Ana Sayfa Gündem Tüketicinin talebi yerel marketlerden yana

Tüketicinin talebi yerel marketlerden yana

İş hayatına henüz küçük yaşlarda babasının bakkal dükkanında çalışarak başlayan, Çağrı Hipermarket Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kara, Çağrı Hipermarket’in başarı hikayesini, hedeflerini ve perakende sektörünü bekleyen fırsatlarını anlattı.

Giriş Tarihi: 2 Temmuz 2013 Salı 12:32
Tüketicinin talebi yerel marketlerden yana
Kars’ta tohumu atılan İstanbul’da filizlenen Çağrı Hipermarketler zincirinin aktörleri Mehmet, Ahmet, Mahmut ve Mustafa Kara kardeşler, babalarının bakkalını bugün “Çağrı Hipermarket adıyla Türkiye’nin yerel marketleri arasında ilk sıraya yerleştirmeyi başararak, 2012 yılı sonu itibariyle İstanbul'da 36 farklı noktada 40 bin metrekarelik satış alanına 2200 personele ve 150 araçlık filoya ulaştırdı.

Çağrı Hipermarket Türkiye’nin metrekare başına ciro bazında en başarılı yerel market zinciri olarak Türkiye Parakendeciler Federasyonu tarafından “model market” seçilmişti.  Dilerseniz öncelikle, Çağrı Marketin başarı öyküsünü birinci ağızdan dinleyelim

Biz bakkallıktan gelme bir aileyiz. Memleketimiz Kars’ta bakkalımız vardı. İlkokuldan itibaren okuldan geri kalan zamanımı babamın Kars’taki bakkal dükkanında geçirirdim. Biz 8 kardeşiz çocuklardan bir kısmı İstanbul’a okumak için gelince aile de göç etme kararı aldı ve İstanbul’a 1979’da geldik. İstanbul’daki ilk dükkanımız Fikirtepe’de 30 metrekarelik bir yerde açarak bakkallığa devam ettik. Daha sonra, 1985’lerde Türkiye’de bakkallık anlayışı değişmeye, toptan perakende şeklinde hal almaya başlamıştı. İnsanlar çuval çuval un, şeker gibi gıda maddeleri alıyor, stok yapıyordu. O günün konsepti oydu, biz de toptan parakendeye başladık. 1990’larda organize ve modern anlamda perakendeciliğin Türkiye’ye gelmesiyle Çağrı market olarak ilk mağazamızı 14 Kasım 1988’deaçtık. Bugün itibariyle İstanbul’da 36, Kocaeli’nde 4 süpermarketimiz var.  Toplamda 21 Discount mağazamız, 2200 personelimiz,  40 bin metrekare alışveriş alanımız, 150 araç filomuz ve günde ortalama 60 bin ziyaretçimiz var.

Sizin “Her semte bir Çağrı”  sloganınız var. Mağazalarınızı açarken neye önem veriyorsunuz, Çağrı Market için olmazsa olmazlar nelerdir?

Lokasyon bizim için çok önemli, müşterinin kolay ulaşabileceği noktaları tercih ediyoruz. Bizim Çağrı Market olarak kriterlerimiz farklı. Mağazalarımız için yer ararken bölgesinin iyi olmasına, otoparkının, kendine ait geniş deposunun olmasına, mutfak ve yemek yemeyle ilgili personelin sosyal ihtiyaçlarına cevap verebilecek alanları tercih ediyoruz. Lokasyon dışında; sebze-meyvecilikte tazelik, kaliteden ödün vermeden verimlilik,  tedarikçilerle iyi geçinen personeli ile güven ilişkisi içerisinde müşteri odaklı olmak hizmet, adil ve ahlaki ticaret anlayışı Hipermarket’in temel prensipleridir.

Çağrı Marketin 2012’deki performansını ve parakende sektörünün son dönemdeki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çağrı Market 2012’de yüzde 17 büyüme kaydetti. Büyüme hızımız son yıllarda yavaşladı.  Ancak bundan hiç şikayetçi değiliz. Araştırma şirketlerine göre, Çağrı Market diğer yerel marketlerin büyüme hızından iki kat daha önde. Doyum noktasına ulaştığımızı düşünüyoruz çünkü finansman gücümüze, lojistik altyapımıza eşit oranda büyüme imkanı bulamıyoruz. Yılda en fazla 4 veya 5 mağaza açabiliyoruz. Büyüme ve lokasyon meselesi sadece Çağrı Market’in değil perakende sektörü için de zorlayıcı bir hal aldı. Perakende sektörü genişlerken, yeni mağaza açmanın da maliyeti artıyor. Bu şartlar altında adım adım büyümenin daha sağlıklı olduğuna inanıyoruz.

“2013’te İndirim Mağazalarımızla ve özel markalı ürünlerimizle büyüyeceğiz”

Bundan sonraki süreç için hızlı büyüme gibi gayretimiz yok, dengeli ve kontrollü büyüme stratejisi yürütüyoruz. Mağaza açmada sık eleyip ince dokuyoruz. Perakende sektöründe genel bir küçülme eğilimi var 2006’dan bu yana 25 marka kapatma ve devir noktasına geldi, çünkü bu sektörde güçlü kalmak kolay değil, küresel, ulusal, yerel fark etmez zamanın ruhuna ayak uyduramayan ve yatırımlarında rasyonel olamayan firmaların bu sektörde tutunmaları imkansız.

Çağrı Market olarak 2013 yılında indirim mağazacılığında ve özel markalı ürünlerimizde daha hızlı bir büyüme öngörüyoruz.  Bir senedir bakliyat, bal, et ve süt ürünlerinde,  temizlik ürünlerinde “Çağrım Semt”  özel markalı ürünlerimiz var. Kendimizi kabul ettirirsek özel marklı ürünlerimizin yelpazesini artıracağız. Diğer yandan yeni yer arayışlarımız devam ediyor. Mağaza sayımızı 40–45 seviyelerine çıkarmayı hedefliyoruz.  İstanbul ve İzmit hedef bölgelerimiz. Sonrasında Marmara'nın Güneyinde Sakarya, Bursa gibi yeni bölgelere yönelmeyi düşünüyoruz.

“Çağrım Semt” adıyla indirim mağazacılığı konseptine yatırımlarınızı kaydırdınız.  Süpermarket konseptine değil de neden indirim mağazacılığına yöneldiniz?

İndirim mağazacılığına yatırımı uzun süredir planlıyorduk. Kapsamlı bir araştırma yaptıktan sonra, ilk indirim mağazamızı 30 Mayıs 2012’de açtık. Bugün itibariyle 21 tane indirim mağazamız “Çağrım Semt” adıyla faaliyet gösteriyor.

Süpermarkette Süpermarket konseptinde uygun yer bulmak giderek zorlaşıyor. Finansman gücümüz, lojistik altyapımıza eşit oranda büyüme imkanı bulamıyoruz. Uzun süredir lokasyon konusu zorlayıcı bir hal aldı. Kendi tarzımızın dışına çıkmadan büyümeyi sürdürmek için discount marketçiliği seçtik.

E-Ticaret’in perakende sektöründe artan etkisini nasıl görüyorsunuz, bu alanda yatırımlarınız olacak mı?

E-ticaret işi henüz yeni bir trend ve biz bu işe girerken hataya düşmemek için e-ticaretle ilgili ayrı yönetim ve alt yapı ekibi birimlerimizi oluşturduk. Hazırlıklarımızı tamamlama aşamasındayız. Muhtemelen 2013’te pilot uygulamalarla e-ticaret konseptini başlatacağız.

Son dönemlerde perakende sektöründe birleşmeler, katılmalar oldu. Çağrı Market olarak birleşmeyi düşündüğünüz market var mı, katılma teklifleri alıyor musunuz?

Çağrı Market olarak bize de açıktan veya dolaylı katılma ve birleşme teklifler geldi ancak biz yaptığımız işi seviyoruz ve Çağrı markasını satmak gibi bir niyetimiz yok.  Teklif getirenler de artık bunun farkında. Şuan tek amacımız Çağrı markasını genç nesillere daha güçlü taşımak.

Sektörde faaliyet gösteren küresel yabancı firmaların ulusal pazara girmesine nasıl bakıyorsunuz? Bu durum yerli yatırımcıyı nasıl etkiliyor?

Evet, uluslar arası firmalar özellikle son dönemlerde Türkiye’de market avına çıktılar. Bu yabancı firmaların Türkiye pazarına girmesine karşı olduğumuz anlamına gelmesin. Açıkçası, yabancı marketlerin piyasaya girmesi bizi tedirgin etmiyor. Bizim de markalarımız dışarıya açılıyorlar, açılmak istiyorlar. Yabancı markaların ülkemize girmelerini rekabetin seviyesini artırması bağlamında olumlu katkıları da olabilir. Ancak, perakende stratejik bir sektör yabancı markalar büyük yatırımlarla gelseler de girdiği piyasayla çok uyum sağlayamadıklarını ve zarar ettiklerini görüyoruz.

Ulusal ve yerel markalarımız işini iyi yaptığı müddetçe, yabancı markalarında ticari ahlakımıza ve rekabet kurallarına uygun hareket ettiği müddetçe sektörün kapısı herkese açık.

“Sektör ve tüketici talebi yerel marketlerin lehine işliyor”

Geçmişte bazı ulusal süpermarketler yerellere pek sıcak davranmadı, tabiri caizse zulüm ettiler. 1990’ların başında hızla büyüyen bu süpermarketler ortalığı kasıp kavurdu. O dönemlerde raf kiraları, marka bedelleri gibi bir sürü uygulamayla tanıştık. Bir çok perakendeci ve tedarikçi mağdur edildi.

Ancak, 2000’li yılların başından bu yana talih yerel marketlerden yana olmaya başladı. Büyüme trendleri küresel marketlerin aleyhine değişti. Günümüzde de Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı firmalar da dahil olmak üzere güçlü görünen ulusal perakendecilerin aslında faaliyet karları anormal bir düşme eğiliminde, sadece miras yiyorlar. Diğer yandan, yerel marketler de artık daha organize, zamanın ruhunu ve hizmette kaliteyi yakalamış durumundalar, şu an da Avrupa’daki marketlerden eksiğimiz yok fazlamız var. Tüketici taleplerinin de yerellerden yana devam ettiğini görüyoruz.

Perakende sektörü yıllardır sürüncemede olan “Perakende Yasası”nın Meclis’ten geçmesini bekliyor. Sizin bu yasadan beklentiniz nedir?

Perakende yasası dediğimiz bu tasarı 2006’dan bu yana konuşuluyor.  O zamanlarda bu yasa küçük esnaf ve yerli üreticileri koruması açısından önemliydi, ancak şimdi adeta yılan hikayesine döndü.  Ben, artık yasa çıksa bile küçük esnaf için çok geç olduğunu düşünüyorum. Bu tasarı Meclis’ten geçse bile yasa geriye işletilemeyeceğinden, bozulan yapının düzeltilmesi de imkansızdır. Ancak, şu da bir gerçek ki, ülkemizin stratejik sektörlerinden perakendenin yasasız ve plansız bir şekilde gelişmemesi için çerçeve bir yasaya ihtiyaç olabilir. Yasa tasarısı günümüz ihtiyaçlarına göre güncellenerek yasalaşması önemlidir.

Tüm Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) geçtiğimiz aylarda kurularak iki rakip sektör birlik haline geldi. Siz bu yeni yapıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu federasyon AVM’lerde hizmet veren marketlerin ve federasyon içindeki derneklerin birbiriyle etkileşimi, yurt dışı genişleme faaliyetlerinde ortak hareket etme bilincini geliştirmek için kurulduğunu düşünüyorum. Sanırım onlarda kendi içinde sektörel sınıflara ayrılacaklar, elektronik, gıda gibi. Henüz yeni bir kuruluş, umarım olumlu sonuçlara vesile olur.

“Hisseleri halka arz için hazırız doğru zamanı bekliyoruz”

Bizim hedefimiz 2013’e kadar finansal ve yönetimsel alt yapımızla halka arz edilebilir duruma gelmekti. Bu seviyeyi de yakaladık, ancak halka arza başvurmak zor değil, başvuru için doğru zamanlamayı ayarlamak önemli. Halka arzın pratikte faydası ek kaynak sağlamak, Çağrı marketin sıkıntısı ek kaynak değil, mağaza açacak alan bulmak. Şu an için IMKB’ye başvurmak için nihai bir tarih belirlemedik. Süreci takip etmeye devam ediyoruz.

Perakende sektörü 2023 için daha iddialı

2023’te Türkiye’nin ilk 10 ekonomi sıralamasına girme, 500 milyar dolarlık ihracat gibi bir hedefleri var. Biz perakendeciler olarak 2023 hedeflerini devletten ve diğer sektörlerden daha önce yakalayacağımızı düşünüyorum. Perakende sektörü hızlı büyüyen dinamik bir sektör olarak 2023’te dünya sıralamasında ilk 10’dan daha yukarılara yükselecektir.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz AYGAD’dan Mehmetçik’e “Kanımız Feda…!”

AYGAD’dan Mehmetçik’e “Kanımız Feda…!”

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık