile korur veya değiştirir.
Tarihten kendinize simgeler addedebilirsiniz ama simgelere kendinizi kaptırıp çağları birbirine karıştırmamak lazım. Çünkü her çağın liderleri, kahramanları farklıdır. Dolayısıyla kendinize eski çağlardan model alamazsınız. Alırsanız gerçeğin dışında yaşarsınız ve başarısız olursunuz.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık