İsa DOGAN

Bugünleri arşivleyin!


İsa DOGAN
14 Nisan 2013 Pazar 12:01
Türkiye önemli bir dönemeçten geçiyor. Birileri alınan mesafeyi dikiz aynasından baktıkları için görmeyebilirler ama gerçek alenen aşikâr.
Cumhuriyet tarihinin yükseliş  dönemini yaşıyoruz diyebilirim. Birileri bu cümleden olmadık manalar çıkarabilir ama dışarıya, içeriye, çevrenize, rakamlara... vs  baktığınızda bu yükselişin belirtilerini görebilirsiniz.
Evet, daha çok gidilecek yol var!
Ama normalleri dahi özlemişiz!
Bu ülkenin insanlarına normal olan haklar dahi on yıllarca verilmemiş.
Laiklikten karnı doymuş ama ne yol görmüş ne su!
Kısacası her anlamda normalleşiyorken, tüm bunların sofrasından biftek eksik olmayanların elbette ki ilgi ve alakasını  çekeceğini söyleyemeyiz.
Çünkü herkes için “normal “ olan  elitler için değildir.
Çünkü elitler için bu halka reva görülen tek normal şey “laiklik” idi. Çünkü laiklik peynirdi, ekmekti, yoldu...
İşte bugün hala bu halkı anlayamamalarının nedeni de zaten bu tepeden bakmışlık değil mi?
Onlardı bu ülkenin sahipleri. Çünkü onlar bu ülkenin  feodal beyleriydi.
Siyasetin elitlerin üstüne çıkması, gerçek demokrasinin doğmasını sağladı. Artık belirleyici olan elitler değil halk.
Asker, yargı, bürokrasi, siyaset  eksenindeki  elitler halkın yakasından düştükçe birer birer kapılar açılmaya, yollar aydınlanmaya başladı.
Demek ki, sorunlar çözümsüz değil, çözmek istemeyenler sorunluymuş!
Demek ki, engeller aşılamaz değil, rehberler sorunluymuş!
Değişim sancılıdır. Çünkü her durumun nemalananı mutlaka vardır. Özellikle de uzun yılların meydana getirdiği düzeni değiştirmek başlı başına bir devrimdir.
Artık bu anlamsız terör bitsin!
Sorun çözüldüğünde, sular durulduğunda bugünler unutulacak.” memleket satılıyor” diye figan edenler balık hafızalarıyla bugünleri hatırlamayacaklar bile. Onlar da büyümeden paylarını alacaklar, onlar da güçlerine güç katacaklar.
Bu yolu geçerken hendeklerde boğulmayacağız, birilerinin anlamsız provakosyonuna gelmeyeceğiz, atalarımızın mirası hoşgörü kültürünü kendimize rehber yapacağız.
Bir Almana, Fransıza, Amerikalıya  gösterdiğiniz ilginin, saygının  birazını  1000 yıllık  iç içe, yan yana yaşadığınız insanlara gösterin.
Terör örgütü silahları gömerken, siz de önyargılarınızı gömün!
Savaş  kolay olanıdır, barış zor olanıdır.
-------------------------
2B Rayiç bedelleri yüzünden İstanbul  Büyükşehir Belediyesi kaybedilebilir!
Değerli Dostlar,
2B rayiç  bedelleri açıklandığından beri kendi mahallem dahil bir çok yerden tepkiler aldım.
Büyük çoğunluğu fakir olan bu insanlar bu bedelleri nasıl ödeyeceğini şimdiden kara kara düşünmeye başlamış.
Birçoğu parasızlıktan evini tamamlayamamış iken bu bedelleri nasıl ödeyebilir?
Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ilgili çalışanları hangi argümanlara göre bu fiyatları tespit etmiş?
Sosyal bir sorunu çözmek üzere mi?
Yoksa maliyeye daha fazla gelir sağlamak, bütçe açığını finanse etmek üzere mi?
Size bir sonraki aşamayı söyleyeyim!
Bu rayiç bedellerden sonra hisse tapular konusu nasıl olacak?
Ellerinde hisse tapusu bulunduranlar bu yüksek bedellerden sonra  ellerindeki tapuları en azından aynı rakamlara satmak isteyeceklerdir. Konuyu ben açayım siz devamını düşünün.
2B Rayiç bedellerinin yüksekliğinden dolayı medyaya da yansıdığı gibi tepkiler büyük. AK Parti belki farkında olmadan kendi ayağına kurşun sıkmak üzere. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri AK Parti için kritik öneme sahip. Bir önceki seçimlerdeki  oy oranlarını düşünürseniz aradaki kritik puan farkını görürsünüz.
2B Rayiç bedelleri yüzünden Büyük Şehir Belediyesi kaybedilebilir!
Belki Sultanbeylili ilgili  AK Partili yöneticiler için seçim korkusu yoktur, 10–20 puanlık kayıplarla koltuklarından olmazlar ama o kaybedebilecekleri 10–20 puanlar Büyükşehir seçimlerine önemli oranda etki edebilir. Zaten CHP  de bunun farkında olduğundan 2B konusunu enine boyuna işlemeye başladı.
Sorun nerede?
Sorun yasal düzenlemede değil, sorun rayiç bedellerin yüksek belirlenmesinde. Bu bedelleri tespit eden memurlar hangi hesap  mantığı ile hesaplama yaptılar?
Halka  “gelir getiren  mal” gözüyle  bakıyorlarsa, siz bu sorunu çözemezsiniz. Aksine sorunu büyütürsünüz. Bu  rayiç bedeller tespit edilirken bu rakamların ödenemez büyüklükte olduğunun Ankara’ya hissettirilmesi gerekiyordu. Ankara’ya  iletme sorumluluğu da  tabi ki  Belediye başkanlarına  ve  AK Parti  ilçe yönetimlerine aittir.
Sayın Başbakanımızın  bu soruna artık el atması lazım. Çünkü Bürokrasinin  bu soruna bakış açısı Başbakanınkisiyle  kesinlikle aynı değil.
Bürokrasinin eline bırakılan her sorun gibi bu konu da vicdanlardan  uzak muhasebe edilmiştir.
Keşke hiç bu soruna el atılmasaydı. En azından insanlar bugünden daha mutlu olurlardı.
Şimdi ise, kimi kara kara düşünmekte, kimi ise evini satıp kiraya çıkmayı düşünmektedir.
Kesin olan şu ki, bu bedeli bu halk ödeyemez!

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık