İsa DOGAN

AVRUPA’DAKİ KRİZ BİR DÜZENEK Mİ?


İsa DOGAN
8 Ağustos 2012 Çarşamba 16:21
 
Avrupa’nın ekonomik dehlizlerden çıkamamasının en temel nedeni bence “azalan verimlilik kanunu” ile ilişkilidir.
Azalan verimlilik yasası:
Büyümenin üst sınırından sonra her ilave katkının büyümeye katkısının gittikçe azalmasıdır.
Avrupa, Japonya gibi bu süreci yaşıyor.
Tüm alt yapılar üst yapılar tamamlanmış, nüfusu yaşlanma trendine girmiş, iç talebi yetersiz düzeydedir.
Gelişmiş ülkeler, Alvin Toffler’in “Üçüncü Dalga” sına hızla geçerken  “ikinci Dalga”nın eski yapılarını azgelişmiş veya gelişmekte olan ülkelere ihraç ediyorlar.
Bu yüzden gelişmekte olan ülkeler dünya üretiminde pay sahibi olmaya başladılar. Üçüncü Dalga: bilgi çağı, Üretim modelini küçük parçalara ayırmak, kişiselliğe dayalı üretim, eğitim ve gelişim demektir.
Ürettiğini satabilmek için önce tüketiciyi bulman veya yaratman gerekiyor!
İşte bu nedenle sanayi devrinin eski yapılarını gelişmekte olan ülkelere ihracat ediyorlar ki Üçüncü Dalga’ya geçiş yapan ülkelerin nitelikli bilişim teknolojisine dayalı ürünlerini tüketecek sınıflar oluşsun.
Bakın bugün çelik, beyaz eşya en fazla nerelerde üretiliyor?
Oysa geçmişte bu ürünler gelişmiş ülkelerin önemli üretim mallarıydı. Peki, Üçüncü Dalga’nın krizdeki rolü ne?
Geçiş dönemleri her zaman sancılıdır, bugün olduğu gibi sanayi devrinden Enformasyon devrine geçerken kuşak çatışmaları üretim, eğitim gibi her alanda hissedilebiliyor.
Yani Avrupa geçiş dönemi hastalığında. Bu dönem uzun mu olur kısa mı, bunu zaman gösterecek.
Ancak özellikle toplumsal geçiş dönemleri orta -uzun vadede gerçekleşiyor.
Bu nedenle geçiş dönemi için geçici tedbirler öngörülebilir.
Ve geçiş dönemi için en ideal yöntem bilindik emperyalist taktik ile gerçekleştiriliyor.
Tıpkı sanayi devrine geçerken pazar ihtiyacı gereği sömürgecilik nasıl bir araç ise, bugün bilgi çağına geçerken sömürgeciliğin başka bir versiyonu olan piyasaları küreselleştirme aynı işlevi yapıyor.
Siyasi bütünlük için ekonomik bütünlük gerektiğinden önce ekonomik bağımlılıklar yaratılıyor, sonra zorunlu siyasi birlik sağlanıyor.
Ekonominiz sağlam değilse, verimliliğinize güvenemiyorsanız AB’ye girmek sizi sadece kurtlar dünyasında beslemelik kuzu yapar. Avrupa’nın doymuş piyasalarını doyumsuz piyasalara çekmek gibi!
Yani! Yeni pazarlar oluşturmak!
Yani! Önce hibe verip çok tükettirmek, sonra hibeyi kesip tüketim alışkanlığını devam ettirmek için borca boğmak.
Sonra?
Sonra iflas eden ülkenin sektörlerini borca karşılık borç için özelleştirerek doymuş sektörlerini oralara kaydırmak.
Yani? Bugün Yunanistan’a yapılan bu! Değerli Dostlar,
Artık günümüzde siyaset ekonomiyi değil ekonomi siyaseti belirliyor. Bu nedenle ne kadar özelleşirsen o kadar globalleşirsin. Bu nedenle globalleşmeden bahsederken bu düzeneği iyi görmek lazım ve şirketlerimizin de global olması lazım.
Sonuç:
Yunanistan gibi İspanya, Portekiz, İtalya da aynı düzeneğin kurbanları.
Çünkü  Avrupa’daki kriz sadece Güney Avrupa ile sınırlı.Kuzeyin beyleri önce güneyi beslediler sıra kesip yemeye geldi. Afiyet olsun yeni dünya düzeni!
Sağlıcakla kalın.
 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık