İsa DOGAN

“FETİH 1453” filmini izlerken düşündüklerim


İsa DOGAN
7 Mart 2012 Çarşamba 13:30
Türkiye bölgesel bir güçten global bir güç sınıfına geçmek istiyorsa bunu çevresindeki komşuları belirleyecektir. Açıklayayım. Ülkelerin gelişiminde komşularla olan ilişkiler hem ekonomik hem siyasi anlamda çok önemlidir. Zira ilk ticari ve siyasi ilişkileri komşularınla kurarsın. Komşularıyla problemli bir ülke kendi sınırları dışına bakış atamaz. Bu nedenle dünyadaki gelişmiş ülkeler aynı zamanda komşularıyla sorunsuz ilişkileri olan ülkelerdir. Türkiye büyüyecekse, gelişecekse bu komşularından bağımsız gerçekleşemez. Ürettiğini önce komşuna satacaksın, ihtiyacın olan ilk komşundan alacaksın ki komşuluğun nimetlerinden faydalanabilesin. Bugün Türkiye'nin bölgeye bakışı bu bakış açısı üzerine inşaa ediliyor diyebiliriz.
Ortaçağ’dan 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar birbirlerini yiyen ülkeler bugün nasıl da bir arada güç birliği içerisinde ise, bizim komşularımızla bir arada olmamamız için bir neden yok. Ama engelleyen faktörler ve güçler çok. Çünkü bu bölgenin hem talihi hem de talihsizliği yeraltı kaynakları ve geçiş yolları üzerinde olmasıdır. Petrol ve doğalgaz aslına bakarsanız bölgenin kaynayan kazanının tek yakıt maddesidir. Bölgedeki tüm kabile ve mezhep kavgalarının altında da bu kaynaklar yatıyor.
Batı, ortaçağda edindiği mezhep savaşları tecrübesini bu topraklarda vizyona koyuyor. 4,5 asır boyunca Türk egemenliğinde yaşamış, daha 80 yıl,90 yıl öncesinin Türk vilayetlerinin bugün bize bu kadar uzak ve de yabancı gözükmesinin nedenini iyi anlamak lazım. Batı, bu bölgede tek bir çatı istemediği gibi tarihsel bağların da minimal düzeyde olmasını, bu sayede kimsenin sahiplik güdüsüyle hareket etmemesini istiyor. Bölgeye bu kadar yabancılaşmamızın en temel sebebi yarım asırdan fazla bir süredir uygulanan eğitim politikalarıdır.
Bu toprak kaybetmekten daha kötüdür. Çünkü köklerinden soyutlanmış bir nesil ne geçmişin ne de geleceğin muhasebesini yapabilir. Eğitim her şeyin başıdır. İnsanın gelişiminin can suyu eğitimdir. Siz bir insana her şeyin tersini öğretirseniz, o insanın inancı o öğretiye göre şekillenir. Hatırlayın ve düşünün bir kere: Okuduğunuz okullarda ne kadar İnkılap tarihi ne kadar gerçek Türk tarihi okudunuz? Türk tarihi sadece 20 yıl mı? Bakın bugünlerde 1453 Fetih filmi sinemalarda gösteriliyor. Ben emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Bu bir başlangıç olarak çok önemli ve de cesurca bir adımdır. Filmi izleyen bir arkadaşım okul hayatını yabancı okullarda geçirmesinin verdiği cehaletle film hakkında şunu söyledi: "Fazla abartmışlar Türkleri". Oysa o arkadaşım bilmez ki, o dönemin süper gücünün , en modern ve gelişmiş ulusunun Türkler olduğunu.. Tarihimizi böyle görebilmek ve de öğretebilmek yetişen neslin bakış açısına da önemli bir katkı yapmaz mı, kendimizi küçük görme hastalığından arındırmaz mı? Birileri  tarihimizi resetleyip, 2000 yıl yerine 90 yıllık ulusmuşuz muamelesi yapıyor, bizi Irak’tan, Suriye’den, Lübnan’dan farklı görmüyor, görmek istemiyor. Sanki biz değildik Kafkaslardan Anadolu’ya göç eden. Sanki biz değildik İstanbul’u fetheden,Viyana’ya kadar dayanan,... Sanki biz değildik yedi cephede dünyanın en güçlü devletleriyle savaşan. Aynı zamanda yok olmanın eşiğine gelen de bizdik. Batı’nın ortaçağında en ileri ve modern devlet biz değil miydik? Tarihimizin zirvelerini bileceğimiz gibi, çukurlarını da bilmek önemlidir. Bizi motif motif dokuyandır işte o tarih.  Bu günün dünden ari düşünülmesi nasıl imkansızsa bizim de bu bölgenin gerçek sahiplerinden olduğumuzu kimse inkar edemez. Bu nedenle Halep'e, Bağdat'a bakarken Berlin'e bakar gibi bakamayız. Kendimizi küçük görme kompleksinden bir an önce kurtulmalıyız. Buna tarihsel nedenlerle, kültürel nedenlerle mecburuz. Sen kendini inkâr edip bıraksan da, tarih seni bırakmaz. Son yıllardaki tarih kitaplarına ve TV programlarına ilginin artmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bu, son yıllardaki özgüvenin sağladığı bir adım. Gelişen şartlara göre geçmişin hantal eğitim ve de adalet sisteminin değişmesi zaruridir. Türkiye, bu hantal giysileriyle bir yere kadar koşabilir ama devamında kendini yenilemeye muhtaç olmadan tedbirlerini almak zorundadır. Birilerinin bizi Almanya, Fransa..vs yerine Suriye, Irak.. ile karşılaştırıp ilerici, laik, modern ülke olarak tatmin olması manidardır. Yaz yaz bitmez bu mevzu.. Zira derdimiz de ufkumuzda çok.
Sağlıcakla Kalın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık