BÜYÜKLERE MASALLAR! - 1


22 Mart 2011 Salı 21:11


Bu tip masallar, masal dinlemesinin zamanı geçmişlere anlatılan, dinleyenlerin de işlerine öyle geldiğinden, bazılarının ise sırf tatmin için dinledikleri herkesin malumudur. Bu tip masalların tamamına “soykırım” masalı denmektedir. Yine bu tip masallar bazı milletleri dünya kamuoyu nezdinde küçük düşürmek için uydurulmuşlardır. Yine bu tip masallar “milletlerin birbirleriyle “psikolojik” sindirme hareketidir.
Gelelim bizim durumumuza; bizler ya çok sabırlı bir millet olmamızdan veya af buyurun saf olmamızdan yararlanılmakta, bizler uyanıncaya kadar da iş işten geçmiş olmaktadır. ‘Ermeni soykırımı’ diye dünya ya lanse edilen meseleye biz millet olarak “yahu boş verin biz böyle bir yapmadık ki ve yahut da bir şey yemedik ki karnımız ağrısın” gibi sudan bahanelerle bu gibi iddiaları zamanında çürütmeye kalkmadığımızdan, diğer milletlerin pek çoğu “sukut ikrardandır” mantığını yürüterek “tamam, sesleri çıkmadığına göre bunlar bunu yapmışlardır.” Kabilinden fikir yürütmüşlerdir. Şimdi görmekteyiz ki artık iş işten geçmiş içinden çıkılmaz bir boyut almıştır.
Bakın bu ruh halimizden sonra, aleyhimizde çalışanlar, Ermeni soykırımı yetmemiş gibi şimdide yok Süryani soykırımı, yok Pontus soykırımı, yok şu yok bu soykırımı diye başımıza bir sürü soy kırımı, hatta Kanada da ki Fok balıkları, balina ve hatta geçtiğimiz yıllarda bütün dünyada “kuş gribi” salgını neticesin de ‘itlaf’ edilen kanatlı hayvanların suçunu da bize yüklerlerse yani “tavuk soykırımı” nı da Türkler yaptı derlerse hiç şaşırmayalım benden hatırlatması.
Son yıllarda bir de “Süryani soykırımı” meselesi dillendirilmeye çalışılmaktadır. Türkiye 1970 e kadar Ermenilerin iddialarını görmez ve duymazdan geldi ta ki; Mıgırdıç Yanıkyan’ın iki diplomatımızı katledene kadar. Yukarıda bahsettiğimiz gibi o vakte kadar öyle bir meselemiz yokmuş farz ederek “deve kuşu” politikası gütmüşüz. Sonra sı ise daha vahim; zamanın Dış İşleri Bakanı (Ermenilerin iddiaları bizleri ilgilendirmemekte, biz yeni kurulan bir devletiz bütün bunlar olmuşsa 1915’ler de olmuştur biz ise 1923’te kurulduk) mealinden demeçler verebilmiştir. Daha sonraları herhalde hatırlatanlar oldu (yahu biz her yer de Osmanlının devamıyız diyoruz şimdi böyle söylememiz yanlıştır) diye kulağımız çekilmiş ki bu defa da (biz öyle bir şey yapmadık) yanılmıyorsam daha sonra da (bunu Kürtler yaptı) deriz kurtuluruz politikası takip etti. Daha sonra (onların söyledikleri rakamlar çok uçuk bir miktarını kabul edelim) dendi. Şimdiler de her Nisan ayında Dış İşlerimizi bir telaştır almakta.
Neden “tebaayı sadıka” sadık tebaa olan bir millet birden bire kazan kaldırmıştır? Bunu bulmak için allame olmaya gerek yoktur Osmanlıyı parçalamak isteyen güçler içimizdeki azınlıkları azdırmışlar sonrada (şimdi de olduğu gibi) onların haklarını arar bahanesiyle önce iç işlerimize daha sonra her şeyimize karışmış ve koskoca Cihan Devletini parçalamışlardır. Yüzlerce yıl bizimle birlikte yaşayan o günlere kadar aramızda hiçbir sürtüşme çıkmamış topluluklarla birden bire neden böyle bir mesele zuhur etmiştir derseniz? Çünkü Batının sömüreceği tek yer Osmanlı toprakları kalmıştır da ondan.
Bakın daha bitmedi şimdilerde Süryani soykırımından sonra bir de Yezidi soykırımı, hatta bu dersim isyanını bastıma bahanesiyle bir Kürt soykırımı da yapılmıştır. Denilerek bu mesele uzayıp gidiyor fakat bütün bunlara gelecek yazımızda devam etmek üzere esenlikler.




YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık