Kaya KILIÇ

Bir huzur arıyorum hayatımda, tüm silah ve bu çirkefin içinde


Kaya KILIÇ
23 Şubat 2011 Çarşamba 14:07


İzlemeyi en çok istediğim, bir mezbahana gibi insanların kesildiği ve başrol dahil olmak üzere jönlere yapılan eziyetler, işkenceler vs, vs. Bu hal kesmiyor tabi beni, daha da seyrimi artırıyorum, amcasının hanımıyla ilişkisi olan birini övme ve onun esperisini yayma eğilimim. Sonra kimin sucu olduğunu araştırmadan, onun sucu ne diyorum, daha da çirkefleşip başına bir hal geldiğinde çirkinliğin en doruğuna çıkıp; onun sucu ne esperisini patlatıyorum. Aramızda konuşurken arkadaş/dostlarımla, ahlak ve adaletten en çok ben bahis ediyorum. Kimse bana bu halden sonra, bu ne lahana turşusu bu ne perhiz demiyor. Haktan, adaletten bahis eden adamın, adam öldürülmesi sıradan bir olaymış gibi görülen bir diziyi sevmesi/tavsiye etmesi düşünüle bilir mi kardeşim demesini görmüyorum. Toplum bilimciler bu konuda ne düşünüyor diye bir merak ettim, yaptığım araştırma daha tam tamamlanmadı ama şizofren/anti insani bir hal aldığımızın sonucu görüldüğünü görüyorum.
Sadist bir davranış sergileyen, bu halini de böbürlenerek anlatan ve taraftarları çığ gibi büyüyen bir toplumun fertleriyiz. En çok tanına sima kim diye sorulduğunda, mafya babası rolündeki jönler ve onun yandaşlarını görüyoruz. Merhamet umduğumuz insandan; birilerini katletmesini ve adaleti sağlamasını bekliyoruz. O katledilenin bir ailesi olduğunu, ne için orada bulunduğunu ve niçin bu hallere düştüğünü hiç merak bile etmiyoruz. Eyvah diye bir vicdan sesi gelmiyor artık içimizden.
Hangi hanımla geceyi geçirdiğini merak ettiğimiz jön, bunun bizle ne alakası var, bunlar bizden uzak diyip; başımıza nasılsa gelmez ukalalığıyla, reytingini yükselttiğimiz ve nice özenti gençliği uçuruma sürüklediğimizin farkında bile değiliz. Mahallemiz yanıyor, yangın hangi halde, bize ne kadar yakın, bizi şimdi yakmadı diye yarın bize sıçrayacak korkusundan zerre kadar korku ve kuşku yok. Yarın paçalarımız tutuştuğunda eyvahlarımız imdat dememiz fayda vermeyecek. Boş konuşmayı sever olduk. Eğer birde konuşmamız birileri tarafından tasdik ediliyor, alkışlanıyor doğru söylüyorsun/helal sana deniliyorsa, gerisini siz tahmin edin. Ağlanacak halimize kahkahayla gülüyoruz. Atalarımızın o güzide, ders almamız için söylendiğini unutup; alaya alınacak bir şeymiş gibi davranıyoruz.
Ecdadına söven bir millet daha var mıdır bizden başka araştırmak lazım. Zalimlik yapan, dünyayı sömüren, ırk, renk ve tüm örf, adet ve ananelerini ortadan kaldıran milletler bile bizim gibi ecdadını aşağılama çabasına girmemiştir. Bunu nereden çıkardınız, diyecekseniz hemen cevap vereyim. Yedi cihana nam salmış, üç kıtaya hüküm etmiş, feth ettiği yerleri sadece toprak fethi ile kalmamış gönülleri bile feth etmiş ve başka diyarlardaki zalimleri bile zulümlerinden bir fermanla zulmünü kaldırmış olmasına bakmaksızın, zevk ve sefa düşkünü(uçkur düşkünü) birisi olarak, elin gavurunun yapmadığını, hemide ağızlardan salyalar akarak anlatma ve izletme çabası içerisindeyiz. Terbiyem müsaade etmiyor, yoksa bende onlardan aşağı kalmayıp ‘’siz kimin nesisiniz, kimin fesisiniz’’ diyeceğim.
Feleğin çemberinden geçmiş birisi diyor ki, bunlara lanet bile edilmez diyor. Bunlar çukurlaşmış, aşağılık (esfele safilin), murdar ve kokuşmuş beyinlerdir. Yediği kaba pisleyen, gölgelendiği bayrağın karanlık olunca gölgesini unutup söven cinslerdir. Bizler bunlara pirim veriyoruz. Kale almamalıyız ve öylece hadlerini bilmelerini, kendilerine çekidüzen verinceye kadar, selamı bile kesmeliyiz. Konuşmak ve tartışıp bir kanıya varmak insana mahsus bir şey, anlamayana laf anlatmak, taşa söz söylemek gibi oluyor. Kendimizi harap etmeye değer işlerle meşgul etmeli ve sevdiğimizi Allah için sevmeli ve Allah için kızmalıyız. Bu düşüncelerle kalın huzur ve sağlıcakla.
Kilic_kaya29@mynet.com



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık