Ana Sayfa Gündem Öğrenciye serbest, öğretmene yasak mı?

Öğrenciye serbest, öğretmene yasak mı?

Sultanbeyl’lili Öğretmenden serbest kıyafet eylemi. Sultanbeyli’de kılık kıyafet serbestliğinin öğretmenler ve diğer devlet memurları için de getirilmesi gerektiğini savunan Sultabeyli’li öğretmen Sıddık Ertaş, görev yaptığı okula serbest kıyafetle geldiği için hakkında soruşturma açıldı. Eylemi ile demokratikleşmeye katkıda bulunduğunu söyleyen Sıddık Ertaş, yeterli kamuoyu oluştuğuna inandığında eylemine son verebileceğini söyledi.

Giriş Tarihi: 16 Aralık 2012 Pazar 17:09
Öğrenciye serbest, öğretmene yasak mı?
Sultanbeyli’de bir ilköğretim okulunda öğretmenlik yapan Mehmet Sıddık Ertaş, yaklaşık 10 günden bu yana kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı olarak serbest kıyafetle okula geliyor. Okul idaresinin uyarılarını dikkate almayan Ertaş hakkında soruşturma açıldı.

Görev yaptığı okulun önünde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Ertaş, eylemi insanların özgür bir şekilde giyinmelerini istediği için yaptığını belirtti. Ertaş, şöyle konuştu: "İnsanlar kendi kıyafetlerine bile karar veremezlerse hayatta birçok alanda karar mekanizmalarını da kaybetmiş olurlar. Şimdi Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir yönetmelik hazırladı biliyorsunuz. Öğrenciler önümüzdeki Eylül ayından itibaren rahat elbiselerle, istedikleri kıyafetlerle gelebilecekler. Fakat öğretmenler veya diğer memurlar hep göz ardı ediliyor, ben sadece buraya dikkat çekmek istedim.”

Öğrenciler kendi kıyafetlerine karar verebiliyorlarsa öğretmenlerin de kendi kıyafetlerine karar verebilmesi gerektiğini söyleyen Ertaş, kılık kıyafet serbestliği ile ilgili çıkartılan yönetmeliğin önce öğretmenlerden ve diğer memurlardan başlatılması gerektiğini, bu nedenle yönetmeliğin yetersiz olduğunu ileri sürdü. Eylemi ile kılık kıyafet yönetmeliğinin tamamen kaldırılması için kamuoyu oluşturulmasını amaçladığını ifade eden Ertaş, "Devlet insanların elbiseleri ile uğraşmaktan vazgeçmelidir. Ben bunu ulus devlet geleneğine bağlıyorum, şu anlamda yani 18. ve 19. yüzyıldan buyana devletler insanlar üzerinde kendilerini hissettirebilmek insanların kıyafetlerine kadar her alanda onları belirlemişlerdir. Müfredatı belirlemişlerdir, kıyafeti belirlemişlerdir, müfredatın içeriğini belirlemişlerdir, dersin nasıl anlatılacağını belirlemiş. Bunlardan artık devletin vazgeçmesi gerektiğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Hakkında açılan soruşturmanın yakın zamanda sonuçlanacağını ve muhtemelen kılık kıyafete uyulmadığı için kendisine yönetmelik gereği kınama cezası verileceğini söyleyen Ertaş, eyleminin cezasız kalmayacağını da bildiğini kaydetti. Kılık kıyafet yönetmeliğini protesto ederek kimseyi serbest kıyafet giymeye çağırmadığını da kaydeden Ertaş, eyleminin birey olarak sadece kendi huzuru ile ilgili bir şey olduğunu sözlerine ekledi. Ertaş, "Ancak başka memurlar ve öğretmenler de hiç olmazsa belli bir süre kılık kıyafet konusunda bir esnekliğe giderlerse bu anlamda daha iyi bir kamuoyu oluşturulabilir, ve belki de ilk kez halktan devlete doğru dikey bir talep gündeme gelir, beklide bu konuda bir esneme söz konusu olabilir. Çünkü bizim geleneğimizde hep tepeden aşağıya doğru bir düzenleme yapılmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana bu hep böyledir. Belki o günün koşulları içerisinde bu gerekli olabilirdi, bu tartışılabilecek bir şey.” ifadelerini kullandı.

Önemli olanın konunun ülke gündemine gelebilmesi olduğunu belirten Ertaş, eylemi ile demokrasiye katkı sağlayarak insanların daha rahat olmasını amaçladığını vurguladı. Ertaş, eyleminin ne kadar süreceğini kendisinin de bilmediğini, ama yeterli farkındalık oluşturulduğu takdirde eylemine son verebileceğini ifade etti.



Ertaş açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

Köhnemiş alışkanlıklardan kurtulmalı

Okulların özgürlük mekânları olduğunu, 12 Eylül darbesinin ürünü olan köhneleşmiş zihniyetin kaldırılması gerektiğini söyleyen Ertaş, mevcut kılık kıyafet yasasının insan onuruna yakışmadığını belirtti. Ertaş, “Bu bakımdan memurların kılık kıyafet yönetmeliğinin de derhal kaldırılması; yakın zamanda bunun mümkün olmaması durumunda acilen revize edilmesi ve böylece memurların da kendi kıyafetlerine karar verebilecek yeterlilikte olduklarının devlet tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Çünkü 12 Eylül darbesi, insanımızın elinden bütün özgürlüklerini aldığı gibi kılık kıyafetini seçebilme hakkını da ona çok görmüştür. Artık, devlet insanların zekâsına hakaret etmekten vazgeçmeli ve eski köhnemiş alışkanlıklarından tamamen kurtulmalıdır.

Türkiye’de eğitim; eski yasa, yönetmelik ve militarist uygulamalarla bir zihniyet sorunu olarak hala güncelliğini korumasına rağmen son yıllarda MEB’in gerek resmigeçit törenlerinde, gerekse de kılık kıyafet yönetmeliğinde öğrenciler için yaptığı son değişiklikleri olumlu bir adım olarak görmekteyim. Ancak bir birey olarak demokrasi kültürüne küçük bir katkı sağlamak amacıyla mevcut kılık kıyafet yönetmeliğinin insan onuruma yakışmadığını, kişiliğimi olumsuz etkilediğini düşündüğümden dolayı bundan böyle okuluma kendi tercih ettiğim kılık kıyafetle gitme kararı almış bulunmaktayım.
Ülke gündemine bunu taşıyabilmek ve bireysel özgürlüklere dikkatleri çekmek adına bu tutumumu bir ay boyunca devam ettireceğimi, farkındalığın oluşup oluşmamasına göre bu süreyi uzatılabileceğimi veya kısaltılabileceğimi beyan ederim.


Artık devlet, insanların etek boylarından ve başörtülerinden, saçının kulağı kapatıp kapatmamasından, tıraşının biçiminden, bıyığının uzunluğundan, giyeceği ayakkabısının biçiminden, makyajından vb. elini tamamen çekmelidir.

Bu tutumum, bireysel bir tutum olup herhangi bir siyasi örgüt, dernek, sendika ile ilişkili değildir.” Dedi.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz AYGAD’dan Mehmetçik’e “Kanımız Feda…!”

AYGAD’dan Mehmetçik’e “Kanımız Feda…!”

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık