BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRETMENE YAPILANLAR HEM DE AĞIR DİSİPLİN SUÇUDUR


16 Mart 2013 Cumartesi 20:56
Sultanbeyli’de bir okulda bir öğretmen müdür tarafından yapılan muameleyi gazetemizde manşetten okudunuz.
Olayda dikkat çekici bazı hususlar var.
Yapılan muameleleri sadece basit bir olay olarak görmekten vazgeçmek lazım.
Kılık kıyafeti sebebiyle insanların pervasızca itilip kakıldığı dönemler geride kalmış olmalı.
Yapılan muamele ayıp. Ancak ayıp olmakla kalmıyor, yapılan eylem hem disiplin suçu hem de suç oluşturuyor.
Önce disiplin suçu yönünden olanlar irdeleyelim.
Mağdur öğretmen dersteyken, öğrencilerin önünde rencide edilmiştir. 657 sayılı kanunun 125-B/ g ve h bentlerinde düzenlemeye aykırı olarak iş arkadaşlarına, maiyetindeki personele kötü muamelede bulunmak ve iş arkadaşlarına söz veya hareketle sataşmak suçlarını işlemiştir. Kanuna aykırı bu davranışı sebebiyle Kınama cezasını hakkedecek bir disiplin suçu işlemiştir.
Ayrıca, 657 sayılı kanunun 125-D/ d ve ı bentlerinde düzenlemeye aykırı olarak Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak ve Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak suçlarını işlemiştir. Kanuna aykırı bu davranışı sebebiyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını hakkedecek bir disiplin suçu işlemiştir.
İddiaya göre okul müdürü o sırada bir seminerde olması gerekiyor. Bu sebeple yetkisini müdür yardımcısına devretmiş. Ancak birileri kendisine durumu haber verince apar topar okula gelerek mağdur öğretmene kanuna aykırı müdahaleyi yapıyor. Müdür beydeki bu görev aşkının sebebi ne ola ki?
Müdür bey kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı bir davranışı görmezden gelemez, mecburen müdahale etmeli. Kanun ve yönetmelikleri uygulayan birine ne diyebiliriz? Öyle mi acaba?
Okulda kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı hiçbir durum yoktur, herhalde. Mesela aşırı makyajlı veya eteği kısa hanımlar yoktur, herhalde. Çünkü bunlar da kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı.
Müdür bey, yönetmeliğe karşı hassasiyetinden dolayı böyle davranıyorsa, diğer yönetmeliğe aykırı kıyafetlere de herhalde aynı muameleyi yapıyordur.
Tanıklar öyle demiyor, ama. Okulda aşırı makyajlı, kısa etekli başka hanım öğretmenler olduğu söyleniyor.
Müdür beyin hassasiyeti yönetmelik ise bu öğretmenlere de işlem yapmış ve sınıftan çıkarıp, milli eğitim müdürlüğüne yazı yazmış olmalı.
Bu durumda ayrıca, 657 sayılı kanunun 125-E/ a bendindeki düzenlemeye aykırı olarak İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak suçunu da işlemiştir. Kanuna aykırı bu davranışı sebebiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasını hakkedecek bir disiplin suçu işlemiştir.
Diğer hanım öğretmenlere gösterilen saygı ve hoşgörünün benzerini bu hanım öğretmen de fazlasıyla hakkediyor.
Müdür bey yetkisini aşarak, fiilen öğretmenin sözleşmesini de iptal etmiş.
Eskiden böyle işler çoğunlukla devlet içine çöreklenen çetelerin elemanları yapardı. Güya çeteler yargılanıyor. Müdür beyin vasfını ortaya çıkarmak amirlerinin görevi.
Böyle yapmıyorsa müdür beyin derdi şahsi bir husumet veya mazlum öğretmenin kişisel tercihleri ve dinin emri olan başörtüsüne karşı düşmanlığından olmalı. Başka bir izahı var mı?
Yönetmeliği sadece başörtülüye karşı silah olarak kullanan okul müdürü de, buna göz yuman ve gizlice destekleyen veya en azından gerekli müdahaleyi yapmayan ilçe milli eğitim müdürlüğü yetkilileri ve sair mülki erkan da sorumludur.
Bir insanın en temel insan hakları ayaklar altına alınıyorsa, buna karşı sessiz kalmak, bu zulmü onaylamaktır. Hele, yetkili ve görevliler sessiz kalıyorsa.
Şimdiye kadar örtünenlere karşı saldırıda bulunanlara karşı bu hükümlerin uygulanmamış olması, kimseye cesaret vermemeli. Artık baskı altında, post modern darbe tehdidiyle yaşamıyoruz. Toplumsal barışı dinamitleyenler cezasını çekmeli.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık