İsa DOGAN

CHP YİNE BİLDİĞİNİZ GİBİ CHP


İsa DOGAN
30 Mart 2012 Cuma 13:13
Tandoğan’da miting yapmakla kendi ayağına kurşun sıkmış oldu. Meydandaki kalabalıktan şu sonuç çıktı: CHP yönetimi kendi seçmeninin önemsemediği veya da kritik görmediği bir konuda fazla abartılı davranıyor. Meydandaki kalabalık CHP'nin gölgesinin kendisinden büyük olduğunu gösterdi.
Eğer her siyasi parti kendi görüşlerini meydanlarda miting yaparak anlatmaya kalksa, memleket seçim atmosferinden kurtulamaz. Böylesi demokrasi değil halka zulüm olur.
Günümüz iletişim olanaklarının meydanların önemini kaybettirdiği aşikâr bir gerçek. Halk her türlü bilgiye medya ve iletişim olanakları sayesinde bulunduğu her yerden ulaşabiliyor. Bu nedenle meydanlardan beklediklerinizi alamama ihtimaliniz yüksek.
Monarşik krallık zamanında anayasal monarşiyi savunursanız iyi bir solcusunuzdur. Anayasal Monarşi'ye geçildiğinde hala aynı fikirdeyseniz statik fikirli iyi bir sağcısınızdır. Çünkü değişen şartlara göre bulunduğuz yer de değişmelidir. Bugün CHP'nin bulunduğu yer 70'ler 80'ler havasında. Oysa o yıllardaki sol argümanları savunanlara bugün statükocu, sağcı nitelendirmesi yapılıyor. CHP’nin bugün 'anlaşılmaz sol parti ' oluşu geçmişe demir atmasından kaynaklanıyor sanırım.
Meydanlardan ekranlara geçiş dönemindeyiz. bu bilinçle halkı yormadan siyaset yapmak gerekiyor. CHP kendi seçmeni dahil halkı yoran bıktıran bir anlayışla siyaset yapıyor. Bunu görememelerinde kasıt dahi aranabilir. Kılıçdaroğlu önce kendini, kendini değiştiremiyorsa etrafındaki çokbilmişleri değiştirmeli bence.
 
--------------------------------
Siyasetin şekillenmesinde inanç ve efsaneler önemli yer tutarlar. Toplumun genelinin inancına aykırı bir siyasal iktidarın yaşama şansı sadece totaliter, diktatöryal sistemlerde mümkündür.
Diğer bir yanda efsanelerin de özellikle geri kalmış demokrasilerde belirleyici özelliği olabilir. Siyaseten yeteneksiz, sürekli hatalar yapan birine "efsane" gözüyle bakıp "vardır elbet bir hikmeti" denilerek sebep sonuç ilişkisi kurulabiliyor.
Türkiye geri kalmışlığını üzerinden atarken "efsane" yaratma çabaları birileri için beyhude kalıyor. Bugün "Gandi" oluyor yarın başka bir şey.
Siyaseten kurumsallaşmadıkça bugün Recep Tayyip Erdoğan’lı, yarın bir başka biri odaklı ülke gündemi oluşur. Kişilerin etkinliğinin bu kadar üst düzeyde olması siyasal geçmişimizdeki eksikliğimizin bir tezahürüdür. Bugün istikrar adına iyi olan koşullar yarın bir başkası tarafından ters yüz edilebilir.
Bu nedenle başarısız olan siyasetçi batı ve de bazı doğudaki ülkeler gibi gitmeli. Yoksa rekabetten yoksun, iç hesaplara dayalı yerinde sayan siyasal düzenden kurtulamayız.
Gelişiyorsak efsaneleri arkamızda bırakmak zorundayız. Gelişmiş, sanayileşmiş ülkelerde efsaneler sadece tarih kitaplarında yer alır, günlük hayatın içinde değil.
Her seçim malubiyet yaşamış siyasetçiden gelecek seçim için ne beklenebilir!
Olmayınca, olmuyor demek!
Toplumun tutumunu bilerek daha akılcı siyaset yapılamaz mı?
Sorun toplumun zihniyetini görebilmek bence.
Sorun, sorunun halkta değil kendinizde olduğunu fark edebilmek!
Daha kaliteli siyaset lütfen!
 
--------------------------------------
Eğitim sistemi ile alakalı yapılacak değişiklik gösterdi ki, hala “başörtüsü” sendromu devam ediyor. Birileri hala kendi vatandaşlarından korkuyor. Geçmişteki anti demokratik uygulamalara “geçiş dönemi” bahanesi sunanlar, bugün hala geçiş döneminde olduklarını zannediyorlar. Ekranlarda doğru düzgün dünyadan örnekler sunularak yapılan bir tartışma ortamı göremiyorsunuz. Çünkü konu gerçekten ideolojik tabular üzerinden tartışılıyor. Konu hakkında sadece bir noktaya vurgu yaparak yazımı sonlandırmak arzusundayım. Bugünkü sistemle öğrencilere gösterilen tek bir kapı var: Üniversite. Oysa bu ülkenin meslek okul mezunlarına da ihtiyaç var. Ama meslek okulları cazipleştirilmiyor, köreltiliyor. Bir öğrenci düşünün düz lisede okuyan ve de okulda başarısız olan. Aile o öğrenciden sadece lise mezunu olmasını, en azından lise diplomasıyla öyle ya da böyle bir işe girebileceğini düşünüyor. Oysa o öğrenciler düz lisede gün saymak yerine çeşitli meslek okullarına yönlendirilseler ve yetiştirilseler daha iyi olmaz mı? Matematik ve de fen’den çakan bir öğrenci için de elbet mesleki bir eğitim olanağı vardır. Olmalı. Türkiye bu ekonomik gelişme hızıyla devam ederse-ki hiç bir engel yok-sektörlerin artan oranda yetişmiş elemana ihtiyaçları olacak. Bu ihtiyaçları üniversiteler sağlayamaz. Her konuya ideolojik penceren bakıp dini,kültürel,ideolojik.. vs motifler eklerseniz yarın ihtiyacınız olan inandırıcılığa sahip olamazsınız. Birilerinin artık bu saçma, demode paranoyalardan kurtulması lazım.
Sağlıcakla Kalın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık