Ana Sayfa Sultanbeyli Özgürlük İçin On Milyon imza

Özgürlük İçin On Milyon imza

Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 no'lu şube başkanlığı Sultanbeyli kent meydanında bir imza standı kurarak Özgürlük İçin On Milyon imza kampanyasını Sultanbeyli’de de başlattı.

Giriş Tarihi: 23 Ocak 2013 Çarşamba 12:26
Özgürlük İçin On Milyon imza
Tüm yurtta 10 milyon imza için standlar açıldığını belirten Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 no'lu şube başkanı Talat Yavuz, Sultanbeyli kent meydanındaki imza standının açılış töreninde bir de açıklama yaptı.
Yavuz, açıklamasında; “Memur Sen olarak bugün “Özgürlük İçin On Milyon imza” kampanyamızın Sultanbeyli standını açmak için toplanmış bulunuyoruz. Bugün, ülkemizin bütün illerinde, insan onuruna yakışmayan kıyafet dayatmasına karşı başlattığımız mücadele, imza kampanyamızla halkımızın desteğine sunulmaktadır. Bu haklı mücadelemiz, halkımızın vicdanında yer bulmakta ve büyük destek görmektedir.

Bugün hala, “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelikteki akla zarar kurallar durmakta, devlet memurlarına adeta üniformalı asker muamelesi yapılmaktadır.

Ense tıraşı, sakal, favori, bıyık, tırnak uzunluğu ile ilgilenen, çalışanların kot ve benzeri pantolon giyemeyeceği hükmünü içeren, inancı gereği başını örtme ihtiyacı duyan ve tercihinden dolayı saygı duyulması gereken kadın çalışanlara başörtüsü yasağı getiren darbe döneminin ürünü, çağdışı yönetmeliğin değiştirilmesini istiyoruz.

Öğrencilerin kılık ve kıyafet yönetmeliği değişmiş, tek tipçilikten vazgeçilmişken, kamu çalışanlarının saçıyla, bıyığıyla, ense tıraşıyla, favorisiyle, pantolonunun kumaşıyla ilgilenilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz.

Ülkemizde 1930 yılında seçme, 1934 yılında seçilme hakkı verilen kadınların 2013 yılında hala ne giyeceklerine karar verme haklan yok. Şiddetle mücadele konusunda kampanyalar başlatan devlet, ne yazık ki en büyük şiddeti, başörtüsü yasağıyla kadınlara kendisi uygulamaktadır. Başarıyı, gelişmeyi ve değişimi zihinsel bir süreç olmaktan ziyade dış görünüşe endeksleyen bu çarpık bakış açısının tedavülden kalkma zamanı gelmiş ve geçmektedir.

Darbe dönemlerinin dayatması olan kamu çalışanlarına kılık ve kıyafet zorunluluğu insan tabiatına aykırıdır. Yönetmeliğin resmettiği hükümler, anlamsızlığı dolayısıyla şu an zaten çoğunlukla uygulanmamaktadır.

Kadınlara, “Ayakkabılar ve çizmeler sade, normal topuklu, boyalı, görev mahallinde baş daima açık, saçlar düzgün taranmış veya toplanmış, tırnaklar normal kesilmiş olur” şeklinde getirilen yaptırımların pratikte hiçbir değeri yoktur. Kamu çalışanlarına dair sınırlar çizen ama başörtüsü yasağı hariç bütün sınırlan geçersiz olan bu yönetmelik bir an önce değiştirilmelidir.

Devlet, vatandaşıyla, halkın inançlarıyla kavga etmeyi artık bir kenara bırakmalıdır. İnsanlarını tanımlamayı değil, tanımayı seçmelidir. Olağanüstü dönemlerin oluşturduğu psikolojik baskılardan ve bıraktığı tortulardan bir an önce kurtulmak istiyoruz.

Darbe dönemindeymişiz gibi ilkel başörtüsü yasağı yönetmeliklerden hala tamamen kazınmamıştır. Halk, nasıl giyinileceğini, saçların nasıl taranacağını, başın örtülü mü açık mı olacağını belirlesinler diye hiçbir zaman otoriteye yetki vermemiştir. Kimse kendisine verilmeyen yetkiyi kullanmaya kalkmasın. Halk, despotlaşan yönetimlerin insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan yaptırımlarını ortadan kaldırsın diye demokratik hakkını kullanmış ve mevcut iktidarı iş başına getirmiştir. İktidar kendisinden beklenileni yerine getirmeli ve yasaklan meşrulaştıracak adımlar yerine halkı özgürleştirecek adımlar atmalıdır.

İnsan onurunu ve tercihlerini hiçe sayan yaptırımlar zorla yasal çerçeveye oturtulmuş olabilir ama bu yaptırımları asla meşru görmüyoruz. TBMM önünde kılık ve kıyafet yönetmeliğine dair başlattığımız itirazı, 81 ilde “Kılık-Kıyafet Özgürlüğü ve Başörtüsü Yasağına Hayır” çıkışımızla, 2 Ocak 2013 tarihinde “Yeni Yıl Yeni Başlangıç Olsun” sivil itaatsizlik eylemimizle gösterdik. Burada toplayacağımız imza ve alacağımız destekle hükümete, darbe döneminin izlerini silmesi çağrımızı yineliyoruz. Özgürlük taleplerimiz karşılanmalı, ne giyip ne giymeyeceğimizi bilecek yetişkinler olduğumuz kabul edilmeli ve bu haklı talebimize kulak verilmelidir.

Buradan Sayın Başbakana ve Hükümet yetkililerine sesleniyoruz:
Sayın başbakan, stantlarımıza gelerek destek imzalarım, yılların verdiği bir hınçla atan ülkemiz insanının bu taleplerine, Anayasa Mahkemesine gitmek gibi dolambaçlı yollan göstermeyin. En temel hakkımızı teslim eden, yargıçlar değil, siz olun. Bu zulmü ortadan kaldırmanın büyük onuru sizin olsun. Buradaki insanlar, ülke yönetimini size emanet etti, Anayasa Mahkemesine değil, diyoruz.

Şimdi hep beraber imzalarımızı atarak bu yasağa isyan ediyoruz. Sultanbeyli halkından ülkemizin en çok imza toplayan ilçesi olmasını istiyoruz. Eylemimize katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyoruz.” Dedi.
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü TKGM 173. Yaşını kutluyor.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü TKGM 173. Yaşını kutluyor.

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık