19 MAYIS!


22 Mayıs 2012 Salı 14:41
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı” nedir ne değildir? Burada anlamamız gereken 19 Mayısın ne olduğudur. Bu da TÜRK MİLLETİNİ paramparça etmek isteyen “emperyalistlere” karşı açılan “Bayrağın açıldığı” tarihi temsil etmektedir. Bu günlerde pek çok cemiyet olduğu gibi “İngiliz Muhipleri, Alman Muhipleri yok şu veya bu Muhipleri Cemiyetleri” olduğu gibi bu gün de böyleleri hâlihazırda “ABD veya AB Muhipleri” bulunmaktadırlar. Bu durum azınlıkta kaldıkları zaman bir tehlike teşkil etmez çünkü kendileri çalar oynarlar amma; iş bu günlerde çığırından çıkmış durumdadır.  Milli Bayramlar ve Kurtuluş Günleri kimlerin dost kimlerin düşman olduklarını bunların genç nesle anlatmaktadır. Şayet bu bayram ve günler yasaklanırsa gelecek nesillere istediklerini, istedikleri gibi yutturacaktırlar.
Bakın yeni gençlikte bir Batı hayranlığı var mıdır yok mudur? Bunun sebepleri araştırılmış mıdır? Bakın buradan bazı bilgiler sunacağım <yanılmıyorsam 1942’lerde TC. Milli Eğitim Bakanlığı ABD’li uzmanlara teslim> bakın bundan sonra nerelere gelmişiz, meselâ (gençlerimize aşağılık kompleksi yerleştirilmiştir.) Okul kitaplarında “barutu ve kâğıdı Çinliler buldu.” Denilmektedir. Bazılarına soruyorum “bu buluş hangi devirde bulunmuş? El cevap; “KUBİLÂY HAN zamanında” evet bu ad size ne anlatmaktadır. O çağda PEKİN ve civarı Türklerin elindedir. Bir başka misal yine kitaplarda Matbaayı Jan Gütenberg’ten en az “iki yüz sene” önce UYGURLAR baskı makinesi kullanmışlardır. Bundan üç-beş sene önce olmuştur sanırım “Bit Pazarından bir icatlar ansiklopedisi” almıştım. Karıştırırken bir yazı dikkatimi çekti, bu ilk ”ROBOT ANADOLU da “Cahiz” isminde bir Âlim tarafından yapılmış civarın Bey’ine takdim edilmiştir. Bu alet Beyin çok hoşuna gider bolca bahşiş verir ayrıca bunu nasıl yaptığını anlatan bir kitap yazması için ayrıca da para verir. Hikâyesini değil sonucu şu: Bir Alman araştırmacı bundan haberdar olur. Kitap yanılmıyorsam Harran Üniversite Kütüphanesinde imiş. Gelir, burada bu kitabın mikrofilmini çeker ve Almanya’da birebir kopyasını yapar ve de şu anda “İcatlar Müzesinde sergilenmekte imiş” gelelim bizdeki kitaba kitap hali hazırda o vakitler şimdilerde olduğu gibi “yabancı dil” revaçta ve kitap “Farsça’dır ve bildiğim kadar halen Türkçeye çevrilmemiştir.
Bir diğeri ise Hezarfeni hepiniz duymuşsunuzdur amma yine okul kitapların da çocuklarımıza okutulan füzenin “babası” Von Braun”dur denilmekte ancak ondan yüz yıllarca önce(isminde yanlış olmaz inşallah) Çelebi Ahmet beline “dokuz fişek” bağlayarak bunları tek tek ateşleyerek Sarayburnu’ndan havalanmıştır. Bütün bunlar çocuklarımıza öğretilmemesi yukarıda belirttiğim gibi Eğitimimizi yabancılara teslim etmemizden başka nedir ki? Bir de enteresan olan bu uzmanların marifetiyle İstanbul’un işgalinde bulunan Amerikan Savaş gemileri gizlenmiş yok farz edilmiştir. Buna yanılmıyorsam “Ceviz kabuğunda “temas edilerek resimleri yayınlanmıştır.
Şimdilerde ise yasaklanmak istenen bu Milli Bayramlar hakkındaki tasarruflar insana ister istemez bu yabancı uzmanlar halâ yerli yerinde değiller ise de yerlerine yetiştirdikleri “Muhipleri”  elan orada oldukları anlaşılmaktadır.
Bir de bazılarının ısrarla “Müslüman mısın yoksa Türk müsün?” denilerek ikilem yaratmaktalar sanki Türk, Çinli, Rus, Alman olursa Müslüman olunamazmış gibi. Burada Kuranda mealen “sizler birbirilerinizi daha iyi tanıyasınız diye kabilelere ve ırk ve boylara ayırdık” denirken burada her millet, boy, ırk aynı zamanda da Müslüman olacağı ortaya çıkmaktadır. Şimdiler de” ben Tüküm” dersen ırkçılık yapıyorsun yaftası yapıştırılmakta amma bazılarının “Kürt” olduğunu söylemesi aynı kategoride değerlendirilmemektedir. Buda ayrı garabettir.
Bakın yukarıdan tekrar okuyup ve iyice düşünelim burası yani bu Ülke Türkiye ama neredeyse Türküm demek yasak,  Allahlım sen aklıma mukayyet ol, ne günlere kaldık.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık