İsa DOGAN

Batı Türkiye yi kaybetti!


İsa DOGAN
30 Aralık 2016 Cuma 13:21
100 yıllık terane! Bu aynı zamanda  henüz okumadığım bir kitabın ismi de. Bir asır öncesindeki aynı oyunlar, aynı ihanetler, aynı kahpelikler bugün de yaşanıyor. Yahu 100 yıl önce bir Bağdat - Berlin demir yolu projesi için kıyameti koparmışlardı bu alçaklar. Sınırlarımızda bugünkü gibi her türlü kirli operasyonları yapmışlardı. O gün de hedefte adını Ermenilerin kızıl sultan koyduğu içimizdeki hainlerin de sahiplendiği bir lider vardı. Bugün de aynı terane devam ediyor. Tarih hiç bu kadar ayna olmamıştı. Ne olur anlayın! En azından Batı’daki gazetelere bir göz atın! Mesele başka! Mesele bizim onurlu duruşumuz! Mesele özümüz, ülkümüz, kökümüz !. Milletçe dik durmaya onurlu durmaya devam edersek bu oyunu dün olduğu gibi bugün de bozarız. bozacağız da ..
Terör Erdoğan var diye değil, Türkiye ayakta dimdik diye var. Dünyada bu kadar hainin, namertin bir araya gelip saldırdığı devlet yok. Başımızı büksek birilerine  he desek, daha mı onurlu olacağız?. Gerekirse her bedeli ödeyeceğiz, gerekirse tek tek öleceğiz, ancak onurumuzdan ülkümüzden dönmeyeceğiz .Çünkü bizi biz yapan budur. Bombalar patladığında Erdoğan’ı görenler, tam da bu alçakların istediğini yapıyorlar.. Bu savaş hepinizin, tüm Türk milletinin savaşıdır. Sadece Erdoğan’ın değil.
Açık konuşalım!
Batı’nın bunca ikiyüzlülük ve alçaklığından sonra Batı da biz de artık iplerin koptuğunun farkındayız.
Oyun üstüne oyun denediler ama olmadı!

Bu yüzden bu derece fütursuzca saldırıyorlar.
Onlar saldırdıkça biz daha da kenetleniyor, diriliyoruz. İşte asıl onları deli eden de bu!
Onlar bizi sömürdükleri diğer halklarla karıştırdılar. Oysa biz Türk milletiyiz!
Hiç kimse tarihin akışını değiştiremeyecektir. Bizi kendi medeniyet havzamızda parya yapmak isteyenlere müsaade etmediğimiz için tüm çakallarını üzerimize saldılar.
Bu topraklarda biz olmadığımızda neler oluyor? Bunun cevabını Ortadoğu coğrafyasına baktığınızda görebilirsiniz.
Artık asırlık oyunun bozulma noktasındayız!
Tarihin kırılma noktalarından birindeyiz. Bizi kendi raylarına çekmek için her türlü enstrümanı deniyorlar. Ne tür çakalları varsa hepsini üzerimize salacaklar, ki şu an bu noktadayız… Bu saldırıları savuşturursak, birlik ve beraberlik ile diri ve iri çıkarsak, işte o zaman Yusuf (A.S)\\\\\\\'un kuyudan çıkması gibi aydınlığa çıkacağız.. Mücadele edeceğiz, sabredeceğiz, gerekirse kan kusacağız ama diz çökmeyeceğiz!
Unutmayın, bugün yaşananlar 7 Şubat  MİT krizi, GEZİ olayları,17-25 Aralık polis-yargı darbe girişimi, 7 Haziran sonrası Hendek ve barikat savaşları ve 15 Temmuz darbe girişiminin devamıdır. Olaya böyle bakarsanız yapboz ’un parçalarını doğru şekilde yerleştirebilirsiniz.
Bölgede model bir devlet istemiyorlar. Zira biz yükselirsek, çevremiz de yükselir. Türkiye’nin manyetik etkisinden çekiniyorlar. Çünkü Türkiye ile yükselen bir coğrafya onların haksız büyüklükteki pastalarının da küçülmesi demek.
Artık  seferberlik halindeyiz!
Bu bizim gardımızı aldığımızı, gelene geç demeyeceğimizin bir ifadesidir.
*** ***
Toplumsal bilincimiz hiç bu kadar olmamıştı!

Türkiye’yi masa başında analiz edip plan yapanlar büyük hezimete uğradılar. Maddeyi hesap ettiler, ruhu hesap edemediler.
Aksine kurdukları tuzaklarla bizi daha da güçlendirdiler.
Hiç bu kadar milli, bütün, diri, iri ve Türkiye olduğumuz bir zaman olmamıştı desek yeridir…
Yarın bugünden çok da uzak değil. Peki bugün Müslüman coğrafyasında kadın, çocuk, yaşlı ayırmadan  katliam yapanlar, katliamlara seyirci kalanlar, destek verenler yarın yeni bir düzen kurulduğunda ne yapacaklar?
Kaosu fırsat bilip can, toprak ve mal hırsızlığı yapanlar yarın kendilerini nasıl koruyacaklar ?
Yeni bir düzen kurulduğunda Türkiye’ye gıpta ile bakacaklar. Zira biz hakkın, adaletin, insanlığın yanında durduk.
Mazlumların yüzü Türkiye’ye bakıyorsa, bizim tarihi misyonumuzdan vazgeçmeye hakkımız var mı?
Peki ya masumların kanını dökenler?
Onlar üzerlerindeki kanı temizlemek için kılıktan kılığa girecekler de yine de kirli ellerini temizleyemeyecekler.
Fizikte momentum etkisi diye bir şey vardır: Bir taşı tepeden yuvarladığınızda artık onu en dibe  varıncaya  kadar durduramazsınız.
Türkiye de momentum etkisine girmiş durumda. Artık durdurulamayacak bir noktaya geldik. Ne yapsalar da yürüyüşümüzü durduramıyorlar. Onlar da artık çok geç kalındığının, Türkiye’nin kendileri için kaybedildiğinin ve yeni bir aşamaya geçildiğinin farkında. Ancak yine de ellerindeki barutu sonuna kadar kullanacaklar.
Türkiye, tarihten kaynaklı genetik özellikleriyle İslam dünyasına kapı açıyor, model oluyor.
Türkiye momentum etkisine girince kartopu misali tarihi ve kültürel havzasını da bu momentum etkisine girecektir.
Biz yürürsek arkamızdan başkaları da yürür!
Asıl korkuları da bu!

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık