Kaya KILIÇ

Beni de çileden çıkardılar, Vay onların haline


Kaya KILIÇ
18 Mayıs 2011 Çarşamba 23:17
İki kabadayı varmış, bunlar kendi araların da konuşurlarken; yeryüzünde bizden daha adili, hayırlısı ve yardımseveri var mıdır? diye konuşup dururlarmış. Bak üstat, geçen gün mahallede dolaşırken baktım ki ninenin biri almış bir poşet evine götürüyor, götürürken de çok zorlanıyor. Hanım teyze dedim, o da bana buyur efendi evladım diyerek cevap verdi. O da anlamış efendiliğimi, ben dedim ki yardım edeyim mi? yok evladım geldim zaten, evim şurası, zahmet buyurmayasın. Ben ısrar ettim. Benim her zaman böyle bulamazsın, lafını geri al da ben onları taşıyayım dedim. Sonra poşeti elime verdi, üç basamaklı evine çıkardım, ne hayırlı bir adamım, kadının sadece bir onluğuna hayır demedim, ne efendi ve hayırlı adamım işte gör. Argo bir tabirle diğeri başladı. Pala, ben geçen gün ne yaptım sen biliyor musun? Yoo. Ben var ya gecen bir yavru kediyi ağaçtan indirdim, bakkal Nuri’den de iki tokatla bir şişe süt alıp önüne koydum. Desene sende benim gibi hayır adamı oldun demiş, diğer kabadayı ve eklemiş, soyumuz tükeniyor dostum, nereden bulacaklar bizim gibilerini, çok ararlar çok.
Günümüzde de yeni kabadayılar çıkmış; hem de insanlardan aldığı destekle (oyla) kabadayılık yapıyor ve ona da hizmet v.s diyor. Aslında sizlerde hemen itiraz edeceğiniz bir konuyu yazdığım için pekte mutlu değilim. Siyasi yazı yazmadığımı bilirsiniz, fakat hiç te bu ülkede yaşadığımı belli etmeyeyim mi? kimsenin hakkına girmeden, kimseyi yermeden, kimseyi de düşman görmeden; nasıl yazacağım bende yazının sonun da merak ediyorum. Bir vesile ile mahalle muhtarımızla karşılaştım, hocam hükümete söyleyeceğim bu seçimleri iki yılda bire indirsinler diye. Neden diye sorduğumda ise, kahvaltı ve yemekleri bedavaya getiriyoruz ondan canım diyerek güzel bir espri yaptı. Bende kendisine söyle dedim. Sevgili muhtarım, bunun yanına bir de seçimde bizlere davrandıkları gibi davranmalarını ve her zaman (bir birlerini dövseler de) bizleri insan yerine koymalarını eklesen ne de hoş olur değil mi? dedim, muhtarda biz muhtarız onu da deriz diyerek tekrar espriyle ayrıldı yanımdan.
Bir kere şu son zamanlarda toplumun, liderlerin ve milletvekili adaylarının ağızlarına, mutlak derecede bir ölçü ve bir adap filtresi takması lazım. Her ağzına geleni, her aklına geleni ve her kendine göre güzel sözü uluorta yerde söylememeli. Yandaşlarını mutlu etmek adına; onu sevmese de, partisine ve siyasi görüşüne katılmasa da onu dinleme nezaketi gösterenlere saygılı olmalıdır. Aile ortamlarına, özel ortamlara ve mahremi olan konulara herkesin ama herkesin dikkat etmesi gerekir. İnsan ahlakı ölçülerinde kendimize yapılmasını istemediğimizi, başkalarına yapmamak olduğu bilindiği gibi; ancak kendimize bir yara verirse hatırımıza geliyor. Doğruları ve doğru davranışı birileri bizleri idare edenlere hatırlatması gerekiyor sanırım. Halli olması gerekenleri unutup, zor olanlarla uğraşıyoruz. Güzel görüp, güzel düşünenler olması ve güzelliklerle yaşama ve yaşatma umudu/ümidi içimizden hiç çıkmasın istiyoruz. Yönetici ve yönetmeye talip olanların bunları görüp anlamalarını umuyoruz. Anlayanlar ve tahammülü olan yöneticiler dileğiyle; huzur ve sağlıcakla kalın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık